Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’den İstifa Sürecini Açıkladı: "Üstenci Sözler Sonrası 1 Dakika Daha Dayanamadım"

Ankara — CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın bugünkü sert açıklamalarının ardından gündeme gelen ve medyada cumhurbaşkanı adaylığı iddialarıyla yorumlanan istifa kararı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş tarafından netleştirildi. Yavaş, istifa kararının partisizlikten ziyade parti içi muhalefetin tonundan kaynaklandığını, cumhurbaşkanlığı seçimiyle hiçbir ilgisinin olmadığını vurgulayarak "aşkınlıkla" izlediğini belirttiği medya yorumlarını da cevapsız bırakmadı.

Mansur Yavaş'tan istifa kararının ardından ilk açıklama - Görsel 1
Mansur Yavaş'tan istifa kararının ardından ilk açıklama - Haber Görseli 1

Müslim Sarı’nın Açıklamaları “Son Damla” Oldu

Siyasi gündemi sarsan gelişme, CHP Genel Merkezi’nden yapılan açıklamalarla başladı. Parti Sözcüsü Müslim Sarı’nın “üstenci” ve “sert” ifadelere yer verdiği bildirildiği basın toplantısının ardından, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabı üzerinden CHP’den istifa kararını kamuoyuyla paylaştı. Kararın ardından gazeteci Gürbüz Evren’e yaptığı ilk açıklamada Yavaş, ayrılma niyetinin aslında olmadığını, ancak bugünkü gelişmelerin bu kararı kaçınılmaz kıldığını ifade etti. Yavaş, “Aslında CHP’den ayrılma gibi bir niyetim yoktu. Ama bugünkü sert ve üstenci sözlerden sonra artık 1 dakika duramayacağıma ve istifa zamanının geldiğine karar verdim, bundan sonra kalmam doğru olmazdı” ifadelerini kullanarak, partisinin resmi sözcüsünden gelen eleştirilerin kişisel dayanım noktasını aştığını açıkça ortaya koydu.

Mansur Yavaş'tan istifa kararının ardından ilk açıklama - Görsel 2
Mansur Yavaş'tan istifa kararının ardından ilk açıklama - Haber Görseli 2

“Cumhurbaşkanlığı İddiaları Gerçekleri Yansıtmıyor”

İstifa bildirisi yayınlandığı an medyada ve sosyal platformlarda “Mansur Yavaş cumhurbaşkanı adayı oluyor mu?” spekülasyonları aniden patlak verdi. Bu iddialar üzerine konuşturulan Yavaş, medyadaki bu bağlamı “şaşkınlıkla” takip ettiğini belirterek, istifa kararının 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle veya herhangi bir adaylık hesaplarıyla bağlantılı olmadığını net bir dille reddetti. “Medyada her şeyi benim cumhurbaşkanlığı adaylığına bağlayanlar var. Bu istifa kararının Cumhurbaşkanlığı seçimiyle hiçbir ilgisi yok. Medyada söylenenleri şaşkınlıkla izliyorum” diyen Yavaş, kararın nitelikli bir protesto ve bir öfkeden ziyade, parti içi demokratik kültürün bozulmasına karşı alınan bir tavır olduğunu vurguladı.

Mansur Yavaş'tan istifa kararının ardından ilk açıklama - Görsel 3
Mansur Yavaş'tan istifa kararının ardından ilk açıklama - Haber Görseli 3

Diğer Belediye Başkanları İçin “Sorumluluk Almam” Uyarısı

Yavaş’ın açıklamalarının en dikkat çeken boyutlarından biri de, kendisinin izlediği yolun diğer CHP’li belediye başkanları tarafından taklit edilmesi ihtimali üzerineydi. Medyada “Yavaş istifa ederse diğer belediye başkanları da gider mi?” sorularının gündeme geldiği belirtilirken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı bu senaryoyu hem istemediğini hem de bu tarz bir toplu istifa dalgasının sorumluluğunu üstlenmeyeceğini bildirdi. “100 ya da daha fazla belediye CHP’de kalsa iyi olmaz mı? Bu tartışmaların yaşanmasını, yapılmasını ben istemedim. İstifaların sorumlusu da olamam” diyerek, parti içi ittifakların ve yerel yönetimlerin istikrarının kişisel kararlardan ziyade kolektif bir iradeyle korunması gerektiğine dikkat çeken Yavaş, olası bir “domino etkisi” riskini göze almadığını sinyallerdi.

Süreçteki “Şaşkınlık” ve Gelecek Hazır Bulunurluk

Mansur Yavaş’ın bu açıklamaları, istifa karısının ani bir öfke patlaması olmadığını, ancak uzun süredir biriken bir tabloyu tetikleyen “son damla”nin Sarı’nın sözleri olduğunu kanıtlıyor. Başkan Yavaş, hem cumhurbaşkanlığı iddialarını hem de olası takipçi istifaları temizleyerek, kararın nitelikli bir “dur de” mesajı olduğunu ortaya koydu. Gündemin odağı artık CHP Genel Merkezi’nin bu istifaya vereceği tepki ve partinin iç dengeleri üzerindeki etkisi üzerine kayarken, Yavaş’ın “şirketleşme” ve “üstencilik” eleştirileriyle özetlediği tablo, parti içi demokrasi tartışmalarını yeniden ateşlemek üzere görünüyor.


Kaynak: Sözcü - Gündem
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle