Maaş hesaba yatar yatmaz yüzde 88'i zorunlu harcamalara gidiyor; kadınlar ve gençler en çok daralan kesim

İSTANBUL — Türk tüketicisinin maaş günü artık "harcama özgürlüğü" değil, "borç ödeme günü" anlamına geliyor. Hopi tarafından hayata geçirilen ve 1.500 kullanıcı üzerinde gerçekleştirilen "Hopi Pulse" adlı yeni araştırma serisinin ilk bulguları, gelirlerin ayın başında neredeyse tamamının zorunlu ödemelere ve temel ihtiyaçlara tahsis edildiğini, kadınların ve gençlerin bu sıkışmadan daha fazla paylaştığını ortaya koydu. Veriler, bütçelerin daraldığı ortamda bile bireylerin kendilerine "küçük mutluluk" alanı yaratma direncini sürdürdüğünü, ancak bu alanın cinsiyet ve yaş grubuna göre belirgin şekilde farklılaştığını işaret ediyor.

Maaş hesaba yatar yatmaz yüzde 88 zorunlu harcamalara gidiyor - Görsel 1
Maaş hesaba yatar yatmaz yüzde 88 zorunlu harcamalara gidiyor - Haber Görseli 1

Araştırma yöntemi ve katılımcı profili

Hopi ekosistemi içinde tüketim davranışlarını anlık ve periyodik olarak izleme amacıyla kurulan "Hopi Pulse" serisi, Ağustos 2026 dönemi verileriyle yola çıktı. Araştırma; Hopi uygulaması içindeki anket modülü üzerinden, platformun 1.500 kullanıcısının katkısıyla tamamlandı. Katılımcı kitlesinin %59'u erkek, %41'i kadın olarak gerçekleşti. Gelir düzeyleri, Türk-İş'in belirlediği yoksulluk sınırı referans alınarak üç ana segmente ayrıldı. Hopi yetkilileri, çalışmanın yalnızca anket beyanlarına dayanmadığını, ilerleyen dönemlerde anonimleştirilmiş alışveriş verilerinin de eklenerek "beyan ile davranış" kıyaslamasının yapılması hedeflendiğini vurguladı. Hopi CEO'su Elif Ateşok Şatıroğlu, "Tüketici biz onu anlamaya çalışırken değişmeye devam ediyor. Yıllık raporlar geriye bakarken, Pulse ile değişimi anlık okuyorumuz" diyerek serinin stratejik önemine dikkat çekti.

Maaş hesaba yatar yatmaz yüzde 88 zorunlu harcamalara gidiyor - Görsel 2
Maaş hesaba yatar yatmaz yüzde 88 zorunlu harcamalara gidiyor - Haber Görseli 2

Maaşın ilk durağı: Yüzde 88 zorunluluk ve temel ihtiyaç

Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, maaş hesaba yatırıldığı andaki para akışının yönelimiydi. Katılımcıların %71'i geliri ilk anda kira, fatura, kredi ve kredi kartı borçları gibi düzenli ödemelere yönelirken; %17'si market gibi temel tüketim ihtiyaçlarını öne çıkardı. Bu iki grubun birleşimi, her 100 kişiden 88'inin (yüzde 88) maaşını "gelir gelmez" mevcut yükümlülükleri kapatmak için harcadığını gösteriyor. Birikim veya yatırıma öncelik verebilenlerin oranı ise yalnızca %8 seviyesinde kaldı. 18-25 yaş grubunda bu tablo biraz farklılaşıyor; gençlerin %37'si düzenli ödemeleri, %33'ü market harcamalarını ilk sıraya koyarak, gençlerin toplam %70'inin de maaşını zorunluluklarla başlattığı gözlemlendi.

Aynı maaş, iki farklı ay: İlk hafta bitirenler vs. ay sonuna taşıyanlar

Maaşın ay içindeki "ömrü" incelendiğinde, katılımcıların neredeyse eşit büyüklükte iki ana gruba ayrıldığı tespit edildi. Katılımcıların %25'i maaşının ilk 7 günde tükendiğini bildirirken, tam karşısında %24'ü ay sonunda hâlâ elinde harcanmamış bir miktar kaldığını ifade etti. Bu polarizasyon, gelir gruplarını da kapsuyor; en düşük gelir grubunda (Gelir -1) maaşın ilk üç haftada bitenlerin oranı %68'e çıkarken, bu gruptan ay sonuna para taşıyabilenler %18 ile sınırlı kaldı. Orta gelir grubunda (Gelir -2) ise bu oran %32'ye yükselmiş olsa da, yine gruptaki kişilerin yaklaşık üçte ikisi ay sonuna maaşından bir birikim taşıyamıyordu.

Cinsiyet farkı: Kadınlar erken tüketiyor, erkekler daha uzun dayanıyor

Araştırmanın en belirgin demografik ayrışması cinsiyet ekseninde oluştu. Maaşını ilk hafta içinde bitirenlerin oranı kadınlarda %31, erkeklerde ise %21 olarak gerçekleşti. Ay sonuna para taşıyabilenlerin payı erkeklerde %27, kadınlarda %21 olarak ölçüldü. Bu fark 26-35 yaş grubunda dramatik boyutlara ulaştı; bu yaş aralığındaki kadınların %40'ı maaşının ilk haftada tükendiğini söylerken, erkeklerde bu oran %24'le neredeyse yarıya indi. Gelir -2 grubunda da erkeklerin %38'i ay sonuna para bıraktığını belirtirken, kadınlarda bu oran %24 seviyesinde kaldı. Veriler, kadınların aile bütçesi yönetiminde ve temel ihtiyaç karşılamasında daha yoğun bir rol üstlendiğini, bu durumun da nakit akışını hızlandırdığını düşündürüyor.

Zorunluluklardan sonraki ilk tercih: Giyim ve "küçük mutluluklar"

Maaşın büyük kısmı zorunlu giderleri kapattan sonra, kalan bütçede katılımcıların açık ara ilk tercihi giyim kategorisindeydi (%49). Dışarıda yemek/restoran (%13), kozmetik ve seyahat ise takip eden başlıca kalemler olarak öne çıktı. Bütçe daraldığında en son vazgeçilmek istenen kategori de yine giyimdi; katılımcıların %78'i belirli kategorilerden vazgeçmekten zorlandığını belirtirken, giyim %19 ile "en çok korunan" madde başlığına oturdu. Sadece %22'si "gerektiğinde her kategoriden keserim" dedi.

Kendini mutlu etme direnci: Gençler pes etmiyor

Sıkışmış bütçeler Trotz, tüketicilerin kendilerine "küçük mutluluk" kapılarını tamamen kapatmadığını gösteriyor. Katılımcıların %90'ı, kendilerini mutlu edecek küçük alışverişleri "her zaman" veya "zaman zaman" yapmaya devam ediyor; "hiç yapmıyorum" diyenlerin payı %10 ile çok düşük. Bu direncin en güçlü örneğini 18-25 yaş grubu verdi; bu grupta "hiç alışveriş yapmıyorum" diyen tek bir katılımcı yokken, grubun %52'si her maaş döneminde kendine bir ödül alışverişi yaptığını kaydetti. Hopi Growth, Data ve Merchant Success Genel Müdür Yardımcısı Mihrican Ünlü, "Bir araştırma bir kez yapıldığında haberdir; tekrarlandığında trend olur" diyerek, Pulse serisinin bu davranışsal direncin zaman içindeki seyrini haritalandireceğini belirtti.


Kaynak: Sözcü - Ekonomi
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle