İspanya’nın Galiçya Bölgesinde Deniz Suyuyla Çalışan İki Büyük Enerji Depolama Projesi Gündemde

İspanya’nın kuzeybatısında yer alan Galiçya özerk bölgesinde, okyanus suyunu dağ tepelerine pompalayarak elektrik enerjisi depolamayı ve talep arttığında tekrar üretmeyi hedefleyen iki devasa proje, izin süreçleri ve çevre itirazları gündeme getirirken kamuoyunun dikkatini çekiyor. Oia ve O Rosal bölgelerinde planlanan bu tesisler, yenilenebilir enerji kaynaklarının dalgalı yapısına karşı sistemdeki dengiyi sağlamak adına "büyük ölçekli enerji depolama üniteleri" olarak tasarlanıyor. Projeler, geleneksel pompajlı depolamalı hidroelektrik santral (PSH) teknolojisinin, tatlı su yerine deniz suyu kullanılarak uyarlanması prensibine dayanıyor.

Dağın tepesine pompaladıkları suyla elektrik üretecekler - Görsel 1
Dağın tepesine pompaladıkları suyla elektrik üretecekler - Haber Görseli 1

Pompajlı Depolama Mantığı ve Deniz Suyu Kullanımı

Sistemlerin işleyiş mekanizması, elektrik piyasalarındaki arz-talep dengesinden besleniyor. Kaynak metinde detaylandırıldığı üzere; elektrik üretiminin tüketimi aştığı, dolayısıyla enerji fiyatların düşük veya hatta negatif seyrettiği dönemlerde (özellikle güneş ve rüzgâr enerjisi üretiminin yoğun olduğu saatlerde), Atlantik Okyanusu'ndan alınan su boru hatlarıyla yüksek rakımlardaki rezervuarlara pompalanıyor. Bu süreçte elektrik enerjisi, su kütlesinin potansiyel enerjisine dönüştürülüyor. Sistem, Elektrik talebinin arttığı ve fiyatların yükseldiği saatlerde ise devreye giriyor; depolanan su yerçekimi etkisiyle borular üzerinden aşağı indiriliyor, türbinlerden geçirilerek tekrar elektrik enerjisine çevriliyor. Bu sayede tesisler, sürekli akışkan bir kaynaktan elektrik üreten klasik bir santralden ziyade, şebekeye esneklik katan dev bir "batarya" işlevi görüyor.

Dağın tepesine pompaladıkları suyla elektrik üretecekler - Görsel 2
Dağın tepesine pompaladıkları suyla elektrik üretecekler - Haber Görseli 2

Fonte das Mañas ve Portocelo Projelerinin Teknik Özellikleri

Bölgedeki ilk proje, Oia ilçesine bağlı Fonte das Mañas bölgesinde gerçekleştirilecek. Planlamalar doğrultusunda tesisin kurulu gücü 49,77 megawatt (MW) olarak belirlenmiş, üst seviyede yer alacak rezervuarın alanı yaklaşık 236 bin metrekare civarında öngörülüyor. Bu proje için ayrılan yatırım bütçesi 73 milyon euro seviyesinde tahmin ediliyor. İkinci proje ise O Rosal ilçesi sınırları içindeki Portocelo'da yer alacak. Bu tesisin kapasitesi biraz daha yüksek olan 49,95 MW olarak planlanıyor. Her iki proje de aynı operasyonel mantıkla; deniz suyunun dağıdaki rezervuara taşınması ve ihtiyaç anında türbinler aracılığıyla şebekeye geri beslenmesi prensibine dayanıyor.

İdari Süreçler ve Kamuoyu İştirake Geçti

Projeler, inşaat aşamasına geçmeden önce zorlu bir idari yol haritasını tamamlamak zorunda. İlgili makamlar tarafından değerlendirilen her iki girişim de 2026 yılında resmi süreçlere girmiş durumda. Oia (Fonte das Mañas) projesi için 16 Temmuz - 12 Ağustos tarihleri arasında, O Rosal (Portocelo) projesi için ise 21 Temmuz - 17 Ağustos tarihleri arasında kamuoyu istişare (participación pública) süreçleri yürütülmüştür. Bu süreçler, projelerin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kapsamında toplumsal kabulün test edildiği kritik aşamalardır. Kaynak belirtildiği üzere, henüz herhangi bir inşaat faaliyeti başlatılmamış, çalışmalar gerekli izinlerin (örneğin ÇED olumlu kararı, inşaat ruhsatı vb.) alınması için devam etmektedir.

Çevre Itirazları ve Japonya Örneği Tartışması

Projeler, yerel sivil toplumdan şiddetli bir karşılaşmayla karşılaştı. Belediye meclisleri, mahalle dernekleri ve çevre örgütleri tarafından her iki projeye karşı da binlerce itiraz resmi kayıtlara geçirildi. İtirazların odak noktası; tuzlu su rezervuarlarının, boru hatlarının ve geniş kapsamlı kazı çalışmalarının, bölgenin hassas ekosistemi üzerindeki potansiyel etkileri. Özellikle peyzaj değerlerinin bozulması, yeraltı su kaynaklarının tuzlanma riski, pınarların kuruma tehlikesi, turba bataklıklarının tahrip olması ve bölgedeki diğer doğal alanlara zarar verilmesi gibi konular gündeme getirildi. Projelerin destekçileri ise bu teknolojinin uygulanabilirliğini kanıtlamak adına, Japonya’nın Okinawa bölgesinde geliştirilen deneysel deniz suyu pompaj tesisini referans örnek olarak sunuyor. Bu tartışma, İspanya'nın enerji geçiş hedefleri ile yerel çevresel koruma öncelikleri arasındaki dengeyi test eden önemli bir sürecin başlangıcı niteliğinde.


Kaynak: Sözcü - Dünya
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle