Eğitim-Sen Ankara’dan Milli Eğitim Bakanlığı’na: “Güvenli Okul, Güvenli Gelecek İstiyoruz”

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Ankara Şubeleri, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okul önünde gerçekleşen silahlı saldırı olayını tekin etmemek adına Milli Eğitim Bakanlığı binası önünde eylem düzenleyerek sesini duyurdu. Eğitim emekçileri, “Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz”, “Yusuf Tekin istifa”, “Okullarda şiddet istemiyoruz”, “Şiddetsiz okul, güvenli gelecek”, “Eğitimde şiddet politiktir”, “Hiçbir şeyim güvende değil” ibareleri yazılı pankartlar ve “Önlük değil, güvenli okul istiyoruz” yazılı önlükler sergileyerek, okul güvenliğindeki ciddi boşluklara ve bakanlık politikalarına karşı yoğun bir tepki sergiledi. Protesto, çocukların ve öğretmenlerin hayat güvenliğinin tehdit altına girdiğini vurgulayan bir宣言 niteliğindeydi.

Eğitim-Sen'den Yusuf Tekin'e istifa çağrısı - Görsel 1
Eğitim-Sen'den Yusuf Tekin'e istifa çağrısı - Haber Görseli 1

Artan Şiddet Sarmalı ve Yapısal Sorunlar

Eğitim-Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, eylemde yaptığı açıklamada eğitim kurumlarında büyüyen şiddet sarmalına ve bu süreçte hem öğrencilerin hem de eğitim emekçilerinin yaşam hakkının tehdit edilmesine dikkat çekti. Yıldırım, okullarda çocukların ve eğitimcilerin artan sıklıkla saldırıya uğradığını, yaralandığını hatta hayatını kaybettiğini hatırlatırken, bu sorunun yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğini vurguladı. Şiddetin ekonomik, siyasi ve toplumsal sorunlarla birlikte ele alınmasının zorunluluğunu savunan Yıldırım; yoksulluk, eşitsizlik, sınav baskısı, kalabalık sınıflar, dijital şiddet, toplumsal kutuplaşma ve rehberlik hizmetlerinin yetersizliğinin de okul güvenliğini zedeleyen yapısal nedenler arasında yer aldığını söyledi. “Okul güvenliğinin yalnızca kamera, X-ray cihazı, polis ve güvenlik görevlileriyle sağlanamayacağı” yönündeki tespiti, sorunun derinlikli bir toplumsal krizi olduğunu ortaya koyuyordu.

Eğitim-Sen'den Yusuf Tekin'e istifa çağrısı - Görsel 2
Eğitim-Sen'den Yusuf Tekin'e istifa çağrısı - Haber Görseli 2

Turgutlu Saldırısı ve Sorumluluk Arayışı

Yıldırım, Manisa Turgutlu’da okul yakınında düzenlenen silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralandığını anımsatırken, yöneticilere ve bakanlığa yönelik sert sorular yöneltti. “Çocuklarımızın okula giderken yaşamlarını kaybetmesini engelleyecek mekanizmalar neden zamanında işletilmedi? Riskler neden önceden tespit edilmedi? Silahlara erişim, okul güvenliği ve riskli davranışlar konusunda neden bütünlüklü bir eğitim politikası geliştirilemedi?” sorularıyla, önyargısız ve sistematik bir önlem alımının olmadığını işaret etti. Şube başkanı, kalıcı çözüm için okullardaki psikolojik danışman sayısının artırılması, akran zorbalığıyla mücadele için bilimsel programların uygulanması, öğretmenlere yönelik şiddete karşı etkin hukuki ve idari mekanizmaların kurulması ile okul çevrelerine ilişkin risk analizlerinin yapılması çağrısında bulundu. Yıldırım, “Çocuklarımızı korumak bir tercih değil, kamusal bir sorumluluktur. Eğitimde korku iklimi değil, güvenli okullar istiyoruz” diyerek devletin birincil görevini hatırlattı.

Bakan Yusuf Tekin’e Yönelik İstifa Çağrısı ve Protokol Eleştirisi

Eylemde en sert tepkilerin odak noktası Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin oldu. Tülay Yıldırım, bakanın “yaşanan acıları, ölümü, şiddeti görmezden geldiğini”, “kamusal kaynakları tarikatlara ve cemaatlere peşkeş çektiğini”, “okulların en temel ihtiyaçlarını bile karşılamadığını” ve “gerçek çözümler üretmekten kaçındığını” idia ederek, Tekin’den derhal istifa etmesini istedi. Bu çağrıyı destekleyen Eğitim-Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez de, saldırının hemen öncesinde imzalanan “Okul Güvenliği Protokolü”nün işlevsizliğini vurguladı. Gülez, “Okul güvenliği kameraların önünde imza atmakla, protokoller imzalamakla sağlanamaz” diyerek, bakanlığın alacağı tedbirlerin birer gösteri (şov) olarak kalıp, pedagojik ilkelerle örtüşmediğini, bireysel silahlanmayı önleyici kararlı adımlar atılmadığını söyledi.

Diyalogun Koptuğu ve Gerçek Sorunların Örtüldüğü İddiaları

Evrim Gülez, bakanlığın eğitimin bileşenleriyle (sendikalar, öğretmenler, veliler) görüşmediğini, yıllardır sürdürülen uyarıların görmezden gelindiğini ve personel eksiklikleriyle rehberlik hizmetlerindeki yetersizliklerin çözülmediğini kaydetti. “Daha dün ‘gerekli tedbirler alındı’ denilirken, bugün öğrenciler neden bir okulun önünde silahlı saldırının hedefi oldu?” sorusuyla bakanlıktan hesap soran Gülez, gündeme getirilen “önlük” gibi uygulamaların, eğitimin gerçek sorunlarının üzerini örttüğü ve güvenli okul yaratmadığı yönünde net bir hüküm verdi. Sendika yetkilileri, yaşananların sorumluluğunu üstlenmeyen, sorunları öteleyen ve kamuoyunu kandırmaya çalışan bir yönetim anlayışının sürdürülemeyeceğini, güvenli okul ve güvenli gelecek için Yusuf Tekin’in vakit kaybetmeden istifa etmesinin tek yol olduğunu tekrarlayarak eylemi tamamladı.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle