ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak'taki askeri misyonu, 30 Eylül tarihinde resmi olarak sona erecek. Bağdat ve Washington arasında 2024 yılında varılan kademeli çekilme anlaşmasının son aşaması bu tarihle tamamlanacak. İki ülke yetkilileri, 30 Eylül'ü koalisyon güçlerinin ülkeden tamamen ayrılması için "kesin ve nihai tarih" olarak tanımlarken, 1 Ekim'in Irak'ın yeni bir döneme girdiğini işaret ettiğini vurguladı.

Kaynakların aktardığı bilgilere göre, Irak'tan ayrılacak "yüzlerce" ABD askeri ülkeye geri dönmek yerine, Ürdün ve Ortadoğu'daki diğer stratejik noktalara yeniden konuşlandırılacak. Bu manevra, Washington'ın bölgeden tamamen vazgeçmediğinin, aksine IŞİD kalıntıları ve İran destekli silahlı gruplardan kaynaklanan tehditlere karşı hızlı tepki verme yeteneğini korumak istediğinin işaretleri olarak yorumlanıyor. Analistler, süreci "görevin sonu" yerine "stratejik bir yeniden konuşlanma" olarak nitelendiriyor.

Çekilme kararı ile birlikte Irak'ta herhangi bir yabancı askeri varlığın kalmayacağı resmi beyan edilse de, diplomatik güvenlik istisnaları gündeme geliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'nca onaylanan planlar doğrultusunda, Bağdat'taki geniş kapsamlı Büyükelçilik yerleşkesinin güvenliği için sınırlı sayıda askeri personelin kalması öngörülüyor. Benzer şekilde Erbil'deki ABD Başkonsolosluğu'nun korunması amacıyla, en az bir hava savunma sisteminin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde bırakılması planlanıyor. Uzmanlar, bu düzenlemelerin dünya genelindeki diğer ABD diplomatik misyonları için standart birer prosedür olduğunu, bu nedenle koalisyon misyonunu bitiren anlaşma ile çelişmediğini belirtiyor.

Kürdistan Bölgesi Yönetimi (KBY) için çekilme krit bir güvenlik sınavı teşkil ediyor. Son yıllarda İran'la bağlantılı grupların Erbil'i hedef alarak düzenlediği füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları karşısında, ABD birliklerinin sağladığı hava savunması ve istihbarat desteği caydırıcı bir unsurluydu. Harir Hava Üssü'ndeki birliklerin çekilmesi ve hava savunma sistemlerinin kaldırılması, bölgenin hava kaynaklı tehditlere karşı savunmasız kalabileceği endişelerini yaratıyor. Kürt liderleri, ABD varlığının bölgesel gerilimler ortamında bir denge unsuru olduğunu, bu desteğin kesilmesinin bir güvenlik boşluğuna yol açabileceğini dile getiriyor.

Resmi açıklamalarda, Irak Güvenlik Kuvvetleri ve Peşmerge'nin yabancı muharip birliklere ihtiyaç duymadan IŞİD ile mücadeleyi sürdürebilecek kapasitede oldukları savunuluyor. Ancak askerlerin ayrılması, 2003 İşgali ile başlayan ve 2011'de bir kez kesintiye uğrayan doğrudan ABD askeri varlığının mevcut biçimdeki sonunu getiriyor. İki ülke ilişkileri artık "doğrudan askeri varlık"tan "ortaklık ve koordinasyon" temelli yeni bir aşamaya evriliyor. Bu geçişin başarısı, Irak güvenlik güçlerinin bağımsız performansına ve bölgesel dengelerin seyrine bağlı kalacak.


Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle