Bit pazarından 15 dolara aldığı kolye 267 bin dolara çıktı: Calder’ın kayıp eserinin macerası
PHILADELPHIA / NEW YORK — Philadelphia’da yaşayan Norma Ifill’in, Brooklyn’deki bir bit pazarında sadece 15 dolara (yaklaşık 732 TL) satın alıp yıllarca sıradan bir takı gibi kullandığı kolyenin, 20. yüzyılın dev sanatçılarından Alexander Calder’a ait, uzun süredir kaybolmuş bir orijinal çalışma olduğu ortaya çıktı. Eser, New York’taki Christie’s müzayede evinde düzenlenen “Savaş Sonrası ve Çağdaş Sanat” açık artırmasında, alıcı komisyonu dahil 267.750 dolara (yaklaşık 13 milyon TL) alıcı buldu.

Bit pazarında başlayan masal
Hikaye, Norma Ifill’in Brooklyn’deki bir bit pazarında dolaşırken bir kolyeyle ilgilenmesiyle başladı. Ifill, eserin sanat tarihi değerinden değil, sadece görünüşünün hoşuna gittiği için 15 dolayı ödeyip satın aldı. Yıllar boyunca bu kolye, Ifill’in kişisel koleksiyonunda sıradan bir aksesuar olarak yer almış ve günlük hayatta kullanılmıştı. Eserin sahibinin, elindeki şeyin modern sanatın önde gelen isimlerinden biri olan Alexander Calder’in atölyesinden çıkmış, 1940’ların başında gümüş tel ve kordondan şekillendirilmiş “İsimsiz (Kolye)” adlı nadir bir çalışma olduğunu tahmin etmesi imkansızdı.

Müzede yaşanan “Aha!” anışı
Hikayenin seyri, Ifill’in Philadelphia Sanat Müzesi’ni ziyaretiyle tamamen değişti. Müzede o dönem “Alexander Calder Mücevherleri” başlığıyla bir sergi açılmıştı. Ifill, sergi salonlarında sergilenen parçaları incelediğinde, boynundaki kolye ile vitrinlerdeki eserler arasında çarpıcı bir benzerlik fark etti. Durumu müze yetkililerine bildirdiği takdirde, uzmanlar hemen ilgilenmeye başladı. Yapılan detaylı incelemeler ve karşılaştırmalar sonucunda, Ifill’in boynundaki kolye, Calder’ın 1940 civarında ürettiği, literatürde “kayıp” olarak geçen orijinal “İsimsiz (Kolye)” eseri olduğu kesinleşti. Bu doğrulama, bir bit pazarı buluntusunu aniden müze kalitesinde bir masterpiece’e (usta eseri) dönüştürdü.

Christie’s’te rekor peşinde rekor
Doğrulama süreci tamamlandıktan sonra eser, Christie’s müzayede evinin New York şubesinde gerçekleştirilen prestijli “Savaş Sonrası ve Çağdaş Sanat” müzayedesine “Lot 107” numarasıyla dahil edildi. Müzayede kataloğunda eserin tahmini satış bedeli 200.000 ile 300.000 dolar aralığında belirlenmişti. Açık artırma günü, koleksiyonerlerin ve galeri temsilcilerinin yoğun ilgisiyle yapılan mücadele sonucunda kolye, alt limitin üzerinde seyir ederek 267.750 dolara (alıcı primi dahil) satıldı. Müzayede yetkilileri, eserin “Avrupa Ticareti” kaydıyla bir koleksiyoner adına hareket eden bir galeri veya tüccar tarafından satın alındığını açıkladı. Bu satış, 15 dolarlık bir yatırımın, birkaç yıl içinde kat değer kazandırarak sanat pazarında bir fenomen haline geldiğini kanıtladı.
Benzer bir mucize: 30 dolara alınan tablo 250 bin dolara çıktı
Sanat tarihinin ve pazarının bu tür “gizli hazineler”le dolu olduğu bir kez daha kanıtlandı. Benzer bir hikaye, bu sefer ABD’nin Michigan eyaletinde yaşandı. Genellikle plak ve 20. yüzyıl ortası mobilya toplayan bir koleksiyoner, bir ev eşyası satışında (estate sale) karanlık bir koridorda asılı duran bir tabloyu fark etti. Tablonun üzerindeki “abercrombie ’51” imzasını gören koleksiyoner, eseri 30 dolara (yaklaşık 1.400 TL) satın aldı. Daha sonra Milwaukee Sanat Müzesi’ndeki bir Gertrude Abercrombie sergisini ziyaret eden koleksiyoner, kataloğundaki bir arşiv fotoğrafında kendi tablosunu tanıdı. Eser, Amerikalı Sürrealist ressam Gertrude Abercrombie’nin 1951 yapımı “Alderman Merriam’s Shells” (Meclis Üyesi Merriam’ın Deniz Kabukları) adlı, 75 yıldır kayıp olan tablosu çıktı.
Dr. Susan Weininger gibi uzmanlar tarafından doğrulanan tablo, sanatçının komşusu olan Chicago Meclis Üyesi Robert Merriam’e ait deniz kabuklarını tasvir ediyordu. Eser, Abercrombie’nin doktoru John Reynolds’a borç ödemesi olarak verilmesiyle mülkiyet değiştirmiş, 1950’lerde altı farklı galeride sergilenip daha sonra kaybolmuştu. Şimdi ise New York’taki Freeman’s müzayedesinde 150 bin ile 250 bin dolar tahmini bedelle “Savaş Sonrası ve Çağdaş Sanat” müzayedesine sunuluyor. Abercrombie’nin eserleri son yıllarda 1 milyon doların üzerindeki rekor fiyatlarla satıldığı için bu tablo da büyük ilgi odağı oluyor.
Sanat pazarının “gizli altın filonları”
Bu iki ayrı olay, sanat dünyasının ve koleksiyonerciliğin doğasını özetleyen ikonik örnekler olarak kaydedildi. Hem Calder kolyesi hem de Abercrombie tablosu, sanat tarihindeki yerlerinden yoksun, unutulmuş ev eşyaları satışlarında veya bit pazarlarında “sıradan nesne” statüsünde yaşayan, ancak uzman gözüyle tanınınca milyon dolarlık değere sahip “kayıp bağlantılar” olarak ortaya çıkan eserlerdir. Bu hikayeler, sanat tarihinin hâlâ yazılmakta olduğunu, masterpiece’lerin müze depolarında değil, bazen bir evin garajında, bazen bir bit pazarının tezgahında beklediğini kanıtlıyor. Norma Ifill’in 15 dolarlık keyfi, sanat tarihine “kayıp bir Calder” kazandırırken kendisine de hayal edemeyeceği bir servet getirdi.
Kaynak: Sözcü - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!