İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden Vişne Tekstil’e Bir Yıl Kesin Mühlet Kararı
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, Avrupa pazarlarına, özellikle de İngiltere ve Almanya’ya yoğun olarak denim ve dokuma giyim ihracatı yapan köklü Türk tekstil markası Vişne Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile şirket ortakları Fatih İsmet Kılıç ve Levent Yaşarlar hakkında verilen kesin mühlet talebini karara bağladı. Mahkeme tarafından verilen resmî karara göre, 16 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde şirket ve ortakları hakkında bir yıl süreyle kesin mühlet uygulanmasına hükmolundu. Bu gelişme, küresel ekonomik dalgalanmaların ve sektörel mali baskıların üretici firmaların nakit akışlarını nasıl zorladığını bir kez daha gözler önüne serdi.

2009’dan Bugüne Avcılar’dan Avrupa’ya Üretim Hattı
2009 yılında İstanbul’da kurulan Vişne Tekstil, faaliyet gösterdiği sürece kadar Türkiye’nin denim ve dokuma giyim ihracatındaki önemli üretici aktörlerinden biri konumundaydı. Şirket, 2015 yılından bu yana İstanbul Avcılar ilçesinde yer alan 6 bin 800 metrekarelik geniş tesisinde, modelhane, kesim, dikim, paketleme, kalite kontrol ve depo birimlerini tek çatı altında barındıran entegre bir üretim yapısıyla faaliyet göstermekteydi. Kadın ve erkek giyim kategorilerinde kot pantolon, etek, ceket ve tulum gibi çekirdek ürün gruplarına odaklanan firma, üretim kapasitesini ve kalite standartlarını Avrupa pazarlarının katı şartlarına göre şekillendirmişti.

ASOS, Next, Otto Gibi Dev Markaların Tedarikçisi
Vişne Tekstil’in müşteri portföyü, firmanın uluslararası pazar entegrasyonunu ve üretim standardını kanıtlayan en somut göstergelerden biriydi. Şirket; ASOS.com, Next, Otto, Bon Prix ve Buena Vista gibi küresel moda devleri ve perakende devlerinin tedarik zincirinde yer alıyordu. Bu markalar için “dünya devlerine üretim yapan” konumunda olan Vişne Tekstil, Avrupa tüketicisinin beğenisine hitap eden, hızlı moda (fast fashion) dinamiklerine uygun esnek ve kaliteli üretim süreçleri yönetiyordu. Ancak bu güçlü müşteri bağıları bile son dönemde sektörü saran makro ekonomik şoklara karşı yeterli bir koruma kalkanı oluşturamadı.
Sektörü Sarsan Mali Baskılar ve Nakit Akışı Krizi
Şirket yönetimi ve sektör gözlemcilerine göre, Vişne Tekstil’in bu sürece itilmesinin temelinde yapısal ve siğortasız kalınamaz boyuttaki mali baskılar yatıyor. Tekstil sektörünün gündemini belirleyen dört ana dinamik; kontrollü seyrederken aniden ivmelenen döviz kurları, sürekli artan işçilik maliyetleri, finansman giderlerini zirvelere taşıyan yüksek faiz oranları ve en kritiği küresel sipariş taleplerindeki belirgin azalış olarak öne çıkıyor. Bu dörtlü kombinasyon, ithalatçı firma taraflı ödeme vadelerinin uzamasına ve sipariş miktarlarının daralmasına yol açarak, üretici firmaların operasyonel giderleri (kira, maaş, hammadde, enerji) karşılayabilmek için gerekli nakit akışını ciddi orolda tıkanmasına neden oldu.
Sektörel Bir Tablo: Konkordato ve Üretim Durma Kararları Artıyor
Vişne Tekstil’in başvurduğu kesin mühlet süreci, aslında Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün şu an yaşadığı yaygın bir tabloyu yansıtıyor. Kaynaklarda belirtildiği üzere; döviz kuru, işçilik maliyeti, finansman gideri ve talep azalışı tarafından tetiklenen bu “mükemmel fırtına”, sektör genelinde konkordato başvurularının ve hatta üretim durdurma kararlarının artmasına yol açıyor. Vişne Tekstil’in aldığı bu hukuki koruma kararı, şirketin borçlarını yeniden yapılandırmak, alacaklılarıyla uzlaşı zemini hazırlamak ve operasyonel devamlılığı sağlamak için son bir nefes alma çabası olarak değerlendiriliyor. Gelecek bir yıl, firmanın bu zorlu geçiş dönemini yönetebilip, mühlet süresi sonunda ayakta kalıp kalamayacağını gösterecek kritik bir süreç olacak.
Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!