Havalimanı genişletme kazılarında 2250 yıllık kraliyet mezarı ortaya çıktı: Qin Shi Huang’ın büyükannesi Huayang’a ait olabilir

Xi’an – Çin’in kuzeybatısında yer alan ve ülkenin en yoğun havaalanlarından biri olan Xi’an Xianyang Uluslararası Havalimanı’nın genişletme çalışmaları için ayrılan arazide gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, tarihin derinliklerine ışık tutacak devasa bir keşfe yol açtı. Havalimanının pistinin hemen altından ve çevresinden çıkarılan bu antik mezar yapısının, MÖ 3. yüzyılda Çin’i birleştiren ve birleşik Çin’in ilk imparatoru olan Qin Shi Huang’ın manevi büyükannesi olan İmparatoriçe Dowager Huayang’a ait olabileceği, bilim insanları tarafından güçlü bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. Şaanxi Eyalet Arkeoloji Enstitüsü’nden Zhao Hanqing’in imzasını taşıyan ve akademik çevrelerde geniş yankı bulan araştırma, yapının konumu, mimari özellikleri, tarihi kayıtlar ve radyokarbon tarihleme verilerinin birleşimiyle bu hipotezi güçlendiriyor.

Havalimanı pistinin altından 2250 yıllık kraliyet mezarı bulundu - Görsel 1
Havalimanı pistinin altından 2250 yıllık kraliyet mezarı bulundu - Haber Görseli 1

Taht mücadelesinin ana aktörü: Huayang kimdi?

Keşfedilen mezarın sahibi olarak öne sürülen Huayang, Qin Hanedanı’nın kuruluş sürecinde ve Qin Shi Huang’ın iktidara gelmesinde kilit bir rol oynamış bir figür. Tarihi kayıtlara göre Huayang, daha sonra Kral Xiaowen’un tahta çıkacağı Qin prensiyle evlenmiş, ancak bu birlikten çocuk sahibi olamamıştı. Bu durum, o dönemde siyaseten izole edilmiş ve maddi zorluklar içine düşmüş bir diğer prens olan Ying Yiren’i evlat edinmesine vesile olmuştu. Ying Yiren, daha sonra Kral Zhuangxiang (Kral Xiaowen) olarak tahta çıkmış ve oğlu Ying Zheng, gelecekte Qin Shi Huang unvanıyla rakip devletleri yıkmış, MÖ 221’de Çin’i siyasi birliğe kavuşturmuştuydu. Bu zincirdeki çevrimler neticesinde Huayang, imparatorun biyolojik değil, manevi büyükannesi konumuna yükselmiş ve krallığın veraset zincirinin en kritik halkalarından biri haline gelmişti.

Havalimanı pistinin altından 2250 yıllık kraliyet mezarı bulundu - Görsel 2
Havalimanı pistinin altından 2250 yıllık kraliyet mezarı bulundu - Haber Görseli 2

Yağmalara rağmen yüzlerce eser gün ışığına çıktı

Arkeologların 2018 yılında başlattığı ve 2022 yılında kuzey bölümündeki yeni kazılarla genişletilen çalışmalar, mezarın ağır yağmalara maruz kalmasına rağmen hâlâ önemli bir arkeolojik hazine barındırdığını gösterdi. Kazı ekibi, mezar odasından ve çevreleşen mezarlık alanından seramik ve bronz eşyaların yanı sıra; demir, yeşim, akik ve camdan yapılmış yüzlerce değerli eseri çıkardı. Bu buluntular, mezarın sahibinin son derece yüksek bir statüye sahip olduğunu ve kraliyet aile mensubu olduğunu kanıtlayan en güçlü maddel kanıtı oluşturuyor. Ancak araştırmacılar, mezarın sahibini kesin olarak tanımlayacak bir yazıt, insan kalıntısı ya da kimlik belgesi bulamadıklarını da kaydediyor; bu durum, keşfin bilimsel olarak "olası" kaderinde kalmasına neden oluyor.

Radyokarbon analizi ve mimari paralellikler zamanı doğruluyor

Mezardan çıkarılan kemik örneklerine uygulanan radyokarbon (C-14) tarihlemesi, yapının MÖ 389 ile MÖ 208 yılları arasında inşa edildiğini ortaya koydu. Bu veri, tarihi kaynaklarda MÖ 230 yılında hayatını kaybettiği kaydedilen Huayang’ın yaşam dönemleriyle mükemmel bir örtüşme sergiliyor. Mimari incelemeler ise mezarın ilk etapta MS 6. yüzyıla ait Kuzey Zhou Hanedanı’na ait bir imparator mezarı olduğu yönündeki varsayıyı yıkıp, yapının Savaşan Devletler Dönemi’ne ve antik Qin Devleti mimarisine ait olduğunu kanıtladı. Özellikle Qin dönemine ait cenaze gelenekleriyle yapılan karşılaştırmalar, mezarın imparatorluk statüsünde bir kadına ait olabileceği yönündeki tahminleri güçlendirdi.

Kraliyet mezarlık mimarisindeki bir dönüm noktası

Bu keşfin en çarpıcı yanlarından biri, Qin kraliyet ailesinin mezarlık geleneğindeki evrimi somutlamasıdır. Tarihi kaynaklar Huayang’ın eşi Kral Xiaowen’ın yanına, Xianyang Ovası’nın Shouling bölgesine (yaklaşık 2,3 kilometre uzakta) gömüldüğünü belirtiyor. Ancak yeni bulunan mezar, kralın mezarından ayrı bir kompleks oluşturuyor. Araştırmacılar, kaynaklardaki "birleşik mezar" ifadesinin, kral ve kraliçenin aynı odada gömüldüğü anlamına gelmek yerine, birbirine çok yakın ama ayrı türbe komplekslerinden oluşan bir düzeni ifade edebileceğini öne sürüyor. Bu durum, daha önceki dönemlerde kralın eşiyle birlikte gömülmesi geleneğinin, Kral Xiaowen’in iki eşi bulunmasıyla değişime uğradığını ve krallar ile kraliçeler için ayrı ama komşu mezar komplekslerinin inşa edilmesinin, Qin Şi Huang’ın daha sonra Terracotta Ordusu ile dünyaya tanınacak devasa mozolesinin temelini oluşturan bir mimari geleneğe dönüştüğünü gösteriyor.

Bilim dünyası "kesin kanıt" beklerken tarih yazımı yenileniyor

Şaanxi Eyalet Arkeoloji Enstitüsü yetkilileri ve Zhao Hanqing, elde edilen tüm veri yığınına rağmen (tarih, konum, büyüklük, mimari, gelenek) Huayang hipotezinin "en güçlü aday" seviyesinde kaldığını, kesin kanıt için yazıt ya da DNA analizi gibi bulguların gerektiğini vurguluyor. Eğer bu atıf doğrulanırsa, keşif, Çin tarihinin en dönemsel kırılma noktalarından birinde, Qin Shi Huang’ın iktidara yükselişini sağlayan aile içi siyasetin ve veraset hukukunun somut arkeolojik kanıtı niteliğinde, iki bin yılın altından çıkan en önemli buluşlardan biri olarak kayda geçecek. Havalimanı gölgesinde uyuyan bu antik yapı, modern inşaatların tarihin derinliklerine nasıl tanıklık ettiğini bir kez daha hatırlatarak, Qin İmparatorluğu’nun gizli odaklarını aydınlatmaya devam ediyor.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle