Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York'ta gerçekleşen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları çerçevesinde yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye'nin çok taraflı diplomatik girişiminin yoğunluğuna dikkat çekti. Fidan, bir hafta süren bu süreçte hem çok ülkelî platformlarda hem de ikili görüşmelerde İsrail-Filistin, İran ve Irak terör dosyalarının merkezi konular olduğunu belirtti.

Bakan Fidan, New York'da Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlarıyla dörtlü; Suriye ve Suudi Arabistan Bakanlarıyla üçlü formatta görüşmeler yapıldığını kaydetti. Ayrıca Mekke İttifakı çerçevesinde Pakistan ve Suudi Arabistan mevkidaşlarıyla kapsamlı istişarelerde bulunulduğunu, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanı sıfatıyla Yıllık Koordinasyon Toplantısı'nı başkanlığını yaptığını ifade etti. Fidan, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte "Libya'da Barış, Birlik ve Refah için Uluslararası Destek" başlıklı toplantının ortak ev sahipliğini de üstlendiğini açıkladı.

İsrail "ağır bedeller ödüyor"

Gazze dosyası üzerine konuşan Fidan, temel amacın dramın bir an önce sona erdirilmesi, insani yardımların artırılması ve Filistinlilerin gelecek kaygısından kurtulmasının sağlanması olduğunu vurguladı. Bakan, İsrail'in politikalarına yönelik uluslararası tepkilerin artığını ve bu sürecin hukuki boyut kazandığını aktardı. Fidan'a göre, İsrail artık yaptıkları her eylemin karşılığında "çok ağır bedeller ödemek zorunda" kalıyor. Bu yalnızlaşma, Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi dahil hukuki yaptırımlarla karşılaşma durumunu da beraberinde getiriyor. Fidan, bu sürecin "ustalıklı diplomasinin" sonucu olduğunu, uluslararası toplumun hissiyatının uygulanabilir protesto ve politikaya dönüştürüldüğünü kaydetti.

İran: "Savaşın yayılmasını önlemek önceliğimiz"

İran dosyası hakkında Fidan, ülkenin yaptırımlar, savaş tehdidi ve taarruzlar nedeniyle zor bir durumda olduğunu belirtti. Dışişleri Bakanı, İran Dışişleri Bakanı Araghçı ile yapılan görüşmenin ötesinde, diğer müttefiklerle de bu konunun New York haftası boyunca gündemin işgal ettiğini ifade etti. Fidan, odaklanılan temel sorunun İran'ın tavırlarının nasıl farklı yönetilebileceği, barışın en kısa sürede nasıl getirileceği ve savaşın bölgeye yaygınlaşmasının nasıl engelleneceği olduğunu açıkladı.

Irak'taki yol haritası ve Başıka Üssü

Irak süreci hakkında "büyük memnuniyet" duyulduğunu söyleyen Fidan, Baghdad yönetiminin tüm silahlı grupları ülke genelinde silahsızlandırmaya yönelik bir politik hedef koyduğunu, bu vizyonun Türkiye tarafından desteklendiğini vurguladı. Bakan, bu kapsamda PKK ve bağlantılı grupların, başta Sincar olmak üzere bulunduğu bölgelerdeki unsurların da silahsızlandırılmasının hedeflendiğini aktardı.

Türkiye'nin Irak'taki askeri varlığını, özellikle Başıka Üssü'nü, terörle mücadele amacıyla Iraklılarla beraber davet üzerine açıldığını hatırlatan Fidan, Irak'ın terörü ve silahlı grupları sona erdirme yol haritasını hayata geçirdikçe Türkiye'nin de oradaki varlığını kademeli olarak azaltma ve sonlandırma (özellikle Başıka Üssü için) bir "tasarruf" (plan) içinde olacağını bildirdi. Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda Irak Başbakanı ile konuştuğunu, iradelerinin belirlendiğini ve Sincar'da terör örgütünün varlığı sona erdikten sonra Türkiye'nin de gerekli adımları atacaklarını ifade etti.


Kaynak: Sputnik Türkiye
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle