Kaşif Kozinoğlu Ölüm Dosyasında Yeni İşlem: Enver Altaylı İfade Vermek Üzere Adliyeye Getirildi
İSTANBUL — 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde şüpheli koşullarda hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin, 2012'de "kovuşturmaya yer yok" kararı ile kapatılan dosya, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in duyurusuyla yeniden gündeme getirildikten sonra kapsamlı bir soruşturma evresine girmiştir. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordine ettiği ve "gizlilik kararı" altında yürütülen yeni çalışmalar çerçevesinde, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında yargılandığı davada hükümlü bulunan ve sağlık sorunları nedeniyle daha önce ifadesi alınamayan Enver Altaylı, bugün Silivri Adliyesi'ne getirilerek soruşturma kapsamında ifadesinin alınmasına başlanmıştır. Gelişme, dosyanın en kritik tanıklarından birinin nihayet dinlenmesi anlamına gelirken, cezaevi personelinden savcılara, gazetecilerden dizilerin senaristlerine uzanan geniş bir şüpheli yelpaşesi ve tutuklama kararı alanlar listesi dikkat çekmektedir.

2011'den 2024'e: Dosyanın Yeniden Açılış Süreci ve Bakan Gürlek'in Açıklamaları
Olay, 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu yatıran Kozinoğlu'nun rahatsızlanması, Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edilmesi ve orada hayatını kaybetmesiyle başlamıştı. Dönemin savcılıkları tarafından yürütülen ilk incelemede kamera kayıtları, tıbbi belgeler, cezaevi-jandarma-sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin ifadeleri alınmış; ancak 10 Nisan 2012 tarihinde "kovuşturmaya yer yok" kararı verilerek dosya rafa kaldırılmıştı. Bu tablo, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla değişti. Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırıldığını ve soruşturmanın "kasten öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ile "2937 sayılı yasaya muhalefet" suçlarından yeniden başlatıldığını duyurmuştu. Soruşturma için özel bir ekip kurulmuş ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalara başlanmıştı.

Çevreleri Daraltan Operasyonlar: 6 Tutuklu, 15 Adli Kontrol
Yeniden başlatılan soruşturma kapsamında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatmıştı. Bu ilk dalgada 10 şüpheli gözaltına alınırken, 1 şüpheli FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmişti. Gözaltına alınanlardan 1'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9'u serbest bırakılmıştı. Ardından yürütülen çalışmalarda, 1'i muhabir, 1'i kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Savcılık talepnamesi üzerine hakimlik; muhabirin de içinde olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak" şeklinde adli kontrol tedbirine karar vermişti. Bu aşamada tutuklu sayısı 6'ya, adli kontrol uygulanan şüpheli sayısı ise 15'e yükselmişti.
Kurum Başkanları ve Savcılar Tutuklandı; 'Kurtlar Vadisi' Bağlantısı Açıklandı
Soruşturmanın en dikkat çeken boyutlarından biri, olay tarihinde görev yapan yüksek rütbeli isimlerin soruşturma çevresine girmesi oldu. Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Aynı şekilde Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları olan emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve jandarma albay Hasan Atilla Uğur da gözaltına alındı; bu iki şüphelinin ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Paralel olarak, soruşturma kapsamında "bilgi sahibi" sıfatıyla *Kurtlar Vadisi• dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan savcılığa ifade verdi. Başsavcılık, *Kurtlar Vadisi Pusu• dizisinin de incelenmesine karar vererek, medya ve kurgusal üretimlerin olayı aydınlatma potansiyeline işaret etti.
Son Operasyonda Gazeteci ve Cezaevi Yöneticileri Hedef Alındı
Devam eden çok yönlü çalışmalarda İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü koordinesinde İstanbul ve Tekirdağ'da eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyon kapsamında eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke (Bey) gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan şüphelilerden ambulans şoförü Süleyman Kaba, mevcut delil durumu değerlendirilerek serbest bırakılırken; diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. Hakimlik, Osman Arslan'ı "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından tutuklarken; Ömer Vatan ve Kazım Beyke hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulmasına karar verdi.
Enver Altaylı Faktörü ve Beklenen İfade
Bu yoğun operasyon ve tutuklama sürecinin ortasında, soruşturmanın anahtar isimlerinden biri olarak görülen Enver Altaylı'nın durumu gündemde kaldı. 2024'te onanan, "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından dolayı 23 yıl 4 ay hapis cezası verilen Altaylı, sağlık sorunları sebebiyle şüpheli sıfatıyla ifadesi alınamamıştı. Bugün gerçekleştirilen operasyonla cezaevinden Silivri Adliyesi'ne getirilmesi, savcılık tarafından "gizlilik kararı" ile korunan soruşturmanın en kritik tanık sürecinin işletilmesi adımı olarak değerlendiriliyor. Altaylı'nın ifadesi, 13 yıldır aydınlanmamış olan Kozinoğlu ölümünün gerçek nedenlerini ve olası üçüncü şahıs müdahalelerini ortaya çıkarma açısından belirleyici olabilir.
Sonuç: Genişleyen Soruşturma Ağında Yeni Aşama
Özetle; Kaşif Kozinoğlu'nun 2011'deki ölümüne dair "faili meçhul" kalma riski taşıyan dosya, 2024'te başlatılan yeni soruşturma ile tamamen farklı bir boyuta girdi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yönetiminde, Faili Meçhul Daire Başkanlığı desteğiyle yürütülen çalışmalarda; cezaevi komutan zinciri, savcılık yetkilileri, sağlık personeli, jandarma, gazeteciler ve hatta popüler bir dizinin yapımcılığına kadar uzanan geniş bir şüpheli havuzu tarandı. Şu ana kadar 6 kişinin tutuklanması, 15 kişinin adli kontrol altına alınması ve dosyaya "gizlilik kararı" konulması, soruşturmanın ciddiyetini ve derinliğini gösteriyor. Bugün adliyeye getirilen Enver Altaylı'nın ifadesi, cezaevi içinde neler yaşandığını ve ölümün doğal mi yoksa kasten mi gerçekleştiğini belirleyecek en somut delil olma potansiyeli taşıyor. Soruşturma, tüm yönleriyle aydınlatılmak üzere titizlikle sürdürülüyor.
Kaynak: Sözcü - Gündem
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!