İBB Başkanı İmamoğlu ‘Makam Aracı’ Davasında Savunma Yaptı: “Kamuya 30 Milyon Lira Tasarruf Ettirdim”
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı görevini yürütürken kendi özel aracını belediyeye tahsis etmesi nedeniyle “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılandığı davada, Mahkeme’de kapsamlı bir savunma gerçekleştirdi. Tutuklu bulunan İmamoğlu, duruşmada ifadelerine “Enteresan mahkemelerde duruşmalara çıkıyorum. Yüce Türk yargısının bu şekilde meşgul edilmesini sağlayan talebi yanlış buluyorum” diyerek başlayarak, iddianamenin temellerini çarpıtırıcı bir dille sorguladı. Davada İmamoğlu ile birlikte 11 sanık hakkında, suçun niteliğine göre 6 aydan 2 yıla kadar değişen hapis cezaları istendiği bildirildi.

“Aracı Bedelsiz Tahsis Ettiğim İçin Yargılanıyorum”
Savunmasında merkezi argümanını mali disiplinin ve kamusal tasarrufun gözetildiği vurgusu üzerine kuran İmamoğlu, sürecin sayısal verilerini teker teker masaya yatırdı. İmamoğlu’na göre, 2014 yılında belediyece yüksek maliyetle kiralanan ve aylık 7 bin 200 lira bedel olan araç, kendisine tanıtıldığında aynı özelliklerde kendi özel aracının bulunduğunu belirtmişti. 2015 yılında bu aracı belediyeye bedelsiz olarak tahsis ettiğini belirten İmamoğlu, “Şu anda aynı aracın aylık kiralama bedeli 258 bin lira. Kamuya 30 milyon tasarruf ettirmişim. Benim aracım varsa, milletin parasını neden makam aracına harcayayım?” diyerek, tasarruf sağlayan bir eylemin cezai bir sürecin konusu edilmesinin mantıksızlığını vurguladı.

Yaklaşık 20 Bin Liralık Yakıt Gideri Odaklandı
İddianamenin asıl odaklandığı hususun, aracın tahsisi sırasında belediye tarafından karşılanan yaklaşık 20 bin liralık yakıt gideri olduğunu açıklayan İmamoğlu, bu tutarın faizleriyle birlikte ödenmiş olduğunu ifade etti. Savunmasında “20 bin liralık benzin ücretinden dava açılmış. Onu da faiziyle birlikte ödemişim” diyen İmamoğlu, kamu malına zarar verilmemesine ve hatta ciddi oranda kazanç sağlanmasına rağmen, nispeten çok küçük bir gider kaleminin üzerinden gidilerek açılan davanın orantısızlığını işaret etti.

Geçmiş Dönemlerle Kıyaslama ve “Seçici Yargılama” İddiası
Savunmasının boyutunu genişleten İmamoğlu, İBB Başkanı seçildikten sonra kurumda 15 makam aracı bulunduğunu tespit ettiğini, bunları Saraçhane campusu ile sınırlayarak diğer araçları ihtiyaç duyulan birimlere yönlendirdiğini anlattı. İmamoğlu, eşitlik ve adalet ölçütünü sorgularken geçmiş dönemlere de atıfta bulundu. 2019 seçimlerinde rakibi olan Binali Yıldırım’a 42 araç tahsis edildiğini, 2019 öncesinde ise Cumhurbaşkanlığı makamı, koruma ekipleri ve yakın aile fertleri için İBB bütçesinden çok sayıda araç tahsis edildiğinin belgelendiğini aktardı. İmamoğlu, bu tahsislerle ilgili herhangi bir soruşturma veya kovuşturmaya yer olmadığı yönünde kararların alındığını hatırlatarak, sürecin “seçici yargılama” çerçevesinde işlediği yönünde ciddi iddialarda bulundu.
“Milli Varlığı Koruma” Eyleminin Ceza Olmaması Gerektiği Vurgusu
Duruşmanın son aşamalarında İmamoğlu, kendi eyleminin “milli varlığı koruma” ve “kamu malını tasarrufa bağlama” niteliğinde olduğunu, bu bağlamda cezai sorumluluk getirmemesi gerektiğini savundu. “Aracımı belediyeye tahsis ettiğim için bugün yargılanıyorum” cümlesiyle özetlediği durumun, yönetici inisiyatifinin cezalandırılması anlamına geldiğini savunan İmamoğlu, yargı sürecinin kamu yönetiminde mali disiplini teşvik etmesi yerine baskılama araçlarına dönüştüğünü ima etti. Savunma tamamlandıktan sonra mahkeme, dosyayı görüşmeye alarak kararı daha sonra açıklamaya karar verdi.
Kaynak: Sözcü - Gündem
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!