Emeklilik Sistemindeki “Çalışma Cezası”: Yıl Değişiminde Kayıp Yaşayan Sigortalılar

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’nun mevcut emekli aylığı hesaplama ve güncelleme mekanizması, milyonlarca sigortalının “daha çok çalışırsam, daha yüksek prim ödersek gelecekteki aylığım artar” temellerine dayanan beklentilerini tersyüz ediyor. SGK Uzmanı Özgür Erdursun’un analizlerine göre, sistem takvim yılı değişimlerinde devreye giren güncelleme katsayıları nedeniyle, ilave çalışma süresinin ve yüksek prim ödemesinin sağladığı kazancın büyük bir kısmını –bazen de tamamını– siliniyor. Bu durum, hem emeklilik yaşı dolmamış için çalışmak zorunda kalanlar hem de ek prim ödeyerek aylıklarını artırmak isteyenler için ciddi bir “çalışma cezası”na dönüşüyor.

Çalıştıkça emekli maaşını düşüren sistem tartışılıyor - Görsel 1
Çalıştıkça emekli maaşını düşüren sistem tartışılıyor - Haber Görseli 1

Yıl Sonu Güncellemesi Nasıl Kazancı Yok Ediyor?

Sistemin en kritik çelişkisi, aylık bazda biriken kazancın, yıl değişiminde yapılacak yeniden hesaplamada erimesine dayanıyor. Sigortalılar ay içinde prim ödedikçe hesaplanan “beklenen emekli aylığı” artıyor gibi görünse de, Ocak ayı geldiğinde geçen yıla ait kazançların, o yılın yeniden değerlendirme katsayısıyla çarpılması sırasında ortaya çıkan fark, birikimi aşıyor. Erdursun’un 2026 yılı brüt asgari ücretin 33 bin 30 TL olduğu senaryosu üzerinden yaptığı simülasyonlara göre; asgari ücretin 3 katı üzerinden çalışan bir sigortalının, bir yıl daha çalışmasının kağıt üzerindeki aylık katkısı yaklaşık 200 TL (yıllık 2.400 TL) olarak hesaplanıyor. Ancak bu sigortalının emekliliği bir sonraki takvim yılına kalması durumunda, yıl arası güncelleme farkı bu 2.400 TL’lik kazancın önemli bir dilimini, hatta bazen tamamını ortadan kaldırıyor.

Çalıştıkça emekli maaşını düşüren sistem tartışılıyor - Görsel 2
Çalıştıkça emekli maaşını düşüren sistem tartışılıyor - Haber Görseli 2

Geçmiş Yıllardaki Kayıp Oranları Açıkça Gösteriyor

Erdursun’un paylaştığı geçmiş veriler, bu kaybın teorik olmadığı, somut ve tekrarlayan bir yapısal sorun olduğunu kanıtlıyor. Uzman, 2022’den 2023’e geçişte yaklaşık %17, 2024’ten 2025’e geçişte ise rekor seviyesindeki yaklaşık %31’lik güncelleme farkının, bir yıl önce emekli olanlarla bir yıl sonra emekli olanlar arasında devasa bir adalet dengesizliği yarattığını vurguluyor. 2025’ten 2026’ya geçişte bu oran yaklaşık %5’e gerilemiş olsa da, 2026 yerine 2027’de emekli olacak adaylar için yapılan tahminlerde bile yine yaklaşık %2-3lük bir kayıp ihtimali işaret ediliyor. Bu veriler, sistemin her yıl farklı oranlarda olsa da sürekli olarak “geç emekleneni cezalandırdığını” gösteriyor.

Kademeli Emeklilik Bekleyenler En Çok Zarar Gören Grup

Sorun, sadece tercihle çalışmayı sürdürenleri değil, yasakların ötesinde çalışmak zorunda bırakılanları da hedef alıyor. Kademeli emeklilik düzenlemesinin getirdiği yaş şartları nedeniyle, sigorta gün sayısını doldurmuş olmasına rağmen yaş şartını beklemek zorunda kalan sigortalılar, işlerine devam edip prim ödemek durumunda kalıyor. Erdursun, bu grubun yaşadığı mağduriyeti şu ifadelerle özetliyor: “Kişi emekli olamadığı için çalışmaya devam ediyor, çalıştığı için prim ödüyor, yüksek prim ödediği için aylığının artmasını bekliyor; fakat yılı atlarken hesaplama sistemi nedeniyle gelecekteki emekli aylığında kayıpla karşılaşıyor.” Bu durum, sigortalının “dilekçe veremez, işini kaybetmekten korkar” derken sistemin kurbanı olmasına yol açıyor.

Mevcut Aylık Seviyeleri ve Reform Çağrısı

Türkiye’de şu an en düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL, ortalama aylıkların ise 27-27,5 bin TL seviyelerinde seyrettiğini hatırlatan Erdursun, sistemin bu haliyle sürdürülemeyeceğini, köklü bir reformun kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Uzman, mevcut yapının vatandaşa yıllarca “çalış, prim öde, kayıtlı ol” diyerek emeklilik aşamasında ise “keşke daha önce emekli olsaydın” sonucunu ürettiğini, bu durumun hem kayıtlı istihdama hem de sosyal güven güvenine zarar verdiğini belirtiyor. Sistemden beklenen, insanları erken emekli olmaya iten bir yapı değil; tersine çalışmayı, üretmeyi ve daha fazla prim ödemeyi teşvik eden, kazancın yıl başı güncellemelerinde erimez bir adil hesaplama modelidir.


Kaynak: Sözcü - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle