Ankara’da Siyasi Deprem: Mansur Yavaş’ın İstifasıyla CHP’nin Belediye Haritası Çöküşe Uğradı

Ankara’nın siyasi dengesini kökten değiştiren bir dizi gelişme, başkentte muhalefet gücünün temsilcisinin büyük ölçüde erimesine yol açtı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) bugün verdiği istifa kararı, bir zincir reaksiyonu başlatarak 8 ilçe belediye başkanının da parti vazgeçişine neden oldu. Bu gelişmeyle birlikte 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Büyükşehir Belediyesi dahil toplam 17 belediyeyi (1 Büyükşehir + 16 ilçe) kontrolünde bulunduran CHP, aniden yalnızca Etimesgut ve Yenimahalle ilçe belediyeleriyle geriye itildi. Başkentteki bu dramatik tablo değişikliği, yerel yönetimlerin parti bağlılıkları üzerindeki kırılganlığı ve siyasi sadakatlerin ne hızla dönüşebileceğini bir kez daha kanıtladı.

Ankara 'Yavaş' depremiyle sarsıldı: CHP'nin elinde 2 belediye kaldı - Görsel 1
Ankara 'Yavaş' depremiyle sarsıldı: CHP'nin elinde 2 belediye kaldı - Haber Görseli 1

Yavaş’ın Ayrılığı Tetikledi: 8 İlçe Başkanı Peşine Düştü

Mansur Yavaş’ın parti ayrılığı ilan edilmesinin hemen ardından, ona sadık kalan veya siyasi kaderini onunla birleştirmiş olan ilçe belediye başkanları da tek tek istifa ederek tabloyu netleştirdi. CHP’den ayrılan isimler arasında Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak, Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Akın ve Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör yer alıyor. Bu isimlerin neredeyse hepsinin kırsal ve yarı kırsal ilçeleri temsil etmesi, Yavaş’ın etkilerinin merkezi Ankara’yı aşarak çevre ilçelere kadar yayıldığını ve bu başkanların siyasi geleceklerini Yavaş’ın rotasıyla bağdaştırdığına işaret ediyor. Bu toplu ayrılma, partinin organise gücünün ve yerel tabanının merkezi bir figüre ne denli bağımlı olduğunu gözler önüne serdi.

Ankara 'Yavaş' depremiyle sarsıldı: CHP'nin elinde 2 belediye kaldı - Görsel 2
Ankara 'Yavaş' depremiyle sarsıldı: CHP'nin elinde 2 belediye kaldı - Haber Görseli 2

Seçim Sonrası Süreçte Ankara’da Yaşanan Üçüncü Dalga: AKP ve YENİ Parti Kazandı

Ankara’daki siyasi haritanın yeniden çizilmesi, bugünkü gelişmelerle sınırlı kalmayıp, yerel seçimlerden bu yana yaşanan sürecin bir sonucu olarak da okunuyor. CHP’nin kaybettiği bu belediyelerin bir kısmı daha önce de partiden ayrılarak farklı rotalara yönelmişti. Tutuklu bulunan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ile Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, daha önce CHP’den ayrılarak YENİ Parti’ye katılmışlardı. Buna ek olarak Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu ve Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ise istifa ettiklerinde AKP’ye geçiş yapmıştı. Bu hareketlilik, Ankara’daki belediye başkanlarının ideolojik bağlılıktan ziyade pragmatik ve güç dengelerine dayalı bir pozisyon alma stratejisi izlediğini gösteriyor.

Yeni Dengeler: AKP Öne Çıktı, CHP İki İlçeye Sıkıştı

Bugünkü istifalar da hesaba katıldığında Ankara’nın 26 belediyesi (1 Büyükşehir + 25 ilçe) başkanlarının parti dağılımı net bir şekilde AKP lehine dönmüş durumda. Elde verilerine göre Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin de şu an parti bağlayıcılığı bulunmadığı (bağımsız statüsünde olduğu) varsayıldığında, tablo şöyle ortaya çıkıyor: Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 12 belediyeyle öne geçirken; bağımsız statüsünde olan belediye sayısı 10’a ulaştı. YENİ Parti 2 belediye (Çankaya ve Mamak) ile Meclis’te grup kurma potansiyeli taşıyor. Buna karşılık CHP, başkentteki temsilciliklerini sadece Etimesgut ve Yenimahalle ilçe belediyeleriyle sürdürmek zorunda kalıyor. Bu tablo, 31 Mart’ta Ankara’da devasa bir oy farkıyla birinci çıkan ve Büyükşehir’i alan CHP’nin, yerel yönetimlerdeki "zemin gücünün" ne kadar hızla eriyebileceğinin somut bir göstergesi niteliğinde.

Siyasi Sonuçlar ve Gelecek Beklentileri

Ankara’da yaşanan bu "yavaş" deprem, Türk siyasetinde belediye başkanlarının parti disiplinine ve merkezi kararlara ne ölçüde bağlı kaldıkları konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirecek nitelikte. Mansur Yavaş’ın ayrılmasının sebep olduğu bu domino etkisi, partilerin yerel organizasyonlarını merkezi bir lider etrafında inşa etmenin risklerini ve bu yapının kırılganlığını bir kez daha kanıtladı. CHP için bu süreç, Ankara’da neredeyse sıfırdan bir yerel yönetim örgütlenmesi ve taban yeniden inşa süreci başlatma zorunluluğu doğururken; AKP ve YENİ Parti için ise başkentteki etkilerini meşru bir zemine oturtma ve gelecek seçimlere hazırlık sürecini hızlandırma fırsatı sunuyor. Gelecek dönemde Yavaş’ın atacağı adımlar ve bu 8 ilçe başkanının hangi siyasi çatıya (veya bağımsızlığa) yönelme kararları, Ankara’nin nihai siyasi haritasını şekillendirecek en kritik değişkenler olacak.


Kaynak: Sözcü - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle