Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Strassburg'da gerçekleşen sonbahar oturumlarında acil prosedür kapsamında "Türkiye'de LGBTİ bireylerine ve savunucularına yönelik baskı ve hedefli saldırılar" başlıklı oturumu gündeme aldı. İngiliz parlamenter Sam Rushworth'un raporluk yaptığı ve katılımın 50 parlamenterle sınırlı kaldığı oturumda, tasarı 38 "evet", 11 "hayır" ve 1 "çekimser" oyla kabul edildi.
Kararda "Kurumsallaşan kampanya" uyarısı
Meclis, kararda Türkiye'de LGBTİ+ bireyler ve onları savunanlar karşısında "ciddi ve süregelen bir baskı dalgası" olduğuna dikkat çekerek, son gelişmelerin giderek daha örgütlü ve kurumsallaşmış bir kampanyaya işaret ettiğini kaydetti. Belgede, "Ailem Güvende" operasyonları kapsamında ailenin korunması söyleminin LGBTİ+ bireylere ve hak savunucularına saldırmak için kullanıldığından endişe duyulduğu belirtildi.
Karar metninde, "Geleneksel aile değerlerinin korunmasına yapılan atıfların, haklara yönelik orantısız kısıtlamaları veya her türlü şiddeti meşrulaştıramayacağını" ve "LGBTİ bireylerin haklarına yönelik saldırıların, sıklıkla diğer gruplara yönelik saldırıların habercisi ve demokrasinin zayıfladığının bir işareti olduğunu" vurgulayan ifadeler yer aldı. Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyesi olarak üstlendiği demokratik değerler, hukukun üstünlüğü ve insan hakları taahhütlerine uygun hareket etmesi çağrıldı.
Somut talepler: Tutuklular serbest bırakılmalı, yasağın kalkmalı
AKPM, kararla Türkiye'den; uluslararası yükümlülüklere uyulmasını, alıkonulanların derhal serbest bırakılmasını, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü kullanımına dayalı suçlamaların düşürülmesini, LGBTİ+ karşıtı mevzuat kabul edilmemesini, web sitelerine ve sosyal medya hesaplarına getirilen engellerin ile Onur Yürüyüşleri de dahil LGBTİ+ etkinliklerine yönelik yasakların kaldırılmasını istedi.
Türk delegasyonundan tepkiler: "Hukuki" mi, "Cadı avı" mı?
Oturumda söz alan Türk milletvekilleri arasında net bir kutuplaşma görüldü. AKP Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, operasyonların siyasi değil, hukuki nitelikte olduğunu savundu. AKP Konya Milletvekili Meryem Göka ise AKPM'deki suçlamaları reddederek "Türkiye konusundaki eski anlatıların geri dönmesini" eleştirdi.
Muhalefet filasından CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, iktidarın beğenmediği sesleri susturma çabası içinde olduğunu belirlerken, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk Özen operasyonlar için "cadı avı" nitelemesini kullandı. Yeni Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen ise, "Operasyonlarda alınanların aileleri, 'Benim ailem de bir aile değil mi?' sorusunu soruyorlar" diyerek operasyonların aile tanımını sorgulattığını anlattı.
Değişiklik önergeleri komisyonda reddedildi
Türk delegasyonundaki AKP ve MHP'li parlamenterler tarafından karar tasarısına toplam beş değişiklik önergesi sunuldu. Önergelerde, Türkiye'de LGBTİ+ bireylere karşı organize bir kampanya yürütüldüğünün ima edilmesinin haksız ve temelsiz olduğu, operasyonların hukuki olduğu ve işlemlerin tüm LGBTİ bireyleri değil, suç faaliyeti iddia edilen kişileri hedef aldığı savundu. Ancak önergelerin hepsi ilgili komitede üçte iki çoğunlukla reddedildi. Kurallar gereği Genel Kurul'da bu önergeler için ayrı oylama yapılmadan, hepsi otomatik olarak reddedilmiş sayıldı.
AB de süreci yakından izliyor
Kararın bağlayıcı hukuki gücü olmamasına rağmen, süreç Brüksel'de de yakından takip ediliyor. Avrupa Birliği (AB) kaynakları, müzakere sürecinde olan bir aday ülke olarak Türkiye'nin cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimden bağımsız olarak tüm bireylerin insan haklarına ve onuruna saygıyı teşvik etmesi ve güvence altına alması gerektiğini vurguluyor. AB, damgalama ve ayrımcılığın Birlik değerleriyle bağdaşmadığını, ifade ve basın özgürlüğünün korunması gerektiğini hatırlatarak tutuklamalar ve internet erişim engellemeleri konusunda endişelerini dile getiriyor.
Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!