İran Meclis’ten Hürmüz Boğazı’na Yönelik “Stratejik Eylem Planı” Onayı: Uymayan Gemilere Yükün %20’si Kadar Ceza

TEHRAN — İran Büyük Millet Meclisi (Meclis-i Şura) Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu, stratejik önemi küresel ölçekte taşıyan Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini ve geçiş düzenlemelerini resmileştiren kapsamlı bir yasal çerçeveye kavuşturdu. Komisyon Sözcüsü Hasan Kaşkavi’nin yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na yaptığı açıklamalarla kamuya duyurulan kararla, “Hürmüz Boğazı’nın Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Stratejik Eylem Planı”nın kritik maddeleri meclis sürecine taşındı. Bu gelişme, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin artması ve uluslararası deniz ticaretinin en dar ve en kritik geçiş noktalarından biri üzerindeki kontrolün sıkılaştırılması bağlamında değerlendiriliyor.

İran'dan Hürmüz kararı: Artık el koyacaklar - Görsel 1
İran'dan Hürmüz kararı: Artık el koyacaklar - Haber Görseli 1

Planın 13., 14. ve 15. Maddeleri Komisyon Onayından Geçti

Kaşkavi’nin açıklamalarına göre, komisyon toplantısında planın 13, 14 ve 15 numaralı maddeleri resmi olarak onaylandı. Bu maddeler, boğazdan geçiş yapan gemilerin uyulması zorunlu kural setini, uluslararası anlaşmaların geçerlilik kriterlerini ve denetim mekanizmasını tanımlıyor. Sözcü Kaşkavi, planın sadece bir bildiri olmadığını, aksine İran Ceza Kanunu ve Anayasa’nın ilgili maddeleriyle bağdaştırılarak uygulanabilir bir yasal dayanağa kavuşturulduğunu vurguladı. Bu yapı, İran’ın boğazdaki egemenliğini ve güvenlik anlayışını hukuki bir zemine oturtma çabasının bir göstergesi olarak okunuyor.

İran'dan Hürmüz kararı: Artık el koyacaklar - Görsel 2
İran'dan Hürmüz kararı: Artık el koyacaklar - Haber Görseli 2

13. Madde: İhlal Eden Gemilere Ağır Ceza ve El Koyma Hükmü

Planın en çok dikkat çeken ve somut uygulama yöntemini içeren 13. maddesinde, boğaz geçiş düzenlemelerine uymayan gemilere yönelik sankksiyonlar netleştirildi. Kaşkavi, İran Ceza Kanunu’nun 5. maddesi dayanağıyla, kurallara aykırı davranan gemilerin taşıdığı yükün yüzde 20’sinin el konulacağını ya da bu oranın mali karşılığının ceza olarak tahsil edileceğini bildirdi. Daha da ötesinde, belirlenen cezanın ödenmemesi durumunda gemi ve yükün tamamının İran lehine el konulacağı (mülkiyetinin devredileceği) hükmü de aynı maddeye dahil edildi. Bu düzenleme, deniz hukukundaki “azami zarar” ilkelerinden ziyade, deterrence (güçlü iktidar/cezai iktidar) unsuru ağır basan, İran’ın tek taraflı olarak belirlediği geçiş protokollerine bağlılığı zorunlu kılan bir mekanizma oluşturuyor.

14. Madde: Uluslararası Anlaşmaların Anayasal Uyumluluk Şartı

Planın 14. maddesi ise Hürmüz Boğazı ile ilgili imzalanacak herhangi bir ikili belge veya çok taraflı uluslararası anlaşmanın geçerlilik şartını, bu metinlerin İran Anayasası’nın 77, 125, 176 ve 57. maddeleriyle uyumlu olmasına bağladı. Bu anayasa maddeleri sırasıyla; uluslararası antlaşmaların onay sürecini (77. madde), Meclis’in denetim yetkilerini (125. madde), Liderin (Rehberin) genel politikaları belirleme yetkisini (176. madde) ve memleketin egemenliğine dair ilkeleri (57. madde) kapsıyor. Kaşkavi’nin bu vurgusu, gelecekte boğazla ilgili olabilecek herhangi bir uluslararası uzlaşı veya yönetim planının, İran’ın iç hukuk mekanizmaları ve üst yönetim onayı olmaksızın geçerli sayılmayacağını sinyal veriyor. Bu durum, boğazın statüsünde herhangi bir değişiklik veya uluslararası denetim girişiminin İran’ın anayasal kırmızı çizgilerine tabi olacağını kanıtlıyor.

15. Madde: Uygulama Denetiminde Genelkurmay Başkanlığı Yetkilendirildi

Planın operasyonel bağlamını tamamlayan 15. maddeyle, ilgili kanunun ve plan hükümlerinin uygulamasının denetimi İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı’na devredildi. Kaşkavi, bu hükmün planın 15. maddesinde düzenlendiğini kaydederken, boğaz güvenliğinin sivil bir idari süreçten ziyade askeri bir disiplin ve yetki hiyerarşisi içinde yönetileceğini ortaya koydu. Genelkurmay’ın bu rolü, boğazdan geçişin askeri güvenlik, istihbarat ve operasyonel müdahale yetkileriyle birleştiğini; sivil trafik yönetiminin ötesinde bir "stratejik güvenlik" paradigmasının benimsendiğini gösteriyor.

Ceza Kanunu’nun 5. Madde Dayanağı ve Çok Yönlü Yargılama Kapsamı

Kaşkavi, planın hukuki daynağını oluşturduğunu belirttiği İran Ceza Kanunu’nun 5. maddesinin A fıkrasının kapsamını da detaylandırdı. Buna göre, suç işleyen kişinin İran vatandaşı olup olmaması hiçbir önemi taşımıyor; İran’ın iç ve dış güvenliğine, toprak bütünlüğüne veya bağımsızlığına karşı işlenen suçlar, failin İran egemenliği dışındaki bölgelerde (uluslararası sular veya yabancı topraklarda) bulunması halinde bile İran kanunlarına göre yargılanabiliyor. Bu "evrensel yargılama ilkesi" (universality principle) benzetilebilen geniş yetki tanımı, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini tehdit edecek eylemlerin coğrafi sınırlamadan bağımsız olarak İran adalet sisteminin hedefine girebileceğini ima ediyor.

Sonuç: Bölgesel Dengelerde Yeni Bir Hukuki ve Operasyonel Aktör

Meclis Ulusal Güvenlik Komisyonu’nun onayladığı bu üç madde paketi, Hürmüz Boğazı’nın statüsünü uluslararası deniz hukuku (UNCLOS) çerçevesindeki "geçiş özgürlüğü" ilkelerinden ziyade, İran’ın ulusal yasaları, anayasal ilkeleri ve askeri denetimi içeren bir "stratejik kontrol alanına" taşıyor. Yükün %20’sine el koyma, ceza ödenmezse gemiyi tamamen tape etme ve uluslararası anlaşmaları anayasal filtrelerden geçirme mekanizmaları, boğazı kullanan global enerji ve konteyner filosu için yeni bir risk ve maliyet unsuru yaratıyor. Genelkurmay’ın denetimdeki yer alması ise bu sürecin askeri bir kriz anında nasıl yönetileceğinin sinyalini veriyor. Bu karar seti, bölgedeki deniz güvenliği mimarisini yeniden şekillendirecek nitelikte, hem hukuki hem de operasyonel olarak Irán’ın Hürmüz’daki egemen iradesini somutlaştıran bir belgedir.


Kaynak: Sözcü - Dünya
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle