Tofta’da Askeri Alan Genişlemesi Öncesinde Yürütülen Kazılarda Roma Dönemi Hazinesi Çıktı
GOTLAND — İsveç’in Gotland adasında, Tofta bölgesindeki bir askeri alanın genişletilmesi öncesinde yürütülen arkeolojik kurtarma kazıları sırasında, Viking çağına değil, Roma İmparatorluğu’nun parlak dönemlerine ait nadide bir hazine gün ışığına çıktı. Temel taşlarının dibinde, metal dedektöründen yükselen güçlü bir sinyalin takibiyle keşfedilen buluntu; 45 adet gümüş sikke ve bir altın yüzükten oluşuyor. Bilim insanları, hazinenin yaklaşık 1600 yıl önce, MS 450 civarında gizli tutulduğunu ve bu bulgunun adanın antik dünyayla olan ticari ve kültürel bağlarını aydınlatacak kritik veriler sunduğunu belirtiyor.

Rutin Bir Kontrolün Ardından Sürpriz Bir Keşif
Olay, arkeologların bölgedeki tarihi dokuları koruma amacıyla başlattığı rutin çalışmalar sırasında gerçekleşti. Daha önce aynı noktada antik bir çiftlik kompleksine ait yapı kalıntılarının tespit edildiği bilinirken, ekipler bu yapıların ikisini daha detaylı inceleme fırsatı bulmuştu. Çalışmalar tamamlanmak üzereyken, ekibin rutinin bir parçası olarak metal dedektörüyle gerçekleştirdiği son tarama, keşfin kaderini değiştirdi. Temel taşlarından birinin hemen yanında alınan güçlü sinyal, arkeologları dikkatli bir kazıya yönlendirdi. Toprağın altından ilk olarak Roma İmparatoru Antoninus Pius’un portresini taşıyan küçük bir gümüş sikke çıkmış, bu buluntu da kazı alanının genişletilmesini tetiklemişti.

Yüzyıllar Boyu Dolaşımda Kalan "Eski Para" Misteri
Genişletilen kazı alanı sonunda 45 gümüş sikke ve bir altın yüzükten oluşan hazineyi dayanıklı bir keramik kap içinde veya doğrudan toprakta saklandığı şekilde ortaya çıkardı. Buluntunun en dikkat çekici yönü, sikkelerin Viking dönemi değil, Roma İmparatorluğu dönemine ait olmasıydı. Uzman incelemeleri, paraların Trajan, Hadrian, Antoninus Pius, Marcus Aurelius ve Commodus gibi beş Roma imparatoru dönemine, yani yaklaşık bir asırlık (MS 98-192) bir zaman dilimine yayıldığını gösterdi. Sikkelerin üzerinde bu imparatorların yanı sıra krallıklara ait Sabina, Faustina I, Faustina II ve Lucilla portrelerinin de yer aldığı belirlendi.

Araştırmacılar için asıl şaşırtıcı bulgu, en eski sikkelerin Trajan (MS 98-117), en yenilerinin ise Commodus (MS 180-192) dönemine tarihlenmesiydi. Bu durum, paraların basıldıkları dönemden yüzyıllar sonra bile dolaşımda kalıp kullanıldığını kanıtlıyordu. Bilim insanları, bu gümüş sikkelerin (denarius) Gotland’a muhtemelen 4. yüzyılda ulaştığını, ardından da 5. yüzyıla kadar adada para birimi işlevi görmeye devam ettiğini öne sürüyor. Bu, adadaki ekonomik yapının ve Roma dünyasıyla olan bağlantının ne kadar derin ve uzun süreli olduğunu kanıtlayan somut bir delil olarak değerlendiriliyor.
Altın Yüzük, Hazinenin Gömülme Zamanını Kanıtladı
Hazinenin yanında bulunan ve eserlerin ne zaman saklandığına dair en güçlü ipucunu veren öğe, altın yüzük oldu. Yüzüğün biçimsel özelliklerinin, 5. yüzyılın ortalarına tarihlenen benzer örneklerle mükemmel uyuşması, hazinenin gömülme tarihini MS 450 civarına işaret ediyordu. Bu bilimsel tahmin, çiftlik alanından çıkan hayvan kemiklerinin radyokarbon tarihlendirme sonuçlarıyla da desteklendi. Kemik analizleri, yerleşimin ve dolayısıyla hazinenin saklandığı dönemin 5. yüzyıl ortaları olduğunu doğrularken, arkeologlara "neden" ve "kim tarafından" sorularına cevap aramada somut bir kronoloji sundu.
1600 Yıllık Bir Sır: Neden Gömüldü, Neden Alınmadı?
Hazinenin çiftliğin temel taşı yanına gömülmesinin arkındaki neden ve sahibinin neden asla geri dönmediği hâlâ belirsizlik içinde kalmakla birlikte, buluntunun içeriği o dönem Gotland toplumu hakkında önemli çıkarımlar yapmayı mümkün kılıyor. 45 gümüş Roma denarius’u ve değerli bir altın yüzüğün bir arada bulunması, bu servetin sahibinin adada oldukça etkili, zengin ve Roma ticaret ağlarına entegre bir figür olduğunu (muhtemelen bir tüccar, yerel bir önder veya askeri bir komutan) düşündürüyor.
Uzmanlar, hazinenin gömülmesi MS 450 civarında adada yaşanan bir kriz, savaş tehlikesi, salgın bir hastalık ya da sahibin aniden ölümü gibi nedenlerle gerçekleşmiş olabileceğini, ancak bu sadece spekülasyon seviyesinde kaldığını belirtiyor. Kesin olan ise; bu buluntu, Gotland’ın "karanlık çağlar" olarak bilinen dönemde bile Akdeniz medeniyetlerinin merkezine uzanan canlı bir ticaret ve kültür köprüsü olduğunu kanıtlıyor.
Adanın Tarihini Yeniden Yazacak Bilimsel Süreç Başladı
Bulunan eserler, şimdi detaylı laboratuvar analizleri, metallurjik incelemeler ve numismatik (sikke bilimi) çalışmalar için uzman ekiplere teslim edildi. Sikkelerin kalite analizi, Gotland’a hangi rotalarla ulaştığını ve adadaki gümüş stoğunun kaynağını anlamak adına kritik veriler verecek. Arkeologlar, bu keşfin Tofta’daki çiftlik yerleşiminin yapısını ve işlevini anlamada da "kilit bir anahtar" niteliğinde olacağını, gelecekteki kazı sezonlarında bölgede çalışmaların genişletileceğini ifade etti. Bu hazine, Gotland’ın sadece Vikinglerin adası olmadığını, tarihi köklerinin antik Roma’nın altın çağına kadar uzandığını somutlayan en parlak delillerden biri olarak arkeoloji literatürüne giriyor.
Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!