Kurtlar Vadisi’nin ‘Ömer Baba’sı Emin Olcay, Kaşif Kozinoğlu Soruşturmasında İfade Verdi

Silivri’de 13 Yıl Önceki Şüpheli Ölüm Dosyası Yeniden Açıldı: Dizi Senaryosu ile Gerçeklik Arasındaki Paralellikler Gündeme Geldi

Kurtlar Vadisi'nin 'Ömer Babası' ifade vermek için adliyede - Görsel 1
Kurtlar Vadisi'nin 'Ömer Babası' ifade vermek için adliyede - Haber Görseli 1

Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011 tarihinde yaşanan ve hâlâ aydınlanmamış kenarları bulunan eski Milli İstihbaret Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca derinleştirilerek sürdürülüyor. Dosyanın yeni evresinde, Türk televizyon tarihinin en çok izlenen dizilerinden biri olan ‘Kurtlar Vadisi Pusu’ya ‘Ömer Baba’ karakteriyle damgasını vuran usta oyuncu Emin Olcay, “bilgi sahibi” sıfatıyla Silivri Adliyesi’ne sevk ederek savcı karşısında ifadesini verdi. Gelişme, dizinin senaryosundaki sahnelerle cezaevindeki gerçek ölümün zamansal ve işlemelere yönelik paralelliklerinin tekrar sorgulanması sürecini hızlandırdı.

Adliye Kapısında “Gizlilik” Vurgusu: “Savcıyla Görüşmeden Şey Söyleyemem”

Adliye girişinde basın mensuplarının objektifine giren Emin Olcay, soruşturmanın hassasiyeti ve üzerine konulan gizlilik kararına dikkat çekerek, hakkında yöneltilen soruları kısa ve öz bir dille yanıtladı. Deneyimli oyuncu, “Şu anda söyleyecek bir şeyim yok, biliyorsunuz. Savcıyla bir görüşelim, ondan sonra... Size bir şey söyleyebileceğimi zannetmiyorum, onu söyleyeyim. Başka hiçbir şey söyleyecek durumda değilim. Sadece ifademi vereyim, ondan sonra müsait olabilirsek görüşürüz sizlerle” ifadelerini kullanarak, sürecin giderek de olsa ışığa çıkması gerektiğini ancak yasal çerçeve içinde olduğunu vurguladı. Olcay’ın savcılıktaki işlemlerinin tamamlanmasıyla adliyeden ayrılması beklenirken, soruşturma ekipleri dosya üzerindeki incelemelerine kesintisiz devam ediyor.

2011’in Kasım Ayından Bugüne: Kaşif Kozinoğlu’nun Şüpheli Ölümü

Soruşturmanın merkezésini oluşturan olay, 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi’nde gerçekleşmişti. Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, hücresinde ölü bulundu. Resmi kayıtlara göre ölümün nedeni ise o dönemde “intihar” veya “şüpheli ölüm” olarak carşilara yansıtıldı ancak dosya yıllar boyunca kapalı kalmış veya yeterince aydınlatılamamıştı. Savcılık tarafından yeniden canlandırılan ve derinleştirilen soruşturma, olayın üzerinden geçen 13 yıllık sürenin verdiği zamansal mesafeye rağmen, yeni delil ve tanık ifadeleriyle olayın perdesini aralamayı hedefliyor.

Dizideki “Kazım Kaşifoğlu” Karakteri ile Gerçek Hayattaki “Kaşif Kozinoğlu” Benzerlikleri

Soruşturmanın en dikkat çeken ve hatta “şüphe uyandırıcı” bulunan boyutu, ‘Kurtlar Vadisi Pusu’ dizisinin o dönemdeki bölümleri ile gerçek hayattaki ölüm tarihi arasındaki çarpıcı zaman ve mekan paralellikleri. Gazeteci Yiğit Uzun’un haberiyle de detayları ortaya konan bu tabloya göre; dizinin 10 Kasım 2011 tarihinde yayımlanan 136. bölümünde, oyuncu Sedat Savtak’nın canlandırdığı ‘Kazım Kaşifoğlu’ karakteri hücrede tutulmakta ve ölümle tehdit edilmektedir. Bu bölümün yayından geçtiği iki gün sonra, yani 12 Kasım 2011 tarihinde Kaşif Kozinoğlu, Silivri Cezaevi’ndeki hücresinde ölü bulunuyor. Paralellikler bu kadarında kalmıyor; dizinin 8 Aralık 2011 tarihinde yayımlanan 139. bölümünde ise Kaşifoğlu karakterinin, hücresine girilen kişiler tarafından şırıngayla öldürüldüğü sahneler yer alıyordu. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, bu bölümlerdeki senaryo akışı, yayın tarihleri ve işleme yöntemleri ile gerçek ölüm arasındaki olası ilişki, yeniden başlatılan soruşturma kapsamında titizlikle inceleniyor.

Senaristlerden Oyunculara: “Bilgi Sahibi” Sıfatıyla İfade Verenler Genişliyor

Emin Olcay’dan önce bu dosya kapsamında, dizinin yapımcılığı ve senaryosuyla doğrudan ilişkili isimler de “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade vermişti. Dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, savcılık sorgulamasında yer almıştı. Ayrıca dizide Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran Sedat Savtak da ifadeye çağrılan isimler arasında yer almıştı. Emin Olcay’ın bu zincire eklenmesi, soruşturmanın yalnızca yazarlık ekibine odaklanmadığını, dizinin yürütme kadrosuna ve oyuncu kadrosuna da yayıldığını gösteriyor. Olcay’nın geçtiği dönemlerde, dizinin yapımcılığını Osman Sınav’ın bırakmasından sonra çizgisinin değiştiğini, senaryolardaki bazı bilgilerin “nereden geldiğini” sorguladığını ve “bir yerden bir şeyler geliyor ki yazıyorlar” diye düşündüğünü ifade etmesi, dosyaya yeni bir boyut kazandırıyor.

Sonuç: Aydınlanma Süreci İçin Kritik Bir Dönüm Noktası

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen ve gizlilik kararı ile korunan bu soruşturma, Emin Olcay’ın ifadesiyle yeni bir evreye girdi. Usta oyuncunun savcıya vereceği bilgilerin, 13 yıl önceki o gündeki olayların perceptisindeki boşlukları doldurup doldurmayacağı, dizinin senaryosu ile gerçek hayat arasında bir “sızıntı” ya da “bilgi akışı” olup olmadığı konusunda ipucu verip vermeyeceği merakla bekleniyor. Dosya üzerindeki incelemeler sürerken, adalet mekanizmasının bu gecikmiş ama hayati öneme sahip aydınlanma sürecini sonlandırıp sonlandıramayacağı, önümüzdeki günlerde toplanacak deliller ve ifadeler ışığında netleşecek.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle