Avustralya’da Yapay Resif Projesi Deniz Ekosistemini Canlandırdı: 3 Yılda Balık Tür Sayısı 5 Kat Arttı

Batı Avustralya Hükümeti ve Recfishwest ortaklığıyla hayata geçirilen yenilikçi "Balık Kutları" projesi, deniz tabanına yerleştirilen 60 adet özel beton modül sayesinde hedeflediği ekolojik dengenin çok ötesinde bir başarı kaydetti. Ocak 2023'te Bunbury ve Dunsborough açıklarındaki sığınak yetersizliği çeken bölgelerde başlatılan deney, üçüncü yılın sonunda bölgedeki balık türü sayısının 12’den 60’ın üzerine çıkmasına neden olarak deniz biyolojleri ve balıkçılar için umut verici bir model oluşturdu.

Okyanusun dibine 60 beton blok attılar: 3 yıl sonra mucize yaşandı - Görsel 1
Okyanusun dibine 60 beton blok attılar: 3 yıl sonra mucize yaşandı - Haber Görseli 1

Dip Akıntıları Mühendisliğiyle Besin Zinciri Tetiklendi

Projenin mühendislik başarısı, beton blokların sadece fiziki birer sığınak olmaktan çıkıp, su sirkülasyonunu yöneten aktif yapılar haline getirilmesidir. Her biri 10 ton ağırlığında ve 3 metre yüksekliğinde olan 60 modül, rastgele değil; dip suyunun yüzeye doğru yükselmesini sağlayacak "upwelling" (dip suyu kalkımı) efektini tetikleyecek şekilde beşerli altı grup halinde konumlandırıldı. İçleri boş ve çok sayıda açıklığa sahip olan bu yapılar, besin açısından zengin dip sularının yüzeye taşınmasını sağlayarak fitoplankton ve zooplankton üretiminde patlamaya yol açtı. Bu durum, besin zincirinin en alt basamağından başlayarak küçük balıkları ve ardından yırtıcı büyük türleri bölgeye çekerek ölü bir deniz tabanını canlı bir ekosisteme dönüştürdü.

Okyanusun dibine 60 beton blok attılar: 3 yıl sonra mucize yaşandı - Görsel 2
Okyanusun dibine 60 beton blok attılar: 3 yıl sonra mucize yaşandı - Haber Görseli 2

Doğal Bir Resif Görünümüne Kavuşma Süreci

Yapay resiflerin biyolojik evrimi, bilim insanlarının öngörülerini doğrulayan hızla ilerledi. Kurulumdan yaklaşık iki ay sonra Samson balığı (Seriola hippos) ve Skippy (Trachurus novaezelandiae) gibi pelajik türlerin yapılara yönelmesi ilk olumlu sinyalleri verdi. Altıncı ayın sonunda modüllerin yüzeyleri alglerle kaplanarak biyolojik bir tabaka oluşturdu. Bir yılın sonuna gelindiğinde ise yapılar, mercan algleri, süngerler ve yosun hayvanları (bryozoa) ile kaplanarak, doğal bir mercan resifinin görsel ve fonksiyonel bütünlüğünü taklit eden karmaşık bir habitat haline geldi. Bu süreç, betonun soğuk ve hayatssız bir malzemeden, canlı organizmalar için uygun bir substra (altyapı) malzemesine dönüşümünü somutladı.

Tür Çeşitliliğinde Dramatik Artış ve Yeni Sakinler

Projenin nicel başarısı, izleme çalışmalarıyla ortaya konulan verilerle belgelenmiştir. Uygulama öncesinde bölgede tespit edilen yalnızca 12 balık türü, üçüncü yılın sonunda yapılan envanterlerde 60’ı buldu. Yeni sakinler arasında ekonomik ve ekolojik değeri yüksek pembe lefrok (Pink Snapper), mavi groper (Blue Groper), ahtapotlar ve wobbegong köpekbalıkları (Wobbegong Sharks) gibi demersal (dip yaşamlı) ve yırtıcı türler yer alıyordu. Bu çeşitlilik, resifin sadece balıkları toplayıcı bir "toplama cihazı" olmaktan ziyade, onlara beslenme, üreme ve sığınma imkânı sunan üretken bir "üretim alanı" işlevi gördüğünü kanıtladı.

2,38 Milyon Dolar Bütçeyle Başlayan Model Eyalete Yayıldı

İlk etapta Bunbury’da 17 metre, Dunsborough’da ise 27 metre derinliğe, amatör balıkçıların da erişebileceği stratejik noktalara yerleştirilen resiflerin maliyeti 2,38 milyon Avustralya Doları olarak gerçekleşti. Elde edilen olumlu veriler ışığında program 2019 yılında Bunbury resifine 90 adet daha küçük modül eklenerek genişletildi; bu hamle avlanmaya uygun yüzey alanını %50 oranında artırdı. 2020 izleme verilerinde 58 farklı türün varlığı kaydedilerek projenin sürdürülebilirliği teyit edildi. Bu başarı, Western Australia eyaletinde Exmouth, Carnarvon, Ocean Reef, Rottnest Adası, Mandurah ve Esperance gibi neredeyse tüm sahiline yayılan bir devlet politikasına dönüştü. Serinin dokuzuncu halkası olarak Nisan 2026’da Albany bölgesinde kurulacak ve 2027 başlarında denize indirilecek yeni yapay resif, eyalet hükümeti finansıyla bu ekolojik restorasyon modelinin kesintisiz devam edeceğinin göstergesi oluyor.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle