Ankara’daki Aquapark Felaketi: 9 Metreden Düşen Mehmet Keleş’in Ölümünde Yeni Bilirkişi Raporu İşletme Sahibini ve Görevliyi “Tali Kusurlu” Buldu

ANKARA — Başkent Ankara’nın Yenimahalle ilçesindeki bir aquaparkta su kaydırağından 9 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybeden 20 yaşındaki inşaat işçisi Mehmet Keleş’in ölümüne dair soruşturma, yeni bir bilirkişi heyet raporu ile kritik bir dönemeç girmiştir. Alanında uzman üç kişilik heyet tarafından hazırlanan yeni rapor, kazanın temel sebebinin kurbanın kendi hatası olmadığını, aksine işletmedeki ciddi teknik eksikliklerin ve idari denetimsizliğin “asli unsuru” olduğunu tespit ederek, işletme sahibinin ve kaydırak görevlisinin “tali kusurlu” olduğu sonucuna vardı. Bu gelişme, ilk bilirkişi raporunda “kusur bulunmadığı” yönünde verilen kararın tersine, dosyanın yeniden ağızlarına alınmasını ve şüphelilerin yargılanması sürecinin işlemesini sağlamıştır.

Aquaparkta 9 metreden düşüp ölmüştü! Mehmet Keleş’in ölümünde yeni bilirkişi raporu - Görsel 1
Aquaparkta 9 metreden düşüp ölmüştü! Mehmet Keleş’in ölümünde yeni bilirkişi raporu - Haber Görseli 1

Olayın Gelişimi ve İlk “Kovuşturmaya Yer Yok” Kararı

Trajedinin yaşandığı tarih, geçen yıl 31 Temmuz’dur. Evli ve bir çocuk babası olan Mehmet Keleş, o gün iki kardeşi ve iki kuzeni ile birlikte aquaparka gitmişti. Su kaydırağından inerken arkasından gelen ağabeyi Özmen Keleş’in kendisine çarpması sonucu dengesini kaybeden genç işçi, kaydırak koridorunun yanından boşluğa düşerek yaklaşık 9 metre aşağıdaki beton zemine çarpıp can vermişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında; işletme sahibi İ.Ö., kaydırak görevlisi B.H.G. ve ağabey Özmen Keleş şüpheli sıfatıyla ifade vermişti.

Aquaparkta 9 metreden düşüp ölmüştü! Mehmet Keleş’in ölümünde yeni bilirkişi raporu - Görsel 2
Aquaparkta 9 metreden düşüp ölmüştü! Mehmet Keleş’in ölümünde yeni bilirkişi raporu - Haber Görseli 2

Süreçte ilk olarak görevlendirilen tek kişilik bilirkişi, raporunda maktulün “kendi inisiyatifiyle ayağa kalkıp zıplamasının” olayda asil kusur oluşturduğunu, işletme sahibi, görevli ve Özmen Keleş’in ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını kaydetmişti. Savcılık da bu rapora dayanarak üç şüpheli hakkında “kovuşturmaya yer olmadığı” kararını vermişti. Bu karar, ailenin ve kamuoyunun tepkisini çekmiş, adalet arayışının sadece başlangıç noktası olduğunu göstermişti.

Ailenin İtirazı ve Sulh Ceza Hakimliği’nin Tarihi Kararı

Aquaparkta 9 metreden düşüp ölmüştü! Mehmet Keleş’in ölümünde yeni bilirkişi raporu - Görsel 3
Aquaparkta 9 metreden düşüp ölmüştü! Mehmet Keleş’in ölümünde yeni bilirkişi raporu - Haber Görseli 3

Mektulün ailesi, avukatları aracılığıyla ilk bilirkişi raporuna ve savcılık kararina itiraz ederek, maddi gerçeğe ulaşılmadığını ve etkisiz bir soruşturma yapıldığını savunmuştu. Başvuruyu değerlendiren Ankara 12’nci Sulh Ceza Hakimliği, “maddi gerçeğe ulaşmak ve şüpheye yer bırakmamak açısından etkin bir soruşturma yapılması gerektiğine” hükmederek, işletme sahibi ve kaydırak sorumlusu açısından verilen “kovuşturmaya yer yok” kararını kaldırmıştı. Hakimliğin bu kararı, dosyanın yeniden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yollanması ve derinleştirilmiş bir teknik inceleme başlatılması için yolu açmıştı.

Yeni Heyet Raporu: “TS EN 1069 Standartları İhlal Edilmiş, Güvenlik Önlemleri Sıfır”

Aquaparkta 9 metreden düşüp ölmüştü! Mehmet Keleş’in ölümünde yeni bilirkişi raporu - Görsel 4
Aquaparkta 9 metreden düşüp ölmüştü! Mehmet Keleş’in ölümünde yeni bilirkişi raporu - Haber Görseli 4

Savcılık emriyle kurulan ve alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan yeni rapor, olayın perceptionsını tamamen değiştiren nitelikte tespitler içeriyor. Rapora göre, kazaya konu su kaydırağı “kör nokta oluşturan karmaşık bir mimariye” sahip. Bu yapısal karmaşıklığa rağmen işletmede, uluslararası ve yerel standartlar (TS EN 1069) gereği zorunlu olan elektronik sinyalizasyon sistemleri, turnike kontrol mekanizmaları veya kamera takip sistemleri bulunmuyordu.

Raporun en çarpıcı tespitleri ise güvenlik önlemlerinin neredeyse hiç olmaması yönündedir: • Su akış debisinin, kullanıcıların kesintisiz ve güvenli kaymasını sağlayacak seviyede tutulduğunun kontrol edilmediği, • Kaydırağın altında bir düşme ihtimaline karşı güvenlik ağı (file sisteminin) yer almadığı, • Düşme durumunda vuruşun etkisini minimize edecek darbe emici zemin kaplamasının bulunmadığı.

Bilirkişi heyet, bu teknik ve idari eksikliklerin bir arada bulunmasının, kazanın meydana gelmesinde “asli unsuru” oluşturduğunu, işletme sahibi İ.Ö. ile kaydırak görevlisi B.H.G.’nin bu nedenle olayda “tali kusurlu” olduklarını net bir dille ifade etti. Raporda, maktulün ağabeyi Özmen Keleş’in kusuru ile ilgili ayrı bir değerlendirme yer almamakla birlikte, işletme yetkililerinin sorumluluğunun ağırlığı vurgulanmıştır.

Avukat: “Rapor Eksik, Tanıklar Dinlenmeden Hazırlandı, Yeni Heyet İstiyoruz”

Yeni bilirkişi raporu “tali kusur” tespiti yaparak aleyhine bir gözlem getirmesine rağmen, ailenin avukatı Handan Sayan Özgül, raporun yeterli olmadığını, hatta usulüne uygun olmadığını savunarak itiraz edileceğini açıkladı. Avukat Özgül, yaptığı açıklamada şu tespitlerde bulundu:

> *"Her ne kadar bilirkişi raporunda işletme sahibi ve kaydırak görevlisi yönünden tali kusur değerlendirmesi yapılmış ise de, raporun tanık beyanları tamamlanmadan ve olayın oluş şekline ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilmeden düzenlenmiş olması nedeniyle eksik incelemeye dayandığı kanaatindeyiz. Bu haliyle rapor, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve kusur durumunun sağlıklı biçimde belirlenmesi bakımından yeterli ve denetime elverişli değildir. Bu nedenle, tanıkların beyanları alındıktan ve soruşturma kapsamında eksik kalan hususlar tamamlandıktan sonra, dosyanın konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek olayın oluş şekli, işletmenin güvenlik tedbirleri, kaydırak sisteminin teknik özellikleri, personelin gözetim ve denetim yükümlülükleri ile tarafların kusur durumlarının yeniden ve ayrıntılı şekilde değerlendirilmesini talep ediyoruz."*

Sürecin Geleceği: Yeni Bir Heyet Mi, Yargılama Mı?

Yeni rapor, ilk kararın tersine işletme yetkililerinin sorumluluğunu işaret etse de, mağdur tarafın bu raporda bile "eksik inceleme" iddiasıyla yeni bir heyet talep etmesi, sürecin henüz netleşmediğini gösteriyor. Savcılık, mağdur avukatının bu yeni itirazını ve talep ettiği "yeni bilirkişi heyetine tevdi" isteğini değerlendirecek. Eğer savcılık mevcut raporu yeterli bulursa, "tali kusur" kapsamında işletme sahibi ve görevlisi hakkında iddianame hazırlayıp dava açma kararı alabilir. Eğer itirazın usul ve esas bakımından yerinde olduğunu düşünürse, dosya üçüncü bir heyetle yeniden incelenmek üzere gidebilir.

Mehmet Keleş’in ölümü, eğlence mekanlarında standartların ihmal edilmesinin ve denetimsizliğin ne kadar maliyetli sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Ailenin "hesap sorma" mücadelesi, yeni raporla bir adım daha ileri taşınmış olsa da, adaletin tam anlamıyla kurulması için sürecin nihai noktası henüz bekleniyor.


Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle