Dünya çapında ışık kirliliğinin oluşturduğu "gökyüzü ışığı" (skyglow) etkisi, bilim insanlarını ve çevre bilimcilerini giderek daha da endişelendiriyor. Uluslararası araştırmalara göre, gece gökyüzünün parlaklığı her yıl ortalama yüzde 10 oranında artmakta. Bu hız, önceki tahminlerin çok üzerinde seyrediyor ve doğal gece ortamının neredeyse tamamen erimesine yol açıyor.

Verilere göre, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80'i, yapay ışık kaynakları tarafından yaratılan bu parlaklık tabakası altında yaşamak zorunda. Gelişmekte olan ülkelere kıyasla endüstriyel ülkelere yoğunlaşsa da, kırsal alanlara bile sızdırıp giden ışık kirliliği, "karanlık gökyüzü" kavramını lüks bir hale getiriyor.

Uzmanlar, durumun sadece astronomik gözlemleri engellemekle kalmayacağını, insan sağlığı üzerindeki melatonon baskılama etkisiyle uyku bozukluklarına ve metabolik hastalıklara yol açabileceğini vurguluyor. Aynı şekilde, göçmen kuşların yön bulma mekanizmalarının bozulmasından böcek popülasyonlarındaki çöküşe kadar uzanan ekolojik zincir kirilmalarının da tetikleyicisi olduğunu belirtiyor.

Işık kirliliğiyle mücadelede "karanlık gökyüzü parkları"nin korunması, dış aydınlatmanın aşağıya yönlendirilmesi ve gereksiz ışığın önlenmesi gibi çözümlerin hayati önemi olduğu kaydediliyor.


Kaynak: Sputnik Türkiye
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle