Fed’in Gölgesinde Sıkışan Altın: 4.000-4.650 Dolar Bandında Yön Arayışı

Küresel piyasaların odak noktası olan altın, Amerikan Merkez Bankası (Fed)’in faiz kararı beklentileri, petrol fiyatlarındaki volatilite ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin oluşturduğu karmaşık denklem içinde önemli destek ve direnç seviyeleri arasında sıkışmış durumda. Yatırımcılar, fiyatların yönünü belirleyecek yeni bir katalizör için hem Washington’dan gelecek para politikası sinyallerini hem de Beşingham ve Pekin eksenlerindeki diplomatik harekâtı beklerken, ons başına dolarlı fiyatlar teknik analiz açısından kritik bir "üçgen konsolidasyon" yapısını sergilemeye devam ediyor.

Altında yön arayışı sürüyor: Düşüş mü, yeni bir zirve mi geliyor? - Görsel 1
Altında yön arayışı sürüyor: Düşüş mü, yeni bir zirve mi geliyor? - Haber Görseli 1

Yüksek Faiz Beklentisi Altının Cazibesini Zayıflatıyor

Altın fiyatlarının seyri, son dönemde Fed’in para politikası etrafında şekillenen beklentiler tarafından belirleniyor. Merkez Bankasının son faiz kararı sonrasında faizlerin "daha uzun süre yüksek" seviyelerde kalacağı yönündeki konsolidasyon, faiz getirisi sağlamayan altın varlığı üzerinde ciddi bir baskı yaratmayı sürdürüyor. Yüksek faiz ortamında yatırımcıların tahvil ve mevduat gibi getirili varlıklara kayma eğilimi güçlenirken, altının güvenli liman statüsüne rağmen fırsat maliyeti artıyor. Bu bağlamda, önümüzdeki dönemde Fed yetkililerinin, özellikle de Başkanı Jerome Powell’ın kongre tanımaları ve ekonomik verilerle ilgili yapacakları açıklamalar, piyasanın faiz indirimi zamanlaması üzerindeki spekülasyonları ve dolayısıyla altın fiyatlarını doğrudan etkileyecek en kritik gündem maddesi olarak öne çıkıyor.

Altında yön arayışı sürüyor: Düşüş mü, yeni bir zirve mi geliyor? - Görsel 2
Altında yön arayışı sürüyor: Düşüş mü, yeni bir zirve mi geliyor? - Haber Görseli 2

Petrol ve Jeopolitik Risk: İki Yönlü Bir Denge Unsuru

Para politikasının yanında altının seyrini etkileyen ikinci büyük dinamik, petrol piyasaları ve bunun enflasyon bekentileri üzerindeki etkisi. Petrol fiyatlarındaki son düşüş, enflasyon endişelerini bir miktar olsun yatıştırarak Fed’in sertliğini azaltma umutlarını canlandırmış olsa da, arz tarafındaki belirsizlikler bu rahatlamanın kalıcılığına gölge düşürüyor. Özellikle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu periyodu çerçevesinde ABD ile İran ilişkilerindeki gelişmeler, enerji arz güvenliği açısından kritik bir turning point (dönüm noktası) oluşturuyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açıklığı ortaya koymasına karşılık, henüz resmi bir görüşme teyit edilmemiş olması piyasalarda "bekle ve izle" modunu hakim tutuyor. İki ülke arasında sağlanabilecek bir diplomatik ısınma, petrol arz riskini azaltarak enflasyon baskısını hafifletebilir ve dolaylı yoldan altın üzerindeki jeopolitik risk primini eritebilir. Aksine, gerilimin tırmanması enflasyonist bir şok riskini beraberinde getirerek altın fiyatlarına destek olma potansiyeli taşıyor.

Altında yön arayışı sürüyor: Düşüş mü, yeni bir zirve mi geliyor? - Görsel 3
Altında yön arayışı sürüyor: Düşüş mü, yeni bir zirve mi geliyor? - Haber Görseli 3

ABD-Çin Ekseni: Dolar ve Tahvil Getirileri Üzerinden Etki

Jeopolitik risk haritasını genişleten bir diğer unsur, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında yapılması beklenen görüşme. Ticaret dengesizliklerinden yapay zeka yarışmasına ve Tayvan/Kore yarımadası gerilimlerine kadar uzanan geniş bir gündeme sahip bu zirve, dolar endeksi ve ABD Hazine tahvil getirileri üzerinden altın fiyatlarını yönlendirme kapasitesine sahip. İki dev ekonomiden gelecek sinyaller, küresel risk iştahını belirleyecek ve dolayısıyla doların değerlenme/yerdeğişme dinamiklerini etkileyerek altının dolar bazlı fiyatlandırmasını doğrudan manipüle edebilir.

Grafiktekritik Daralma: 4.000 - 4.650 Dolar Aralığı Test Ediliyor

Teknik analiz perspektifinden bakıldığında altın, uzun vadeli bir düşüş eğilimini işaret eden üst trend çizgisi (direnç) ile önceki dip seviyelerden çıkan alt trend çizgisi (destek) tarafından sıkıştırılmış bir yapı sergiliyor. Yukarı yönlü hareketlerde, daha önceki zirvelerden başlayan düşen direnç çizgisi satıcıları devreye sokarak fiyatın 4.650 dolar seviyelerinin üzerinde kalıcı bir kırılım sağlamasını engelliyor. Aşağı tarafta ise yükselen destek çizgisi, son düzeltmede test edilen ve psikolojik olarak da kritik olan 4.000 dolar seviyesinin civarında alıcıların ayakta kaldığı bir bölgesi işaret ediyor. Şu anda bu iki teknik sınırın tam ortasında, yaklaşık 4.300 dolar seviyelerinde seyir eden altın, piyasanın belirsizliğini yansıtan klasik bir "sıkışma" (coiling) formations içinde. Bu aralığın yukarı veya aşağı yönlü kırılması, bir sonraki ana trendin (yeni bir zirve arayışı mı, yoksa derin bir düzeltme mi) işaretçisi olacak.

Piyasa Beklentisi: Belirsizlik Azalana Kadar Sıkışma Devam Edecek

Özetle; altın piyasası şu an Fed’in faiz rotasından gelen makroekonomik baskı ile jeopolitik risklerden kaynaklanan alış destekleri arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Yüksek faiz beklentisi fiyatların üstünü kapatırken, Orta Doğu ve ABD-Çin eksenlerindeki gelişmeler dibini oluşturuyor. Yatırımcılar için stratejik öncelik, 4.000-4.650 dolar bandının kırılma yönü olacak. Fed’den yumuşak bir ton (dovish) gelirse veya jeopolitik gerilim tırmanırsa yukarı yönlü kırılım ve yeni zirve arayışı gündeme gelebilir; faizlerin yüksek kalacağı vurgulanırsa ve diplomatik ısınma sağlanırsa aşağı yönlü kırılım ve 4.000 dolar desteğinin testi senaryosu güçlenecek. Bu nedenle piyasa aktörlerinin gözü, merke bankacılarının ağzından çıkacak her kelimeye ve küresel gündemdeki her diplomatik hamleye dikilmiş durumda.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle