Özgür Özel'den Turgutlu Saldırısı Sonrası Çarpıcı Mesaj: "Yerine Getirilmeyen Bir Kamu Sorumluluğu Var"

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise önünde gerçekleşen silahlı saldırı gündemi sarsarken, Parti Genel Başkanı Özgür Özel, olayı “tekil bir hadise” hesabına bağlamamanın gerektiğini vurgulayarak, okul güvenliğindeki boşluğu “yerine getirilmeyen bir kamu sorumluluğu” olarak tanımladı. Özel, hem vali ve belediye başkanıyla telefonla görüşerek bilgi alarak hem de milletvekillerinden oluşan bir inceleme heyetini bölgeye ileterek süreci yakından takip ettiğini açıkladı.

Özgür Özel'den Turgutlu'daki okul saldırısı sonrası dikkat çeken mesaj: "Yerine getirilmeyen bir kamu sorumluluğu var" - Görsel 1
Özgür Özel'den Turgutlu'daki okul saldırısı sonrası dikkat çeken mesaj: "Yerine getirilmeyen bir kamu sorumluluğu var" - Haber Görseli 1

Saldırı Anında Yetkililerle Görüşme ve Heyet Gönderimi

Özgür Özel, saldırı haberini almanın ardından hızla eyleme geçtiğini belirterek, Manisa Valisi Vahdettin Özkan ile Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın ile telefon yoluyla görüşerek olayın boyutları ve yaralıların durumu hakkında ilk el bilgisi elde ettiğini kaydetti. Genel Başkan, olayın derinlemesine incelenmesi ve yerinde tespitlerin yapılması amacıyla, parti milletvekilleri Murat Bakan, Deniz Yücel, Bekir Başevirgen ve Suat Özçağdaş’tan oluşan dört kişilik bir heyetin Turgutlu’ya sevk edildiğini ifade etti. Heyet, bölgede hem olay yerinde incelemelerde bulunarak sürecin şeffaf bir şekilde izlenmesini sağladı hem de hastanelerde tedavi gören yarıların sağlık durumunu yakından takip ederek aileleriyle birleşti.

Özgür Özel'den Turgutlu'daki okul saldırısı sonrası dikkat çeken mesaj: "Yerine getirilmeyen bir kamu sorumluluğu var" - Görsel 2
Özgür Özel'den Turgutlu'daki okul saldırısı sonrası dikkat çeken mesaj: "Yerine getirilmeyen bir kamu sorumluluğu var" - Haber Görseli 2

“Artık Tekil Olay Olarak Değerlendirilemez” Uyarısı

Özel, açıklamasında okul ve öğrenci güvenliği konusunda partinin daha önceki dönemlerde de sürekli uyarılarda bulunduğunu ve bu alanda somut çözüm önerileri sunduğunu hatırlattı. Genel Başkan, okul içinde veya hemen çevresinde meydana gelen şiddet olaylarının artık izole, tekil ve rastlantısal olaylar olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti. Özel’e göre bu tür事件ler (olaylar), sistemik bir güvenlik açığını ve alışkanlık haline gelen bir tehlikeyi işaret ediyor. “Çocuklarını okula gönderen ailelerin her an bir güvenlik endişesi içinde yaşamak zorunda kalması, ciddiyetini yitirilmemesi gereken bir toplumsal sorun haline geldi” vurgusu yaparak, durumun bireysel kayıpların ötesinde bir toplum psikolojisi krizine dönüştüğünü belirtti.

Ebeveyn Kaygısını Merkeze Alan Güvenlik Kavramı

Özel’in açıklamasındaki en dikkat çeken ve toplumun vicdanına hitap eden kısım, güvenlik kavramını “devletin yüceliği”nden ziyade “anne babanın huzuruna” oturtmasıydı. Genel Başkan, “Bir anne baba çocuğunu okula gönderirken, ‘Acaba güvende mi?’ diye düşünüyorsa, ortada görmezden gelinemeyecek bir güvenlik sorunu ve yerine getirilmeyen bir kamu sorumluluğu vardır” ifadelerini kullanarak, sorumluluğun tamamen kamu yetkili kurumlarına ait olduğunu net bir dille vurguladı. Bu tespit, okul güvenliğinin sadece polis kolluk kuvvetleri veya okul müdürlüklerinin operasyonel bir işi olmadığını, temelde vatandaşın devletten hak ettiği en temel güvence olan “yaşam ve beden bütünlüğü hakkı”nun ihlali boyutunda bir kamu sorumluluğu olduğunu ortaya koydu.

“Sorumluluklarını Yerine Getirmeyenler de Hesap Verecek”

Özel, saldırıda yaralananlara başarılar dileyerek geçmiş olsun mesajını iletirken, olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasının zorunluluğuna dikkat çekti. Genel Başkan, “Sorumluların yanı sıra sorumluluğunu yerine getirmeyenlerin de ortaya çıkarılması için süreci takip edeceğiz” diyerek, doğrudan failin yanı sıra, güvenlik tedbirlerini almayan, ihmal eden veya sistemik çözümler üretmeyen idari ve siyasi sorumluluk sahiplerinin de bu süreçten muaf tutulamayacağını sinyalli verdi. Bu yaklaşım, olayın sadece bir cevazi takip konusu olmaktan çıkarılarak, politika ve yönetim mekanizmalarının hesap verme mekanizması içine alınmasını gerektiren bir demokratik talep olarak çerçevelendi.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle