SPK’tan Pay Geri Alımlarında Tarihi Düzenleme: Üst Sınır Kaldırıldı, Şirketlere Geniş Manevra Alanı

İSTANBUL — Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin hisse senedi geri alım stratejilerinde kökenli bir esnekliğe kavuşturuldu. Kurul, 22 Eylül 2026 tarihli ve sayılı ilke kararıyla, II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği’nin 9. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen toplam geri alma bedeline ilişkin zorunlu üst sınır uygulamasını tamamen ortadan kaldırdı. Bu hamle, piyasa koşullarına göre hareket alanı arayan yayımcı kuruluşlar için stratejik bir käse kararı olarak değerlendirilirken, yatırımcılar tarafından da şirketlerin nakit yönetimi ve sermaye yapısı optimizasyonu politikalarının bir göstergesi olarak takip ediliyor.

SPK: 'Hisse pay geri alımlarında üst sınır kaldırıldı' - Görsel 1
SPK: 'Hisse pay geri alımlarında üst sınır kaldırıldı' - Haber Görseli 1

Mevcut Düzenlemenin Kapsamı ve Hukuki Dayanağı

Yeni kararın hukuki altyapısını, SPK’nin 19 Mart 2025 tarihli ve 16/531 sayılı ilke kararı oluşturuyor. Bu çerçevede, yayımcı kuruluşların bu tarihten itibaren başlatacakları veya sürecekleri pay geri alım işlemlerinde, tebliğin ilgili maddesinde yazılı olan "toplam bedel sınırı" aranmayacak. Önceki düzenlemeye göre şirketler, kendi paylarını geri alırken harcadıkları toplam tutarın belirli bir sınırı (genellikle ödenmiş sermayenin belirli bir oranı veya serbest rezervler çerçevesinde) aşmaması gerekiyordu. Getirilen muafiyetle bu sayısal kısıtlama devre dışı bırakılmış, şirketlerin elindeki likidite ve piyasa değerlendirmeleri doğrultusunda çok daha agresif veya geniş ölçekli geri alma programları yürütmeleri mümkün hale getirildi.

SPK: 'Hisse pay geri alımlarında üst sınır kaldırıldı' - Görsel 2
SPK: 'Hisse pay geri alımlarında üst sınır kaldırıldı' - Haber Görseli 2

Süresiz Uygulama ve Gelecekteki Süreç

Kararın en dikkat çekici ve piyasa dinamiklerini doğrudan etkileyen yönü, SPK’nin bu muafiyet için somut bir bitiş tarihi koymamasıdır. Kurul, pay geri alımlarının toplam bedeline ilişkin üst sınır muafiyetinin, kendisince yapılacak ikinci bir duyuruya kadar süreksiz olarak devam edeceğini beyan etti. Bu "süresiz" yapı, şirketlerin geri alma planlarını hazırlarken uzun vadeli bir görünürlük ve istikrar sağlarken, aynı zamanda SPK’nin piyasa koşullarına, likidite ihtiyacına veya makroekonomik göstergelere göre bu esnekliği aniden sonlandırma yetkisini de elinde tuttuğunu gösteriyor. Piyasa oyuncuları, Kurul’un "ikinci duyurusu" için makroekonomik veri setlerini ve Borsa İstanbul’daki işlem hacimlerini yakından izlemeye devam edecek.

SPK: 'Hisse pay geri alımlarında üst sınır kaldırıldı' - Görsel 3
SPK: 'Hisse pay geri alımlarında üst sınır kaldırıldı' - Haber Görseli 3

Şirketler ve Yatırımcılar İçin Stratejik Anlamı

Bu düzenleme, özellikle fiyat performansının içsel değerinin altında kaldığını düşünen, güçlü nakit akımına sahip ve serbest rezervleri yeterli olan şirketler için "pencere" niteliğinde bir fırsat yaratıyor. Şirketler, artık tebligat maddesindeki sayısal tavan endişesi olmaksızın, piyasa fiyatlarını destekleme, hisse başına kârı (EPS) artırma veya sermaye yapısını borç odaklıdan öz sermaye odaklıya çevirme amacıyla çok daha geniş hacimlerde geri alma kararı alabilecek. Yatırımcı tarafında ise bu hamle, yönetimin kendi hissesine güven sinyali olarak yorumlanabileceği gibi, şirketin yatırım fırsatları bulamadığı veya nakit yığınına oturduğu alternatif bir sinyal olarak da okunabilir; bu nedenle her geri alma kararı şirketin temel analizleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Piyasa Denetiminde Yeni Bir Dönem

Özetle; SPK’nin 22 Eylül 2026 tarihli kararıyla getirdiği düzenleme, Türk sermaye piyasasında pay geri alımı mekanizmasını daha dinamik, esnek ve piyasa koşullarına uyum sağlayacak bir yapıya evrilmesini sağlıyor. Üst sınırın kaldırılması ve süresiz muafiyetin tanınması, yayımcı kuruluşlara stratejik derinlik karken, denetleyici otorite olarak SPK’nin de piyasa dinamiklerine anlık müdahale yetkisini koruyarak dengeli bir yönetişim anlayışını sergilediğini kanıtlıyor. Gelecek dönemde hangi şirketlerin bu genişletilen yetkiyi ne hacimde ve hangi zamanlama ile kullanacağı, Borsa İstanbul’un likidite derinliğini ve fiyat belirleme sürecini şekillendirecek en kritik değişkenlerden biri olacak.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle