Galata Köprüsü’ndeki Saldırı Davasında İkinci Durağ: "Kadın Cinayetlerinin Listesine Girmek İstemiyorum"
İSTANBUL — Geçen yıl 31 Aralık gecesi Eminönü’ndeki Galata Köprüsü’nde başlayan ve iki kızkardeşin hem sözlü tacize maruz kalmasıyla hem de fiziksel şiddete uğramasıyla sonuçlanan olay, sanıkların bazılarının tutukluluktan serbest bırakılması ve mağdurun sürekli tehdit altında yaşadığını açıklamasıyla yeni bir boyut kazandı. Bursa’dan İstanbul’a tatil için gelen Aslıhan Yıldırım (29) ve kız kardeşi Gözde Yıldırım (26)’ın yaşadığı travma, sanıkların geçmişten beri uyuşturucu ticareti de dahil farklı suçlardan yargılandığının ve hatta ruhsatsız silahla hedef alındıklarının iddia edilmesiyle kamuoyunda derin bir çarpıntıya yol açtı. Davanın ikinci duruşması, 24 Eylül Perşembe günü saat 09.50’da İstanbul Adalet Sarayı 37. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Olay Gecesi: Tacizden Kaçışa ve Şiddete
Olay, 31 Aralık 2024 gecesi, kardeşlerin Karaköy’deki otellerinden Eminönü’ne balık ekmek yemeye giderken başladı. Aslıhan Yıldırım’ın beyanına göre, yolda 5 kişilik bir grup onlara yönelik sözlü tacizde bulundu. Kardeşler olayı görmezden gelip balık ekmek yedikten sonra otele dönerken aynı grupla yeniden karşılaştılar. Bu kez durum hakaret ve küfürlere düştü. Aslıhan Yıldırım, kimin küfür ettiğini görmek için başını çevirdiği anda, gruptan Baran B. (19) tarafından yumruklu saldırıya uğradı ve burnu kırıldı. Yıldırım, darbenin şiddetinden bir aracın üzerine düştüğünü belirtti.

Saldırı anından hemen sonra ise şüphelilerin olay yerinden kaçmaya çalıştığı, ancak mağdur ve çevredekilerin müdahalesiyle 3 şüphelinin aracın plakasının önüne geçerek plakayı söküp aracın içine koydukları, Yıldırım’ın görüntü (video/fotoğraf) çekimini engelledikleri ve gruptaki bir kişinin (İbrahim Mecit A.) mağdurun telefonunu almaya çalıştığı öne sürüldü. Yıldırım ayrıca gruptaki kişilerden birinin hemşire olduğunu ve yaralıya ilk yardım yapmak yerine olaydan uzaklaştığını da iddia etti.
Sanıklar Kimdir? Tutukluluk ve Serbest Bırakma Kararı
Soruşturma ve ilk duruşma sürecinde sanıkların kimlikleri ve rolleri şöyle belirlendi: Saldırıyı (yumruk darbesini) gerçekleştiren Baran B. (19), aracı kiralayan ve plakanın gizlenmesine yardımcı olan Ahmet K., tacizde bulunup telefonu almaya çalışan İbrahim Mecit A., plaka gizlenmesine yardımcı olan Adnan C. (17, 2 ay önce hayatını kaybettiği belirtildi) ve saldırganı engellemeye çalışan Doğukan Ö. (24).
İlk duruşmada Baran B. ve Doğukan Ö. tutukluluktan serbest bırakılıp adli kontrol şartıyla yargılanmaya bırakıldığı, Ahmet K. ve İbrahim M.A.’nın da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Ancak mağdur Aslıhan Yıldırım’ın açıklamalarına göre Baran B. ve Doğukan Ö., bu davanın yanısıra halen "uyuşturucu ticareti" ve farklı suçlardan dolayı tutuklu bulunmaktadır. Yıldırım, sanıkların sosyal medya hesaplarında ruhsatsız silah posa veren, tecavüzü normalleştiren ifadeler paylaşan ve uyuşturucu ticaretine dair paylaşımlar yapıldığını, hatta olaydan yaklaşık 2 hafta önce iki şüphelinin uyuşturucu ticareti ve madde bulundurma suçundan gözaltına alındığını vurguladı.
Kırılmaz Bir Travma: 2 Ameliyat, 3. Bekliyor ve Süren Tehditler
Aslıhan Yıldırım, yaşadıklarını anlatırken yalnızca o geceki şiddeti değil, sürecin getirdiği yıkımı da anlattı. Burnundan dolayı 2 kez ameliyat oldığını, kırığın hâlâ giderilemediğini, koku ve nefes alma duyularını kaybettiğini ve üçüncü bir ameliyat için hem maddi hem de manevi olarak ciddi zorluklar yaşadığını açıkladı. "Benim hayatım bir dosya numarası değil, ben bir dosya değilim" diyen Yıldırım, olaydan bu yana sürekli tehdit alındığını, hatta ilk duruşmanın ardından tehditlerin arttığını belirterek, "Kadın cinayetlerinin listesine girmek istemiyorum" diye konuştu.
Yıldırım, sokağa çıkamadığı, aylarca işe gidemediği ve görevini yapamadığını, kendisi gibi başkalarının da korku içinde yaşamak zorunda kalmaması gerektiğini vurguladı. Şüphelilerin ruhsatsız silah bulundurduklarını öne süren Yıldırım, "Bu şahısların ruhsatsız silahları var" diyerek yetkilileri göreve çağırdı. Süreçte kendisine destek olanlar arasında, geçen yıl öldürülen 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesinin de bulunduğunu, ailenin hukuki süreçte rehberlik ettiğini belirtti.
İkinci Duruşmada "En Üst Sınırdan Ceza" Talep Edilecek
Davayı takip eden Aslıhan Yıldırım ve avukatı, 24 Eylül’deki ikinci duruşmada sanıkların ayrı ayrı tutuklanmasını ve Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine göre en üst sınırdan, indirimsiz cezalandırılmasını talep edecek. Yıldırım, duruşma öncesinde yetkililerden empati göstermesini ve göreve gelmesini isteyerek, "Korkuyorum, hem kendim için hem burada yaşayan insanlar için; çünkü ben bir kadın cinayetine kurban gitmek istemiyorum, başka bir kadının da kurban gitmesini istemiyorum, başka bir anne ağlasın istemiyorum" mesajını verdi.
Bu dava, bir taciz ve kasten yaralama olayının ötesinde, mağdurun koruma taleplerinin yetersiz kalması, sanıkların organizasyonel suç örgütleriyle olası bağları ve yargı sürecinin getirmiş olduğu ikinci travma (re-viktimizasyon) riski gibi boyutlarla kamuoyunun gündeminde kalmaya devam ediyor. 24 Eylül’de İstanbul Adalet Sarayı’nda verilecek karar, mağdurun "dosya numarası olmayı" reddederek adalet arayışının bir sonraki aşamasını belirleyecek.
Kaynak: Sözcü - Gündem
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!