Kahramanmaraş’ta ‘Yeşil Altın’ Hasadı Başladı: 8 Bin Ton Rekolte Hedefi ve İthalat Endişesi

Kahramanmaraş – 2023 yılında Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret tescili alarak "yeryüzünde biricik" statüsüne kavuşan Çağlayancerit cevizinde, geçen yıl yaşanan zirai don felaketinin ardından bu sefer sevinç dolu bir hasat sezonu kapılarını araladı. İlçenin ekonomik omurgasını oluşturan ve "yeşil altın" lakabıyla anılan ceviz hasadı, "çıpkıcılar" adı verilen mevsimin işçileri tarafından uzun değnekler kullanılarak dallardan dökme yöntemiyle yoğun bir tempoda sürdürülüyor. Toplanan ürünler, ilçeye ait işleme ve paketleme tesislerine sevk edilerek kabuk soyma ve paketleme süreçlerinden geçirilip pazar hale getiriliyor.

Uzun değneklerle dallardan düşürerek hasat ediyorlar: 8 bin ton rekolte bekleniyor - Görsel 1
Uzun değneklerle dallardan düşürerek hasat ediyorlar: 8 bin ton rekolte bekleniyor - Haber Görseli 1

Geçen Yilin Acısını Bu Yilin Verimi Dindirdi

Çağlayancerit Ziraat Odası Başkanı Ömer Çedene, hasat sürecine dair yaptığı değerlendirmede, geçen yılın "hiç ceviz kalmaması" tablosuyla bu yılın verimli geçişi arasında keskin bir kontrast çizdi. Çedene, "Bu sene ceviz çok kaliteli, çok güzel. İç rengi daha beyaz" ifadeleriyle ürün kalitesinin üst seviyede olduğunu vurgularken, ilçede bulunan 800 bin kök ceviz ağacından bu sezon yaklaşık 8 bin ton civarında bir rekolte beklendiklerini açıkladı. Ancak Başkan Çedene, potansiyelin daha da yüksek olabileceğini kaydederken, "Geçen seneki zirai dondan dolayı ağaçlarımız zarar gördü. 8 bin ton değil de daha fazla bekliyorduk" diyerek geçmiş yılın olumsuz etkilerinin hâlâ devam ettiğini belirtti. Çedene, geleceğe dair umudunu "önümüzdeki yıl afet olmaması ve genç fidanların yetişmesiyle 12 bin tona ulaşmayı hedeflüyoruz" cümlesiyle özetledi.

Uzun değneklerle dallardan düşürerek hasat ediyorlar: 8 bin ton rekolte bekleniyor - Görsel 2
Uzun değneklerle dallardan düşürerek hasat ediyorlar: 8 bin ton rekolte bekleniyor - Haber Görseli 2

Coğrafi İşaret Farkı ve Pazar Dinamikleri

Çağlayancerit cevizinin tadına, iriliğine ve aromasına dayanan benzersizliğinin, AB tarafından onaylanan coğrafi işaret belgesiyle korunduğunu hatırlatan Çedene, "Her ceviz Çağlayancerit cevizi değildir. Çağlayancerit cevizi dünyada bir tanedir" diyerek marka değerine dikkat çekti. Ancak üreticilerin gönlünü rahatlatmayan bir tablo da ithal ceviz gündemine hakim. Ziraat Odası Başkanı, tüccarların ithal ceviz beklentisi içinde olduğunu ve bu durumun yerli pazarı baskıladığını ifade ederek, "Eğer ithal ceviz gelirse tüm çiftçilerimiz mağdur olacak. Bu ülkeye ithal ceviz gelecekse, önce ülkemizdeki yerli cevizlerin tükenmesini istiyoruz" çağrısında bulundu. Geçen yıl don nedeniyle sıfır üretimle karşılaşan çiftçilerin bu yıl elindeki ürünün değerini koruyabilmesi için ithalatin zamanlamasının kritik importancia taşıdığı vurgulandı.

Üretici ve İşçi Perspektifinden Sezon

Saha gerçeklerini yansıtan üretici Mehmet Sürmen, 130 kök ağacı olan işletmesinin geçen yıl don nedeniyle "hiç ceviz alamamış" olmasıyla bu yıl "maşallah hasatların güzel gittiği" gerçeğini yan yana koyarak mevsimsel çiftçilerin yaşadığı belirsizliği anlattı. Ekonomiğin bir diğer ayağı olan mevsimi işçiler içinse sezonluk geçimin tek kaynağı niteliğinde. İşçi Fatih Çekirise, çıpkı sezonunun 20-25 gün sürdüğünü, çıpkı atan işçilerin günlük 5 bin lira, toplayanların ise 1.400 lira yevmiye kazandığını ve bir çıpkıcının sezonluk 70-80 bin lira civarında gelir elde edebileceğini hesapladı. Bu rakamlar, hasadın sadece tarımsal bir faaliyet değil, ilçe sakinleri için hayati bir gelir kapısı olduğunu kanıtlıyor.

Kalite ve Stratejik Önemin Birleşimi

Özetle; Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinde AB onaylı coğrafi işaretli ceviz hasadı, geçen yılın zirai don trajedisinden toparlanma hikayesi yazıyor. 800 bin ağaçtan 8 bin tonluk bir hedefle yola çıkan üreticiler, ürünün benzersiz kalitesini (beyaz iç rengi, aroma, irilik) koruyarak markalaşmayı sürdürürken, en büyük risk faktörü olarak ithal ceviz zamanlamasını işaret ediyor. Yerli üretimin tüketicilere ulaştırılması sürecinde ithalatin "yerli tükensin" prensibiyle yönetilmesi talebi, çiftçilerin bu yılki emeğinin karşılığını alabilmesi için stratejik bir öncelik haline gelmiş durumda. Hasatın sağladığı sezonluk istihdam ve ilçe ekonomisine sağladığı katkı, bu "yeşil altın"ın sadece bir tarım ürünü olmaktan çıkıp bölgesel kalkınmanın lokomotifi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle