Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, Erdoğan’ın ABD Ziyaretini ve Trump İlişkilerini Sert Dilde Eleştirdi
Silivri Cezaevi’nde tutuklu olarak yargılanmaya devam eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında gerçekleştirdiği ABD ziyaretini ve bu çerçevede ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerini kapsamlı bir sosyal medya yayını ile hedef aldı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin resmi sosyal medya hesabı üzerinden yapılan paylaşımda İmamoğlu, Türkiye’nin dış politikadaki mevcut tablosunu “kazanan her zaman ABD” olarak tanımlarken, meşruiyet kaynağı ve devletler arası mütekabiliyet ilkeleri üzerinden sert bir dille eleştiri yöneltti.

İran Bankası Kapatması ve "Jest" İddiaları
İmamoğlu, eleştirisinin çıkış noktasını Erdoğan’ın ABD’ye gitmesinden hemen önce alınan bir kararla bağdaştırdı. Tutuklu belediye başkanı, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de. Gitmeden önce ABD’nin isteğiyle bir jest daha yaptı. Komşumuz İran’ın, Türkiye’de 44 yıldır faaliyet gösteren bankasını kapattı” ifadelerini kullanarak, bu kararın ziyaretin bir hazırlığı niteliğinde olduğunu ve Washington’un talep üzerine gerçekleştirildiğini 주장했다. Bu çerçevede İmamoğlu, dış politikada atılan adımların milli çıkarlar yerine karşı tarafın memnuniyeti için alındığı izlenimini verdi.

Geçen Yılı Hatırlatarak F-35 ve Boeing Dengesi
Eleştirinin boyutunu genişleten İmamoğlu, Erdoğan’ın geçen yıl aynı dönemde yaptığı ABD ziyaretini de referans alarak süreci tarihsel bir bağlamda değerlendirdi. İmamoğlu, “Daha oradayken ABD menşeli bazı ürünlere 2018’den beri uygulanan ek vergiler kaldırıldı. Yıllar önce 1 milyar dolardan fazla bir bedeli ödeyerek talep ettiğimiz F35’ler ise hala verilmedi” diyerek, ABD’nin Türkiye’ye olan yükümlülüklerini ifa etmediğini, aksine Türkiye’nin ödediği paraya karşılık gelmeyen F-35 muharebe uçakları sürecinin hâlâ çözümsüz kaldığını vurguladı. Buna karşın, İmamoğlu’ya göre Türkiye “hal böyleyken, ABD şirketi Boeing’ten 225 uçak alma sözü verdi” ve bu durumun neticesinde “Kazanan hep ABD!” sonucuna vardı.
Suudi Arabistan İddiası ve "Meşruiyet" Tartışması
İmamoğlu’nun eleştirilerinin en dikkat çektiği noktalardan biri, ABD’nin F-35 uçaklarını Türkiye’ye teslim etmemesine rağmen Suudi Arabistan’a sattığı iddiasıydı. “Bir yıldır uçaklarımız verilecek diye beklerken; jest üstüne jest yaptığınız dostunuz F35’leri Suudi Arabistan’a sattı” ifadesiyle İmamoğlu, Ankara’nın Washington’a gösterdiği iyi niyetlerin (jestlerin) karşılıksız kaldığını, hatta rakip bir bölgesel aktöre lehine kullanıldığını öne sürdü. Bu tablo üzerine İmamoğlu, “Biz neden bu haldeyiz? Meşruiyetini millette değil başka ülke liderinde ararsan, itibarın uçak boyutu olduğunu zannedersen, işte böyle vermeden almaya alıştırırlar” diyerek, siyasi meşruiyetin kaynağının içerden değil dışardan arandığını ve bu durumun diplomasik zayıflığa yol açtığını savundu.
"Mütekabiliyet Prensibi" ve 86 Milyon Yurttaş Vurgusu
Yayının son kısmında İmamoğlu, uluslararası hukuk ve diplomazinin temel dinamiklerinden biri olan “mütekabiliyet prensibini” hatırlatarak, ilişkilerin tek taraflı bir yerçekimine girdiğini belirtti. “Belki unuttunuz fakat, devletler arasında mütekabiliyet prensibi vardır” diyen İmamoğlu, mesajının hedefini doğrudan Erdoğan ve Trump ikilisinin üzerine oturtarak, “Hizmet etmeniz gereken Mr. Trump değil, 86 milyon yurttaşınızdır. Beklentimiz ve önceliğimiz ise Türkiye’nin güvenliğidir” cümleleriyle yazısını tamamladı. Bu ifadelerle İmamoğlu, dış politikadaki gidişatın vatandaşların çıkarları ve ülke güvenliği yerine bireysel lider ilişkileri üzerinden şekillendirildiğini, bu durumun da Türkiye’nin stratejik özgüvenini zayıflattığını savunarak kamuoyuna çağrıda bulundu.
Kaynak: Sözcü - Gündem
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!