Fon Krizi Gölgesinde Pusula Holding İddiaları: Devlet Erkanının Temel Atma Töreni Gündeme Getirdi

Derinleşen fon krizi sürecinde, vurgunun boyutunu genişleten yeni ayrıntılar gündeme gelirken, Pusula Holding ile ilişkilendirilen adli sürecin fitili, muhafazakar yazar Abdurrahman Dilipak’ın sosyal medya paylaşımıyla yeniden ateşlendi. Dilipak, sürecin sadece bizzat kurumların bilgisinin ötesinde, doğrudan ve dolaylı yollarla "oynanan kirli oyunun birer parçası" olduklarını ima eden ciddi iddialarda bulundu. Yazarın dikkat çeken tespiti, soruşturmanın odaklanma noktasını resmi kurumların denetim ve gözetim mekanizmaları üzerine taşımakla kalmadı, geçmişte gerçekleşen resmi bir törenin de işaret edilmesiyle olayı boyutsal bir çerçeveye oturtmaya çalıştı.

Pusulacı, devlet erkanıyla temel atmış - Görsel 1
Pusulacı, devlet erkanıyla temel atmış - Haber Görseli 1

AK Parti Resmi Sitesindeki 2026 Tarihli Haber Kanıt Olarak Sunuldu

Abdurrahman Dilipak, iddialarını somutlaştırmak amacıyla AK Parti’nin resmi internet sitesinde yer alan ve "14 Mart 2026" tarihli bir haber linkini referans gösterdi. Yazar, "AK Parti internet sitesindeki şu habere bakın ne demek istediğimi anlarsınız" ifadesini kullanarak, paylaşılan görselin ve metnin sürecin birer "zülfiyare"si olduğunu vurguladı. Kaynak metinde yer alan bu tarih, haberi yayınlayan kurumun resmi arşivlerine dayandırılarak, Pusula Holding ile siyasi gücün organik bağıntısını kanıtlamak üzere bir delil niteliğinde sunuldu.

Pusulacı, devlet erkanıyla temel atmış - Görsel 2
Pusulacı, devlet erkanıyla temel atmış - Haber Görseli 2

Devlet Erkanının Katıldığı Törenin Detayları Ortaya Çıktı

AK Parti web sitesindeki haber metnine ve eklenen görsele dayanarak; devlet erkanının, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın da yer aldığı bir tören protokolünde yer aldığı ortaya konuldu. Haberde, yetkililerin Bingöl ilinde gerçekleştirilen iki ayrı projenin açılış ve temel atma törenlerine katıldığı kaydedildi. Bu projelerden biri "Yaşar Turhan Anadolu Lisesi"nin açılışı, diğeri ise "Serdar Turhan Kampüsü Çocuk Evleri Sitesi"nin temel atma töreni olarak tanımlanmıştı. Törenin resmi kayıtlara geçirilmesi ve bir parti resmi sitesinden yayımlandığı ifade edilerek, holding ile devlet yapısının kamu hizmetleri zemininde kesiştiği vurgulandı.

Denetim Kurumlarının "Farkında Olması" ve "Sessiz Kaldığı" İddiası

Dilipak’ın sosyal medya aracılığıyla yönelttiği en ağır suçlama, denetim ve düzenleme yetkisine sahip kurumların bu ilişki ağından haberdar olmasına ve buna rağmen müdahale etmeme kararı almasına yönelikti. Yazar, Maliye Bakanlığı (Hazine ve Maliye Bakanlığı), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Borsa İstanbul yönetiminin içinden "bazı kişilerin" sadece işin farkında olmadıklarını, sürecin doğrudan aktörleri olduğunu savundu. "Sustular, çünkü bunların ayak izlerini takip ettiğinizde, iş zülfiyare dokunuyordu" ifadesiyle, kurumsal sessizliğin arkasında bir "koruma zinciri" veya "çarpışma çıkarı" olabileceği yönünde ciddi bir işaretleme yapıldı.

Adli Sürecin Boyutu ve Sosyal Medyanın Gündem Belirleme Gücü

Kaynak metinde yer alan bu gelişmeler, Pusula Holding'e yönelik adli sürecin yalnızca hukuki bir dosya olmaktan çıkıp, siyaset, bürokrasi ve piyasa denetimi üçgenindeki ilişkileri de kapsayan çok boyutlu bir kriz haline geldiğini gösteriyor. Devlet erkanının bir holding başkanıyla birlikte tören protokolünde yer almasının, yıllar sonra bir yazar tarafından "kirli oyunun parçası" olarak yeniden yorumlanması, kamusal şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerini yeniden tetikliyor. Sözcü gazetesinin (www.sozcu.com.tr) Mega Ajans telif hakları altındaki bu haber, gündemin nasıl şekillendiğini ve eski resmi kayıtların bugünkü soruşturmalara nasıl delil teşkil edebildiğini bir kez daha kanıtlıyor.


Kaynak: Sözcü - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle