20 Yıllık Bir Hayal, Emiralem Köyünden Dünya Lezzetlerine Dönüştü: Fransız Tekniği, Türk Damak Tadında Peynirler Turistlerin Gözdesi Oldu

İzmir’in Menemen ilçesine bağlı Emiralem köyünde, 20 yıl önce Fransa’da tohumları atılan bir girişim hikayesi, bugün Türk peynirciliğine yeni bir soluk getiriyor. 62 yaşındaki Canan Urhan, 40’lı yaşlarına kadar ev kadını olarak geçirdiği hayatının kaderini, oğlunu ziyaret etmek üzere gittiği Fransa’da başlayan tesadüfi bir merakla değiştirdi. Fransızca öğrenim sürecinde komşusu Carol’un yönlendirmesiyle katıldığı peynir atölyeleri, Urhan’ı sadece bir hobi değil, bir yaşam amacına bağlayan bir keşif yolculuğunun başlangıcı oldu. Bu süreç, Avrupa’nın farklı bölgelerindeki imalathanelerde yapılan stajlarla pekiştirildikten sonra, 2009 yılında köyüne döndüğü anda meyvesini vermiş, bugün Türkiye’de yaşayan yabancıların –özellikle Fransızların– “kutu kutu” alıp ülke dışına hediye götürdüğü bir markaya dönüşmüştür.

20 yıl önce Fransa'da öğrendi, köyüne getirdi: Turistler kutu kutu alıp ülkelerine taşıyor - Görsel 1
20 yıl önce Fransa'da öğrendi, köyüne getirdi: Turistler kutu kutu alıp ülkelerine taşıyor - Haber Görseli 1

Fransız Atölyelerinden Köy İmalathanesine: Tekniğin Yerinde Öğrenilmesi Süreci

Hikayenin ana kadrosu, Urhan’ın dil öğrenimi için gittiği Fransa’da bir komşu sohbetinden doğdu. Carol ismindeki komşusuyla konuşma pratiği yapmak amacıyla gittiği bir peynir atölyesinde, Türk mutfak kültürüne özgü merakı dikkat çeken Fransız komşusu, ona bu alanda profesyonel eğitim alabileceği bir okul adresi vermişti. Urhan, “Eğitimler pratik olmadan hiçbir işe yaramıyordu” diyerek sürecin sadece sınıf tahtasında kalmadığını, Fransa’nın birçok bölgesindeki küçük peynir atölyeleriyle bağlantı kurarak sahada staj yaparak teknikleri öğrenerek ilerlediğini anlatıyor. Bu yoğun birikimin sonucunda 2009 yılında Türkiye’ye dönüş yaparak Menemen Emiralem köyünde kurduğu küçük işletme, bugün 7 farklı çeşit özgün peynir üreten bir üretim merkezine evrildi.

20 yıl önce Fransa'da öğrendi, köyüne getirdi: Turistler kutu kutu alıp ülkelerine taşıyor - Görsel 2
20 yıl önce Fransa'da öğrendi, köyüne getirdi: Turistler kutu kutu alıp ülkelerine taşıyor - Haber Görseli 2

“Yüzde 100 Türk Peyniri” Felsefesi: Teknik Avrupalı, Ruh Yerli

Üretim felsefesini özetlerken “Köyümüzün ismiyle anılan bir marka seçmek istedim” diyen Urhan, ürettiği her peynire çocukları, sevdiği dostların çocukları veya anlamlı hatıralar taşıyan isimler koyarak ürünlere birer kimlik kazandırdı. “Fransa, İtalya, Hollanda peynirleri mi? Hiçbiri değil. Ürettiklerimiz yüzde 100 Türk peynirleri” diyerek vurgulayan girişimci kadın, teknik altyapının Avrupa peynir yapım geleneğinden (özellikle Fransız tekniklerinden) beslendiğini, ancak bu tekniklerin Türk damak zevkine, yerel ağız tadına uyarlanarak taze bir yorumla sunulduğunu belirtiyor. Şu an 7 çeşit peynir üreten işletmenin gamını genişletme hedefiyle hâlâ eğitimlere –özellikle oğlunun yaşadığı Fransa’ya ve İtalyan peynir tekniklerine odaklanarak– devam eden Urhan, “Türk peynirlerine anlam kattığımı düşünüyorum” diyerek misyonunu ifade ediyor.

Yabancıların “Kutu Kutu” Aldığı Lezzet: Yılbaşı Hediyeleri Oldu

Menemen’deki tesiste üretilen bu özel lezzetler, kısa sürede bölgenin sınırlarını aşıp Türkiye’de yaşayan yabancı toplulukların dikkatini çekmeyi başardı. Müşteri portföyünün yüzde 50’sini yabancılar oluşturmaya başladığı belirtilirken, özellikle Türkiye’de yaşayan Fransız vatandaşların bu peynirleri en çok tercih ettiği gözlemleniyor. Urhan, “Senin sayende aradığımız lezzeti buluyoruz” gibi geri bildirimler aldığını ve Yılbaşı gibi özel dönemlerde bu peynirlerin, Fransız müşteriler tarafından kendi ülkelerindeki ailelerine hediye olarak “kutu kutu” alınıp taşındığını paylaşıyor. Ailelerin “O peynirlerden getirir misin?” talebiyle bu geleneksin yaşatıldığını anlatan Urhan, bu durumun kendisi için büyük bir mutluluk ve başarı kaynağı olduğunu ifade ediyor.

Küçük Bir Başlangıçtan Global Bir Vizyona: Türk Bayrağını Avrupa’ya Taşlama Hedefi

Bu işe “ufak ufak bir şeyler yapmak” hedefiyle başladığını, kendi ülkesinde özel bir ürün ortaya çıkarma gururunu yaşadığını söyleyen Canan Urhan, artık vizyonunu genişletiyor. Ürünlerini yurt dışına ihraç ederek Türk bayrağını Avrupa pazarlarında dalgalandırmayı en büyük arzusu olarak gören Urhan, yerel kaynaklardan gelen sütün, evrensel tekniklerle buluşarak dünya standardında bir “Türk peyniri” kimliği kazandığına inanıyor. Emiralem köyünden başlayan bu hikaye, bir kadının 20 yıllık sabrı, öğrenme azmi ve kültürel köklerine bağlılığıyla, yerel bir lezzetin nasıl küresel bir talep haline gelebileceğinin somut bir örneği haline gelmiş durumda.


Kaynak: Sözcü - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle