Trump’ın Basın Yasağına Yargı Darbesi: Beyaz Saray Erişimleri Geri Verilecek
WASHINGTON — ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, olumsuz haber yapımı gerekçesiyle CNN, MSNBC ve Politico muhabirlerinin Beyaz Saray akreditasyonlarını iptal etmesi kararı, federal yargı tarafından bloke edildi. ABD Columbia Bölgesi Federal Yargıcı Timothy J. Kelly, yönetimin “ulusal güvenlik” gerekçesini reddederek, üç medya kuruluşunun basın kartlarının derhal iade edilmesini ve yasağın 14 gün süreyle uygulanmasının engellenmesini emretti. Karar, başkanlık seçimlerine wenige hafta kala, yönetim ile medya arasındaki gerginliğin zirveye taşıdığı bir anda, Birinci Değişiklik koruması altındaki basın özgürlüğü lehine verilmiş en somut yargı tepkisi olarak değerlendiriliyor.

Yargıç: “Ulusal Güvenlik İddialarını Destekleyen Somut Olgu Yok”
Çarşamba günü Washington’daki federal mahkemede görülen davada kararnamesini okuyan Yargıç Kelly, Trump yönetiminin savununmanın zemin bulmadığını net bir dille ifade etti. Kelly, “Davacıların basın kartlarının iptal edilmesinin ulusal güvenliği koruyacağına ya da dava devam ederken kartlarının iade edilmesi halinde ulusal güvenliğin tehlikeye gireceğine dair davalıların iddiasını destekleyen somut olgular bulunmamaktadır” hükmünü verdi. Yargıç, Trump’ın yasağı bu kuruluşların haberlerindeki “gerçek dışılık ve olumsuzluk” iddiasıyla getirdiğini kaydederken, bu gerekçenin yasal bir dayanak teşkil etmediğini vurguladı. Kelly, Columbia Bölgesi Temyiz Mahkemesi emsal kararlarına atıfta bulunarak, gazetecilerin basın kartları iptal edilmeden önce “adil yargılanma hakkı”na (due process) sahip olduklarını ve yönetimin bu prosedürü işletmediğini tespit etti.

Yönetim “Ayrıcalık” Dedi, Yargıç “Hak” Dedi
Davayı açan medya kuruluşları, yasağın ABD Anayasası’nın ifade ve basın özgürlüğünü güvence altına alan Birinci Değişikliği’ni (First Amendment) ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini savunmuştu. Kuruluşların avukatları, kararın ön bildirim yapılmadan alındığını ve gazeteciler için “ağır bir ceza” niteliğinde olduğunu belirtti. Buna karşılık Adalet Bakanlığı avukatları, Beyaz Saray’a erişimin bir “hak” değil, yönetimin takdirine bağlı bir “ayrıcalık” olduğunu savundu. Bakanlık, yasağın gerekçelendirildiğini iddia eden mektupların yeterli olduğunu öne sürdü. Ancak Yargıç Kelly, bu mektupların iptal işlemi gerçekleştirildikten ve dava açıldıktan *sonra• gönderildiğine dikkat çekerek, yönetimin prosedürel haklıyetsizliğine işaret etti. Kelly, bu durumun yönetimin “şüpheli” bir tutum sergilediğinin sinyali olduğunu kaydetti.
Medya Dünyasından Geniş Destek: Fox News Dahil Oldu
Bu hukuki mücadele, medya dünyasının nadir görülen bir ittifakıyla desteklendi. Başkanlık seçimlerine wenige hafta kala yaşanan krize müdahil olan Basın Özgürlüğü İçin Gazeteciler Komitesi (CPJ), Reuters, The Washington Post ve hatta Trump yönetimine genellikle yakın duran Fox News dahil onlarca haber kuruluşu, davacıları destekleyen ortak bir “dost kurumu” (amicus curiae) dilekçesi sundu. Dilekçede, “Algılanan editoryal bakış açısı nedeniyle gazetecilerin ve haber kuruluşlarının haklarından mahrum bırakılması, Yüksek Mahkeme’nin onlarca yıllık içtihatlarını ihlal etmektedir” vurgusu yapıldı. Bu ortak metin, basın özgürlüğü konusunda ideolojik çizgilerin ötesinde bir çığlık atıldığını gösterdi.
Seçim Sürecinin Ortasındaki Bir “Geri Adım”
Bu yargı kararı, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçilerin Kongre kontrolü için kritik öneme sahip 3 Kasım ara seçimlerine girişken gerçekleşti. Kaynaklarda, Trump’ın görev onay oranlarının İran gerginliği ve enflasyon endişeleri nedeniyle rekor düşüklüklerde seyrettiği belirtiliyor. Bu tablo içinde, yönetimin eleştirel medyayı susturma girişiminin yargı tarafından durdurulması, Beyaz Saray için hem hukuki hem de politik anlamda önemli bir yenilgi olarak okunuyor. Beyaz Saray ve medya kuruluşları temsilcileri karara ilişkin resmi açıklama yapmamış olsa da, yargıçın “geçici durdurma kararı” (TRO) verdiği için, kartların fiziki olarak iade edilmesi ve muhabirlerin Beyaz Saray günlük toplantılarına (briefing) tekrar katılmaya başlaması saatler içinde beklenen bir gelişme. Bu süreç, seçim sürecinin son haftalarında yönetim-basın ilişkilerinin seyrini belirleyecek bir precedent (emsal) teşkil edecek.
Kaynak: Sözcü - Dünya
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!