Fransa'da Pirinç Krizı: 40 Marka Analiz Edildi, En Çok Satanlar Sınıfta Kaldı

Fransa'da tüketici hakları örgütleri tarafından market raflarında ve organik mağazalarda satılan 40 farklı pirinç markasına yönelik yapılmış kapsamlı bir laboratuvar analizi, gıda güvenliği konusunda çarpıcı verileri ortaya çıkardı. Araştırma kapsamında test edilen ürünlerin 15'inde pestisit kalıntısı tespit edilirken, belirli markalardaki bu kalıntı miktarlarının Avrupa Birliği (AB) yasal sınırlarını aştığı belirlendi. Çalışmanın en dikkat çeken bulgusu, tüketicilerin en çok tercih ettiği ve raflardan hızla giden "en çok satan" kategorisindeki markaların, analizlerde en düşük puanları alarak "sınıfta kalması"ydı.

40 tanesini tek tek analiz ettiler: En çok satılan pirinç sınıfta kaldı - Görsel 1
40 tanesini tek tek analiz ettiler: En çok satılan pirinç sınıfta kaldı - Haber Görseli 1

Basmati Pirinçlerde Pestisit Yoğunluğu En Yüksek Seviyede

Analiz sonuçlarına göre, pestisit kalıntısı sorununun odak noktası ağırlıklı olarak Hindistan ve Pakistan'dan ithal edilen, organik sertifikası olmayan basmati pirinç çeşitleri oluştu. Test edilen dört farklı basmati markası, 20 üzerinden 8 ve 9 puan aralığında kalerek araştırmanın en başarısız ürünleri konumunda yer aldı. Bu düşük performansın arkasında, laboratuvar raporlarında tebukonazol ve sipermetrin adlı iki etken maddenin belirleyici rol oynadığı ortaya konuldu. Bilimsel literatürde ve uluslararası sağlık standartlarında bu kimyasallar; potansiyel kanserojen (kanser yapıcı), mutajen (genetik yapıyı bozan) ve üreme sistemine toksik (zararlı) etkileri bulunan maddeler sınıfında değerlendirilmektedir. Uzmanlar, bu maddelere uzun vadeli maruz kalmanın, üreme sağlığı ve fertilite üzerindeki risklerin yanı sıra, çocuklar ve hassas gruplardaki bireyler için ciddi bir tehlike oluşturabileceğini vurguluyor.

40 tanesini tek tek analiz ettiler: En çok satılan pirinç sınıfta kaldı - Görsel 2
40 tanesini tek tek analiz ettiler: En çok satılan pirinç sınıfta kaldı - Haber Görseli 2

Güvenli Limanlar: Tayland ve Camargue Pirinçleri

Karanlık tabloyu aydınlatan veri ise, geleneksel yöntemlerle yetiştirilip üretim hacmi sınırlı tutulan Tayland pirinci ile Fransa'nın Camargue bölgesinde üretilen yerel pirinç çeşitlerinden geldi. Bu iki kategori, pestisit kalıntısı açısından "yok denecek kadar az" seviyelerde sonuç vererek güvenli alternatifler olarak öne çıktı. Raporda dikkat çekilen bir diğer husus ise, bu güvenli kategorilere giren pirinçlerde toprak yapısından kaynaklı doğal inorganik arsenik unsurlarının tespit edilmesiydi. Ancak araştırmacılar, bu arsenik miktarlarının mevzuat sınırlarının çok altında kaldığını ve mevcut düzeylerde insan sağlığı için bir tehdit teşkil etmediğini kaydetti.

Uzmanların Tüketici Rehberi: Riski Azaltmak İçin 4 Altın Kural

Araştırmayı yürüten bilim insanları ve gıda güvenliği uzmanları, tüketicilerin pirinç tüketiminde pestisit maruziyetini minimize edebilmesi için dikkat edilmesi gereken dört temel strateji belirledi. Birincisi, kimyasal girdi kullanılarak üretim yapmadığını belgeleyen organik sertifikalı basmati ürünlerin konvansiyonel (standart) ithal basmatiye tercih edilmesidir. İkincisi, riskli gruptaki ithal basmati yerine, analizlerde temiz çıkan Tayland veya Camargue menşeli pirinç gibi alternatif çeşitlere yönelilmesidir. Üçüncüsü, pişirme işlemine geçilmeden önce pirincin bol soğuk suyla iyice yıkanarak yüzeyde kalabilen yüzeysel kimyasal kalıntıların fiziken uzaklaştırılmasıdır. Dördüncüsü ve en kapsamlısı ise, beslenme alışkanlıklarında pirinç bağımlılığını azaltmak adına kinoa, bulgur ve mercimek gibi farklı bakliyat ve tahıl gruplarına yer vererek besin çeşitliliğinin sağlanması önerisi gelmektedir.

Şeffaflık Çağrısı ve Pazar Dinamikleri

Bu araştırma, tüketicinin "marka sadakati" veya "popülerlik" kriterleriyle yaptığı seçimlerin, gerçek gıda güvenliği performansıyla çelişebileceğini bir kez daha kanıtladı. En çok satan markaların analizlerde en alt sıralarda yer alması, pazar payı yüksek olan büyük firmaların üretim süreçlerinde tarım ilacı kullanım kontrolünde yetersizlik yaşadığının veya maliyet avantajı için riskli tedarik zincirlerini tercih ettiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Çalışma sonuçları, sadece Fransa pazarı için değil, benzer ithal kaynaklarına (özellikle Güney Asya'dan basmati ithalı yapan) sahip olan diğer ülke pazarları için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Tüketicilerin bilinçli seçim yapabilmesi için marka bazlı detaylı raporların halka açık hale getirilmesi ve denetim mekanizmalarının şeffaflaştırılması, gıda güvenliği politikalarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.


Kaynak: Sözcü - Dünya
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle