Fon Krizinin Ortasında Gizemli Milyarder: Tek Günde 45 Milyar TL Çekti, Piyasa Şok Oldu

İstanbul – Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) tasfiye kararıyla kilitleyerek bıraktığı 830 milyar liralık devasa havuzun üzerindeki belirsizlik devam ederken, Türkiye’nin en büyük özel bankalarından birinde gerçekleşen ve tek bir yatırımcının tek bir günde 45 milyar TL’yi sistemden tahliye etmesi, finans piyasalarını ve ekonomistleri derin bir şok ve merak içine soktu. Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın gözaltına alınmasıyla ateşlenen “fon krizi” sürecinde, bir yatırım fonu hesabından gerçekleşen bu tarihi para çıkışı, kimin bu parayı yönettiği ve bu sermayenin nereye gideceği konusunda yoğun spekülasyonlara neden oluyor.

Herkes bu gizemli milyarderi konuşuyor: Bir gecede Türkiye'deki hesabından 45 milyar TL çekti - Görsel 1
Herkes bu gizemli milyarderi konuşuyor: Bir gecede Türkiye'deki hesabından 45 milyar TL çekti - Haber Görseli 1

SPK’nin Tasfiye Kararı ve 830 Milyar TL’lik Donmuş Varlık

Krizin kökeni, SPK’nın geçtiğimiz haftalar açıkladığı radikal kararla başlıyor. Kurum, Tera Yatırım, Pusula Portföy, Hedef Holding, Atlas Portföy, A1 Capital Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy’e ait toplam 131 fonun likidite krizi ve temerrüt gerekçesiyle tasfiye edilmesine karar vermişti. Bu kararın ardından, söz konusu yedi şirkete ait portföylerde yer alan ve değeri 830 milyar TL’yi bulan varlıklar, yatırımcılar için erişilemez hale gelmişti. Varlıkların nakde çevrilmesi ve yatırıcılara dağıtılması süreci için iki banka tasfiye memuru olarak görevlendirilmiş, bu sürecin normalde üç ay süreceği ancak altı aya kadar uzatılabileceği sinyali verilmiştir. Piyasa aktörleri, bu uzun süreçte varlıkların değer kaybı riski ve likidite sıkıntısı endişesiyle karşı karşıya kalmıştı.

Herkes bu gizemli milyarderi konuşuyor: Bir gecede Türkiye'deki hesabından 45 milyar TL çekti - Görsel 2
Herkes bu gizemli milyarderi konuşuyor: Bir gecede Türkiye'deki hesabından 45 milyar TL çekti - Haber Görseli 2

8 Kişilik Fonda “Nükleer” Darbe: Varlık 52 Milyardan 7 Milyara Düştü

Krizin genel tablosu bu denli karanlıkken, tasfiye sürecine giren fonlardan birinde yaşanan ani gelişme, krizin boyutlarını ve doğasını tartışmaya açık hale getirdi. Kaynaklara göre, Türkiye’nin önde gelen özel bankalarından birinin bünyesinde işletilen ve portföyünde sadece 8 yatırımcının yer aldığı bir fon, 13 Mayıs 2024 tarihli işlem gününde tarihi bir para çıkışı yaşadı. O günden önce fonun toplam varlık değeri 52 milyar 886 milyon TL seviyelerindeydi. Ancak gün içinde gerçekleşen tek bir işlem sonucunda bu rakam, dizginleme edici bir hızla 7 milyar 418 milyon TL’ye yuvarlandı. Fonun büyüklüğünün neredeyse %86’sı tek bir hamlede buharlaşmış oldu.

Herkes bu gizemli milyarderi konuşuyor: Bir gecede Türkiye'deki hesabından 45 milyar TL çekti - Görsel 3
Herkes bu gizemli milyarderi konuşuyor: Bir gecede Türkiye'deki hesabından 45 milyar TL çekti - Haber Görseli 3

“Kim Bu Milyarder?” Sorusu Sosyal Medyayı ve Piyasayı Salladı

Dikkat çeken nokta, bu devasa çekimin fonun 8 yatırıcısından yalnızca birinin iradesiyle gerçekleşmesiydi. Sistemden 45 milyar 468 milyon TL’lik likiditenin tek bir günde, tek bir yatırımcı tarafından tahliye edilmesi, piyasa gözlemcilerini ve sosyal medya kullanıcılarını “Kim bu milyarder?” sorusuyla baş başa bıraktı. Normal şartlarda bu hacimdeki bir çıkış, fonun tasfiye edilmeleri veya kapanması sürecinde bile aylar sürebilecek bir nakit akımı planlaması gerektirir. Ancak bu işlem, bankacılık sisteminin altyapısının ve fonun likidite yönetiminin, bu denli aniden ve yoğun bir talebi karşılamak için ne derece hazırlıklı olduğunu da sorgulattı. Çekilen paranın hangi vadesiz hesaba, vadeli mevcuta, dövize veya alternatif bir yatırım aracına yönlendirildiği ise yazı hazırlandığı saat itibarıyla tam bir belirsizlik içinde kalıyor.

Belirsizliğin Ardındaki Riskler ve Beklenen Süreç

Uzmanlar, bu tür konsantre bir yapıdaki fonlardan (sadece 8 yatırımcılı fonlar) birinin devasa bir çıkış yapması, kalan yatırımcılar için ciddi bir “ilk çıkaran kazanır” (first-mover advantage) riski yarattığını vurguluyor. Eğer fonun varlıkları tasfiye memurları tarafından hâlâ satışa sunuluyorsa ve piyasa koşulları elverişsizse, erken çıkan yatırımcı “nabız” fiyatından çıkarken, geride kalanlar çok daha düşük değerlemeyle karşılaşabilir. SPK ve tasfiye memurları bu anormal hareketi nasıl değerlendireceği, kalan 7 yatırımcının haklarını koruma altına alıp almayacağı ve 45 milyar TL’lik bu likiditenin piyasaya geri dönüşünün (veya kaçışının) enflasyon ve kurlar üzerindeki etkisi, gelecek günlerde piyasanın en yakından takip edeceği konuların başında yer alacak. Krizin bu yeni boyutu, mevcut tasfiye sürecinin sadece bir yasal prosedür değil, aynı zamanda stratejik bir çıkış yarışı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle