Ankara’da ‘Aleyna Çakır’ Davasında Karar Açıklandı: Sanık Ümitcan Uygun’a 4 Yıl Hapis Cezası
Ankara – Sosyal medyada "Aleyna Çakır" lakabıyla tanınan 21 yaşındaki Sema Esen’in 2020 yılında Ankara’nın Keçiören ilçesindeki evinde intihar sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen yargılama sona erdi. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, Esen’in erkek arkadaşı Ümitcan Uygun’u "intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme" suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırken, "eziyet etme" suçundan ise beraatine hükmetti. Karar, toplumda geniş yankı uyandıran ve şiddetle intihar ilişkisini tartışmaya açan sürecin yasal epilogunu oluşturdu.

Olayın Arka Planı ve Soruştırma Süreci
Olay, 3 Haziran 2020 tarihinde Keçiören’deki bir sitede gerçekleşmişti. "Aleyna Çakır" adıyla sosyal medyada takipçisi olan 21 yaşındaki Sema Esen, evinde boynunda ip ile asılı halde ölü bulunmuştu. Olayın hemen ardından, Esen’in sevgilisi olduğu belirtilen Ümitcan Uygun’un, kız arkadaşına yönelik şiddet içeren görüntüler sosyal medyada paylaşılmış ve büyük tepki çekmişti. Bu görüntüler ışığında, Uygun’un Esen’in intihar kararını etkileyip etkilemediği ve psikolojik baskılayıp baskılamadığı konusu soruşturmanın odağı haline gelmişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında Ümitcan Uygun gözaltına alınmış, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmış, ancak daha sonra hakkında "intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme" ile "eziyet etme" suçlarından dava açılmıştı.

Mahkeme Süreci ve Savcının Talep Edilen Ceza
Duruşmalar Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşüldü. Geçen 8 Mayıs tarihindeki duruşmada esasa ilişkin mütalaasını yapan Cumhuriyet savcısı, sanık Ümitcan Uygun’un işlediği suçlar dolayısıyla üst sınırı 15 yıla kadar çıkan hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti. Savcılık, delillerin ve tanık ifadelerinin değerlendirilmesi sonucunda Uygun’un eylemlerinin Esen’in intiharına neden olan psikolojik baskıyı oluşturduğuna hükmettiğini belirtmişti. Bugün görülen karar duruşmasında, başka bir davadan hükümlü bulunan sanık Ümitcan Uygun, mağdur Sema Esen’in ailesi ve taraf avukatları yer aldı. Ankara Barosu Gelincik Merkezi’nin davaya müdahil olma talebi ise savcının olumlu görüşüne rağmen mahkeme heyetince reddedildi.
Ailelerin Acısı ve Sanığın Savunması
Karar duruşmasında söz alan Sema Esen’in ailesi, yaşadıkları acıyı ve adalet arayışını ifade etti. Babası Mehmet Esen, "Şikayetim devam ediyor, adalete güveniyorum. Çocuğumu nasıl öldürdüyse cezasını çekmesini istiyorum" diyerek kararlılığını dile getirdi. Ağabeyi Himmet Esen de şikayetin sürdüğünü, annesi Hatun Esen ise "Ömür boyu müebbet almasını, gün yüzü görmemesini istiyorum" diyerek ağır ceza talep ettiklerini belirtti. Sanık Ümitcan Uygun ise son savunmasında suçlamaları kategorik olarak reddetti. "Ben Aleyna’yı tanıdığımda ailesinden kimseyle konuşmuyordu... Ben o kadar eziyet ettiysem neden ailesine söylemedi? Ben suçsuzum, vicdanım rahat. Hala da seviyorum" diyerek kendisini aklamaya çalıştı ve olayların aile içi dinamiklerle ilgilendiğini, şiddet iddialarını yalanladı.
Mahkeme'nin Değerlendirmesi ve Verilen Karar
Avukat beyanlarının ardından toplanarak kararını veren mahkeme heyetı, dosyadaki delillerin ve tanık ifadelerinin değerlendirilmesi sonucunda; sanık Ümitcan Uygun’un "eziyet etme" suçundan yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine, ancak "intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme" suçundan ise 4 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Mahkeme, Uygun’un eylemlerinin mağdurun intihar kararı almasına ve bu kararı uygulamasında belirleyici bir etki yarattığını, bu kapsamda TCK’nın ilgili maddesi uyarınca cezai sorumluluğunun oluştuğunu tespit etti. Verilen kararın temyiz yolunun açık olduğu, tarafların istinaf haklarının saklı olduğu belirtildi. Bu karar, dijital ortamda yaşanan şiddetin ve psikolojik baskının gerçek dünya sonuçlarıyla yargılanması sürecinde önemli bir precedent niteliği taşıyor.
Kaynak: Sözcü - Gündem
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!