Çölün Ortasında Yıllardır Yanıyor Ama Yolun Sonu Geldi

AŞGABAT — Türkmenistan’ın Karakum Çölü’nün kalbinde yer alan, dünya çapında "Cehennem Kapısı" olarak ünlü Darvaza Gaz Krateri’nde, yaklaşık elli yıldır kesintisiz tütünen alevlerin gücü ciddi oranda kırıldı. Bölgede yürütülen yeni sondaj çalışmaları neticesinde, yaklaşık 70 metre çapında ve 30 metre derinliğinde bulunan kraterden çıkan alevlerin yoğunluğunda belirgin bir azalma kaydedildi. Yetkililer, 2025 yılı itibarıyla yangının geçmiş dönemlere kıyasla yaklaşık üçte bir oranına gerilediğini ve kademeli sönme sürecine girdiğini onayladı.

Çölün ortasında yıllardır yanıyor ama yolun sonu geldi - Görsel 1
Çölün ortasında yıllardır yanıyor ama yolun sonu geldi - Haber Görseli 1

1971’den Günümüze Uzanan Bir Gizem

Kraterin oluşumu ve yangının başlangıcı konusunda hâlâ netleşemeyen tarihi detaylar, olayı bilim insanları için de ilginç bir araştırma konusu haline getiriyor. Yaygın kabul gören anlatıma göre, 1971 yılında Sovyet geologların doğalgaz arama çalışmaları sırasında meydana gelen bir yer çökmesi sonucu krater doğdu. Sızan metan gazının çevre yerleşim yerlerine zarar vermesini önlemek amacıyla tutuşturulan gazın, بضعة hafta içinde tükenmesi bekleniyordu. Ancak gaz rezervinin öngörülenden çok daha büyük çıkması, yangının yarım asırdır sürmesine neden oldu.

Çölün ortasında yıllardır yanıyor ama yolun sonu geldi - Görsel 2
Çölün ortasında yıllardır yanıyor ama yolun sonu geldi - Haber Görseli 2

Resmi Sovyet arşivlerinin yetersizliği ise farklı tezlerin de önünü açtı. Bazı araştırmacılar, çökmenin aslında 1960’larda yaşandığını, ateşin ise 1980’lerin başında yakıldığını öne sürüyor. 2013 yılında krater tabanına inerek incelemeler yapan Kanadalı araştırmacı George Kourounis, söz konusu yaygın anlatıyı doğrulayan kesin belgelere ulaşılamadığını kaydederek, olayı kuşku gölgesinde bırakmıştı.

Aşırı Yaşamın Adresi Olduğu Kanıtlandı

Yaklaşık 1000 derece Celsius’e varan iç sıcaklığı ile çevresini korku ve hayranlık karışımı bir manzaraya boğan krater, yıllar içinde Türkmenistan’ın en çeken turistik noktalarından biri konumuna geldi. Ancak bilim insanları için kraterin değeri, sunduğu görsel şölenin ötesindeydi. Bölgede yapılan bilimsel incelemeler, bu aşırı sıcaklık ve toksik gaz ortamına rağmen, krater tabanındaki toprakta mikroorganizmaların ve yüksek ısıya uyum sağlayan çeşitli bakteri türlerinin yaşadığını ortaya çıkardı. Bu bulgular, yaşaman en zorlu koşullarda bile ayakta kalabildiğini kanıtlayan nadir örnekler arasında sayıldı.

Gaz Kaybı ve Çevre Riski Sonlandırma Kararını Beraberinde Getirdi

Yıllar süren bu doğal fenomen, zamanla Türkmenistan hükümeti için ciddi bir ekonomik ve çevresel sorun haline geldi. Doğalgaz kaybı, çevre kirliliği ve halk sağlığı üzerindeki olası riskler, yetkilileri bu sürekli yangını sonlandırmaya yönelik somut adımlar atmaya itti. Doğrudan söndürme müdahalesinin riskli ve geçici olabileceği değerlendirilirken, mühendisler daha kalıcı ve kontrollü bir yöntem seçti. Krater çevresine kurulan yeni sondaj kuyuları aracılığıyla, doğalgaz kaynağında müdahale edilerek akış başarıyla başka yönlere yönlendirildi.

Kademeli Sönme Süreci Başladı

Yapılan resmi açıklamada, yürütülen gaz tahliye çalışmaları sonucunda kraterdeki alev seviyesinin belirgin şekilde düştüğü ve yangının artık kontrol altına alındığı vurgulandı. "Cehennem Kapısı" olarak anılan bu doğal harika, turistik cazibesini korurken, artık elli yıldır çölün ortasında kontrolsüzce yanan ve kaynağını gaz kaybına çeviren bir süreçten ziyade, yönetilebilir bir jeolojik oluşum haline gelme yolunda. Bilim insanları ve yetkililer, kraterin tamamen sönmesi sürecini ve bu müdahalenin çevresel etkilerini yakından takip etmeye devam ediyor.


Kaynak: Sözcü - Dünya
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle