Yüz Yıllık Bir Vizyonun Meyvesi: Darende’de Kayısıya Alternatif Olarak Başlayan Fıstık Çılgınlığı, Yarım Asır Sonra Üreticilerin Ana Gelir Kapısı Oldu

MALATYA — Malatya’nın Darende ilçesi, yüzlerce yıl süren tarım geleneğinin ve modern üretim stratejilerinin harmanlandığı bir noktada, tarihi bir dönüşümün tanığı oluyor. Yaklaşık 60 yıl önce, bölgenin tek tip tarım yapısını kırıp gelir çeşitliliği sağlamak amacıyla "alternatif" diye ekilen Antep fıstığı ağaçları, bugün Ilıca Mahallesi’nde yaşayan onlarca aile için birer "yeşil altın" kaynağına dönüştü. Yarım asrı aşkın bir ömür boyu toprağa bağlı kalan, bazen ihmal edilip bazen de seven kollarıyla büyütülen bu ağaçlar, bu yıl da hasat mesaisiyle birlikte üreticilerin yüzünü güldürdü.

Alternatif diye ekildi, yıllar sonra yüzleri güldürdü: Yeni gelir kapısı - Görsel 1
Alternatif diye ekildi, yıllar sonra yüzleri güldürdü: Yeni gelir kapısı - Haber Görseli 1

1968’de Atılan Temeller ve Gaziantep’ten Gelen Fidanlar

İlçenin tarımsal tarihine damga vuran bu hikayenin kökleri, 1968 yılına dayanıyor. Dönemin Ilçe Ziraat Müdürlüğü, bölgenin iklim ve toprak yapısının Antep fıstığı yetiştiriciliğine ne denli elverişli olduğunu ortaya koyan arazi incelemeleri yapmıştı. Bilimsel veriler ışığında hareket eden idare, kayısı monoculture’üne (tek ürünlü tarıma) karşı bir denge unsuru oluşturmak ve üreticilere ikinci bir gelir kapısı açmak amacıyla, Gaziantep’ten temin edilen fidanları bölge köylülerine dağıtmıştı. O yıllarda "deneme" niteliğinde başlayan bu girişim, zamanla bölgenin tarımsal kimliğini yeniden şekillendirecek stratejik bir hamle임이 kanıtlandı.

Alternatif diye ekildi, yıllar sonra yüzleri güldürdü: Yeni gelir kapısı - Görsel 2
Alternatif diye ekildi, yıllar sonra yüzleri güldürdü: Yeni gelir kapısı - Haber Görseli 2

İhmal Yıllarına Rağmen Hayat Tutun Sağlayan Ağaçlar

Ancak bu başarı hikayesi, düz bir çizgiyle ilerlemedi. Geçen on yıllık süreçte, bazen ekonomik zorluklar bazen de bilgi eksikliği nedeniyle bazı bahçeler yeterince bakım göremedi. Üretim beklentilerinin karşılanmaması durumunda, üzülerek de olsa bir kısmı kökünden söndürüldü. Buna rağmen, toprağa sımsıkı tutunan ve zamanın sarsıntılarına dayanan ağaçlar, yarım asrı geçen yaşlarına rağmen hâlâ verim vermeye devam ediyor. Bu direnç, hem fıdının genetik kalitesinin hem de Darende toprağının bereketinin kanıtı niteliğinde.

Alternatif diye ekildi, yıllar sonra yüzleri güldürdü: Yeni gelir kapısı - Görsel 3
Alternatif diye ekildi, yıllar sonra yüzleri güldürdü: Yeni gelir kapısı - Haber Görseli 3

25 Aile, 5 Bin Ağaç: Küçük Ölçekli Büyük Bir Ekonomi

Bugün Ilıca Mahallesi’nde yaklaşık 25 ailenin sahipliğinde bulunan 5 binden fazla Antep fıstığı ağacı, hasat sezonuna girmiş durumda. Bu sayı, endüstriyel ölçekli tarım standartlarına göre küçük görünebilir; ancak aile işletmeciliği esaslı bu yapıda, her bir ağacın getirdiği değer aile bütçeleri için hayati öneme sahip. Hasat esnasında mahalle, ailelerin ortak emeğiyle şenlenirken, bu geçmişten gelen miras geleceğe taşıma çabası da gözler önüne seriliyor.

Alternatif diye ekildi, yıllar sonra yüzleri güldürdü: Yeni gelir kapısı - Görsel 4
Alternatif diye ekildi, yıllar sonra yüzleri güldürdü: Yeni gelir kapısı - Haber Görseli 4

"Ürün Çeşitliliği Tarımsal Gücümüzün Kanıtı": Darende Ziraat Odası Başkanı Karaca

Bölgedeki bu yapısal dönüşümü değerlendiren Darende Ziraat Odası Başkanı Orhan Karaca, ilçedeki tarımsal üretimin artık sadece kayısıyla sınırlı kalmadığını vurguladı. Karaca, fıstığın yanında patates ve şeker pancarı üretiminin de ivlendiğini kaydederken, "Bugün geldiğimiz noktada Ilıca Mahallesi Malatya’da fıstık üretimiyle öne çıkan bölgelerden biri olma yolunda hızla ilerliyor. Bu gelişme; üreticimizin emeğinin, toprağına olan bağlılığının ve ilçemizin sahip olduğu tarımsal potansiyelin önemli bir göstergesidir" diyerek, ürün çeşitliliğinin Darende’nin tarımsal gücünü ve üretim kapasitesini arttıracağını belirtti. Karaca, tüm üreticilere bereketli ve verimli bir sezon diledi.

"Havamız, Güneşimiz Fark Yaratıyor": Üreticilerden Kalite İtirafları

Bahçelerinde hasat yapan üreticiler, ürünün kalitesinin pazarlama sürecindeki en büyük kozu olduğunu söylüyor. Fıstık üreticisi Yusuf Tatar, "Havası, güneşi ve iklimiyle bizim fıstığımız çok kıymetli. Fıstıkların içleri dolu oluyor. Alıcılar geliyor, beğenip alıyor. Gaziantep'e, İstanbul'a ve Malatya pazarına gönderiyoruz" diyerek, bölgeye özgü mikroklimanın ürün standardını nasıl yükselttiğini anlattı. Tatar, geçmişte söndürülmek zorunda kalan eski ağaçlara dair bir haz duyduğunu da ifade etti.

50 Yıllık Ağaçlardan Yılın 1,5 Tonluk Beklentisi

Başka bir üretici Hazreti Özbey ise kendi bahçesindeki ağaçların 50 yaşından büyük olduğunu belirterek, fıstık üretiminin bölgede geçmişten bu yana sürdüğünü, kayısıdan sonra aileleri için ikinci ama son derece kritik bir gelir kaynağı haline geldiğini vurguladı. Özbey, bu yıl kendi bahçesinden yaklaşık 1,5 tonlık bir ürün toplama hedefi koyduğunu, bu verimin aile ekonomisine gireceği büyük katkıyı ifade etti.

Geçmişten Geleceğe Köprü: Sürdürülebilir Bir Model

Darende Ilıca Mahallesi’nde yaşanan bu süreç, Türkiye’nin tarımsal tarihi için birer ders niteliğinde örnekler sunuyor. 60 yıl önce "alternatif" diye atılan tohumlar, bugün bölgenin iklim değişimine dayanıklılığını artıran, gelir dağıtımını dengileyen ve tarımsal biyçeşitliliği koruyan bir modelin somut kanıtı. Üreticilerin "Keşke eski ağaçlara sahip çıkabilseydik" hüznü ile "Bu yıl 1,5 ton ürün bekliyoruz" sevinci arasında kalan bu denge, toprağa saygı ve sabırın her zaman meyve verdiğini bir kez daha kanıtlıyor. Ilıca’daki bu yeşil hazinenin sürdürülebilirliği, gelecek nesiller için de en değerli miras olmaya devam edecek.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle