Hayal Köseoğlu’nun “X Bağımlılığı” İtirafı: Eleştirilere Karşı Geliştirdiği Sıra Dışı Yöntem
İstanbul – Dizilerdeki canlı performansları ve söyleşilerindeki dürüst, bazen de şok edici açıklamalarıyla gündemin sık sık içerisinde yer alan oyuncu Hayal Köseoğlu, bu sefer dijital dünyayla kurduğu ilişkiyi konuştu. Ünlü oyuncu, özellikle X platformu (eski adıyla Twitter) üzerindeki sürekli aktifliğinin kendisi için birer “bağımlılık” haline geldiğini kabul ederken, platformdaki olumsuzluklarla başa çıkmanın kendine has, hatta neredeyse bir “terapi” yöntemi geliştirdiğini anlattı. Köseoğlu’nun samimi itirafları, sanatçının halkla ilişkisi ile sosyal medyanın psikolojik etkileri üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

“Tam Bir Twitter Bağımlısıyım” Diyen Oyuncu, Ekran Süresini Hesaplamıyor
Sözcü gazetesinin Magazin sayfalarında yer alan habere göre, Hayal Köseoğlu sosyal medya alışkanlıkları üzerine yöneltilen sorulara karakteristik bir samimiyetle yanıt verdi. Oyuncu, “Ben tam bir Twitter bağımlısıyım” cümlesiyle başlayan açıklamasında, platformda geçirdiği sürenin rutinleştiğini ve bu durumun kontrolünün biraz elinden çıktığını ima etti. Köseoğlu, X’te vakit geçirmeyi sevdiğini, akışı takip etmenin ve anlık reaksiyonlar vermenin günlük hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirterek, bu alışkanlığın sadece bir eğlence aracı olmanın ötesinde, bir nevi “bağımlılık” niteliğinde olduğunu açıkça ifade etti. Bu itiraf, sürekli ışıklar altında olan bir sanatçının dijital ayak iziyle kurduğu karmaşık ilişkinin somut bir örneği olarak dikkat çekti.

Kötü Yorumun Ardındaki Profil: “İnsanın İyi Yanını Arıyorum”
Köseoğlu’nun açıklamalarının en dikkat çekici ve psikolojik derinliği olan kısmı, olumsuz eleştirilere verdiği tepki mekanizmasıydı. Oyuncu, hakkında kötü, hakaret içeren veya saldırgan bir yorum gördüğünde doğrudan cevap vermek, engellemek ya da sinirlenmek yerine, yorumu yapan kişinin profil sayfasını derinlemesine incelemeyi tercih ettiğini açıkladı. “Bana kötü bir şey söyleyen bir insan olduğunda hemen profiline giriyorum. Başka şeyler hakkında söylediği iyi, güzel şeyleri arayıp onlara bakıyorum” diyen Köseoğlu, bu davranışının bir nevi “empati kurma” ya da “insanın iyiliğini bulma” çabası olduğunu vurguladı. Sanatçının bu yöntemi, siber zorbalık ve “cancel culture” (iptal kültürü) tartışmalarının yoğunlaştığı dönemde, olumsuzlukla başa çıkmanın alternatif ve insani bir yolunu sunuyor.
Profil Tarama Stratejisi: Eleştirmenin Başka Konulardaki Tutumu Önemli
Hayal Köseoğlu, bu süreçte karşılaştığı ilginç tabloyu da paylaştı. Kendi adına kötü yazan kullanıcıların, farklı konularda –bazı sosyal olaylar, sanat, spor ya da günlük yaşam hakkında– oldukça olumlu, hatta hayranlık duyulacak nitelikte paylaşımlar yaptıklarını gördüğünü belirtti. Oyuncu bu durum karşısında, “Bu insan aslında kötü biri değil, sadece benim için öyle davrandı” ya da “Anlık bir öfkeyle yazmış” gibi bir yargıya vararak olayı yüreğine sırtlamayı tercih ettiğini anlattı. Bu strateji, dijital ortamda anonimlik arkasına saklanan kişilerin çok boyutlu kimliklerini hatırlatarak, sanatçının kendi zihinsel sağlığını korumasına yardımcı olan bir “kalkanı” niteliğinde görünüyor.
Sosyal Medya İlişkisinde Yeni Bir Bakış Açısı
Köseoğlu’nun bu açıklamaları, sosyal medya kullanımı üzerine yapılan akademik ve popüler tartışmalara pratik bir katkı sağladı. Sürekli maruz kalınan negatifliklerin (negativity bias) etkisini minimize etmek adına “karşı tarafın iyi yanını aramak” yöntemi, hem psikolojik dayanıklılığı artırıyor hem de dijital iletişimin insani yüzünü hatırlatıyor. Oyuncunun “Bağımlıyım ama bu bağımlılığı yönetmek için kendi yöntemimi geliştirdim” diyebilmesi, Viele sanatçının gizlediği veya yutkunarak yaşadığı bir gerçeği masaya yatırdı. Bu samimi itiraf, hayranları ve takipçileri tarafından “geri dönüşüm” ve “olgunlaşma” örneği olarak yorumlanırken, medya okuryazarlığı açısından da eleştiriyi nasıl filtreleyeceğimize dair ilham verici bir model oluşturdu.
Kaynak: Sözcü - Magazin
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!