İspanya’da 80 Bin Hektarlık Tarım Alanı Çalıntı Suyla Sulanıyor
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yaklaşık bir buçuk yıl süren kapsamlı bir araştırmada, İspanya’nın altı kritık tarım bölgesinde yasa dışı su kaynakları kullanılarak sulama yapıldığı ortaya çıktı. Tespit edilen 80 bin hektarı bulan bu alan, Madrid kentinin yüzölçümünü aşıyor.

Yer Altı Suları Kontrolsüz Tüketiliyor
WWF’nin Alto Guadiana, Doñana çevresindeki Almonte-Marismas, Los Arenales, Baza, Campo de Cartagena ve ülke güneydoğusundaki tarım bölgelerini kapsayan incelemesinde, tarım arazilerinin yasal sulama hakları ile mevcut su kaynakları kesişerek değerlendirildi. Araştırmacılar, özellikle yoğun sulama gerektiren endüstriyel tarımın yaygınlaşmasının, yer altı su rezervleri (akiferler) üzerinde baskıyı kritik seviyelere taşıdığını kaydetti. Çalışma sonucunda altı bölgede toplamda 80 bin hektardan fazla arazinin, yasa dışı olduğuna dair güçlü işaretler taşıyan su kaynaklarıyla sulandığı belirlendi.

En Büyük Sorun Noktası: Alto Guadiana
Araştırmada en dikkat çeken tablo Alto Guadiana bölgesinde çizildi. Burada 39 bin hektarı bulan tarım arazisinin, şüpheli su kullanımıyla ilişkilendirildi. Sorunun kaynağı, ruhsatsız açılan kuyuların ve izin verilen koşulların ötesinde gerçekleştirilen, denetimsiz yer altı su çekimlerinin yoğunlaşması olarak tanımlandı. Bilim insanları, yer altından çekilen suyun miktarının doğal yollarla (yağmur ve sızdırarak) yenilenen miktarı aştığını, bunun da akifer seviyelerinin kademeli olarak düşmesine neden olduğunu vurguladı. Bu durumun yalnızca tarım üretimini değil, yer altı sularına bağlı göl, sulak alan ve doğal yaşam ekosistemlerini de derinden sarsabileceği uyarıldı.

Mücadele Sadece Sorunu Farklı Bölgelere Kaydırıyor
Çalışmanın diğer çarpıcı bulgusu, kaçak sulamayla mücadele edilen bölgelerde sorunun çözülmesi yerine coğrafi olarak yer değiştirdiğiydi. Doñana çevresinde yasalara aykırı meyve üretimine karşı alınan tedbirlerle ilerleme kaydedilirken, aynı bölgede yoğun su tüketen zeytin üretiminin hızla arttığı tespit edildi. Benzer bir "balon etkisi" Mar Menor çevresinde de gözlemlendi; Campo de Cartagena’da şüpheli sulama alanları son yıllarda yaklaşık yüzde 70 oranında azalmışken, buna karşılık Segura havzasının farklı kısımlarında yeni yoğun sulama alanlarının ortaya çıktığı raporlandı.
Geleneksel Tarım Endüstriyelleşirken Su Kriz Derinleşiyor
Araştırmacılar, sorunun yapısal nedenlerinden birinin de, daha az su isteyen geleneksel kuru tarım alanlarının zaman içinde yoğun sulama gerektiren endüstriyel tarım modeline dönüştürülmesi olduğunu açıkladı. Bu dönüşüm, yer altı su kaynaklarına olan talebi artırırken, kuraklık dönemlerinde mevcut kaynaklar üzerindeki baskının kontrolsüz bir şekilde büyümesine zemin hazırlıyor. WWF, tespit edilen 80 bin hektarın yalnızca incelenen altı bölgeyi kapsadığını, sorunun gerçek boyutunun muhtemelen çok daha geniş olabileceğini hatırlattı.
WWF: Denetim Mekanizmaları Güçlendirilmeli
Kuruluş, tespit edilen yasa dışılığın önlenmesi adına çözüm önerileri sunarak, kaçak kuyuların daha sık ve etkili denetlenmesini, sulama haklerinin uydu görüntüleri ve arazi kontrolleriyle sürekli izlenmesini talep etti. Ayrıca, aşırı kullanımı sonucu tükettiği belirlenen yer altı su kaynaklarında yeni sulama alanlarının açılmasının kesinlikle sınırlandırılması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, mevcut su yönetimi politikalarının sürdürülebilirliğin önünde ciddi bir engel teşkil ettiğini, yapısal reformların kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
Kaynak: Sözcü - Dünya
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!