ABD’de BM Genel Kurulu’na Katılan Erdoğan, “Fon Kirizi” İddialarına Karşı Kararlı Mesaj Verdi: “Sorumluluk Sahibi Herkes Hesap Verecek”

NEW YORK — Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (BMGK) 79. dönem toplantıları çerçevesinde New York’taki yoğun diplomasi trafiği içinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkentte gazetecilerin sorularını yanıtlayarak gündemin en kritik konularında resmi çizgiyi netleştirdi. Başkan Erdoğan, son dönemde sermaye piyasalarında gündeme getirilen ve “fon kirizi” olarak yaftalanan süreçle ilgili ilk kez bu kadar kapsamlı bir açıklama yaparak, olayı belli bir alana hapsedilen, sistemik risk taşımayan bir sorun olarak tanımlarken, hukuki sürecin titizlikle yürütüldüğünü ve sorumluluğu olan herkesin mutlaka hesap vereceğini vurguladı. Dış politikada ise Birleşmiş Milletler reformundan Ortadoğu’daki gerilime, “Terörsüz Türkiye” sürecinden Mekke İttifakı’na uzanan geniş bir yelpazede Türkiye’nin vizyonunu çizdi.

Erdoğan 'fon kirizi' ile ilgili ilk kez konuştu - Görsel 1
Erdoğan 'fon kirizi' ile ilgili ilk kez konuştu - Haber Görseli 1

Sermaye Piyasaları: “Sistemsel Risk Yok, Hukuk İşliyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, borsada ve bazı yatırım fonlarında yaşanan gelişmelerle ilgili endişeleri bertaraf etmeye yönelik açıklamalarında, sorunun boyutlandırılmaması gerektiğine dikkat çekti. Erdoğan, “Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu” ifadelerini kullanarak, olayın izole bir durum olduğunu vurguladı. Bu sorunun piyasanın tamamına yayılmış gibi sunulmasının “Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık” olacağını belirten Başkan, yönetilecek sürecin şeffaflık ve hassasiyet ilkeleri çerçevesinde sürdürüleceğini kaydetti.

Erdoğan 'fon kirizi' ile ilgili ilk kez konuştu - Görsel 2
Erdoğan 'fon kirizi' ile ilgili ilk kez konuştu - Haber Görseli 2

Soruşturmacılığın çok boyutlu yürütüldüğünü aktaran Erdoğan, Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) ve Borsa İstanbul (BIST) gibi ilgili kurumların meselenin üzerine kararlılıkla gittiğini, yargı makamlarının da kapsamlı bir soruşturma başlattığını, bu bağlamda gözaltı ve tutuklama kararlarının verildiğini açıkladaki. “Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır” diyerek kararlılığı teyit eden Cumhurbaşkanı, kimsenin süreci fırsat bilip vatandaşı tedirgin etmeye hakkı olmadığını ifade etti. Ayrıca benzer sorunların tekrarını engellemek amacıyla hukuki ve idari düzenlemeler dahil gerekli tüm tedbirlerin hayata geçirileceğini bildirdi.

BM Reformu: “Dünya Yeni Duvarlara Değil, Yeni Köprülere İhtiyaç Duyuyor”

Birleşmiş Milletler’in reform ihtiyacı konusundaki soruya yanıt veren Erdoğan, mevcut Güvenlik Konseyi yapısını “adaletsiz” ve “kullanım dışı” bulduğunu tekrarladı. “Her şeyden önce bugün 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırıldığı bir Birleşmiş Milletler’den söz ediyoruz” diyen Başkan, bu yapının küresel istikrar ve huzuru koruyamayacağını, insanlığa verdiği sözü tutamayacağını savundu. Erdoğan’a göre mesele sadece Türkiye’nin daha fazla söz sahibi olması değil; Afrika, Asya, Latin Amerika, İslam dünyası ve Avrupa’nın da kendi iradeleriyle adil temsil edilmesi meselesidir.

Cumhurbaşkanı, reform için üç temel maddeyi öne sürdü: Veto mekanizmasının kaldırılması, sadece five üyeyi koruyan modelden tüm üyeleri kuşatan bir modele geçilmesi ve Genel Kurul’un güçlendirilmesi. Yeni yapıda seçilmiş üyelerin belirli süreler görev yapması, yeniden seçim isteyenlerin uluslararası toplumun güvenini kazanması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Dünyanın sorunlarına 5 üye değil, bütün üyeler çözüm sunsun ve karar alsın. Çünkü dünyanın artık yeni duvarlara değil, yeni köprülere ihtiyacı var” diyerek vizyonunu özetledi.

“Terörsüz Türkiye” Süreci: “Yarım Asırlık Sorun Çözülüyor, Takla Atmayacağız”

İç politikadaki en kritik gündem maddesi olan “Terörsüz Türkiye” sürecine değinen Erdoğan, bu konunun günlük bir mesele olmadığını, Türkiye’nin yaklaşık yarım asırdır sürdürdüğü bir sorundan kurtulması çabası olduğunu belirtti. Yasal çerçevenin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından çizildiğini, ilgili mekanizmaların kurulduğunu ve kurumların sahada gerekli takipleri yaptığını ifade eden Başkan, sürecin ilerlemesi için terör örgütünün fiilen silah bırakmasının ve tasfiye sürecinin tamamlanmasının şart olduğunu hatırlattı.

Bu tespit ve teyid sürecinin ilgili birimler kontrolünde adım adım gittiğini kaydeden Erdoğan, Meclisin de yasada tanımlanan çerçevede sürece katkı sağlayacağını, Türkiye’nin inşallah birlik ve beraberlik içinde terör defterini kapatacağını söyledi. “Terör endüstrisinin paydaşları bu defterlerin kapanmasını istemiyor. Ama biz bunlara bekledikleri fırsatı vermeyeceğiz” diyerek kararlılığı vurgulayan Cumhurbaşkanı, Cumhur İttifakı ve devlet olarak bu konuda 결정li (kararlı) olduklarını, sürecin neticeye uzak olmayan bir zamanda ulaşacağını bildirdi.

Hürmüz Boğazı ve İran-ABD Gerilimi: “Diyalog Tek Yoldur, Yeni Cepheler Değil Yeni Diplomasi Kanalları Gerekiyor”

Ortadoğu gündeminin en sıcak noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı gerilimi ve ABD-İran ilişkileri üzerine konuşan Erdoğan, durumun artık sadece iki ülke arası bir meselenin ötesine geçtiğini, küresel bir boyut kazandığını belirtti. Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılmasına karşı olduklarını, seyrüsefer serbestliğinin korunmasının şart olduğunu vurgulayan Başkan, buradaki her gerilimin bölge ülkelerini 넘어 (aşarak) Avrupa’yı, Asya’yı, enerji piyasalarını, taşımacılığı ve milyonlarca insanın günlük hayatını doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Ticari gemi trafiğindeki dramatik azalmanın meselenin ciddiyetini kanıtladığını söyleyen Erdoğan, sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinin anahtarı olarak Hürmüz’ün açılmasını, yeni cephelerin değil yeni diplomasi kanallarının açılmasını talep etti.

Mekke İttifakı: “Diktiğimiz Fidan Çınara Dönecek, Bölge Bölgeyi Çözer”

Son olarak Mekke Savunma Anlaşması (Mekke İttifakı) hakkında değerlendirme yapan Cumhurbaşkanı, bu girişimin zorlu bir coğrafyada atılmış güçlü ve doğru bir adım olduğunu, ancak yeni bir irade ve yapı ortaya konulduğunda doğal olarak sınamalarla ve rahatsızlıklarla karşılaşılacağını ifade etti. “Biz, dün kurulmuş bir devlet değiliz; tahriklere gelmeyecek, tuzağa düşmeyecek kadar tecrübeli bir devletiz” diyerek tarih derinliğini vurgulayan Erdoğan, kurumsallaşma çalışmalarının tamamlanmasıyla yolun daha güçlü devam edeceğine inandığını belirtti.

Bölgenin sorunlarına bölge kaynaklı çözümler üretecek zeminin temellerinin atıldığını savunan Başkan, dışarıdan gelip bölgeye güvenlik reçetesi yazanların geride daha fazla istikrarsızlık bıraktığını, Türkiye’nin bu gerçeklikten ders aldığını kaydetti. “Diktiğimiz bu fidan, kısa sürede boy verecek ve bir çınara dönüşecektir. Biz ülkemize ve milletimize güveniyoruz, kardeşlerimize güveniyoruz” diyerek Mekke İttifakı’nın geleceğe dair iyimser tablosunu çizen Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel sorumluluk bilincini ve stratejik sabrını bir kez daha sergiledi.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle