İrlanda Cumhuriyeti milli takımı, UEFA Uluslar Ligi B3 Grubu maçında İsrail'i Macaristan'ın Debrecen kentinde seyircisiz oynanan karşılamada 3-0 yendi. Sahadaki skorun ötesinde, maç öncesi ve sırasında yaşanan protesto jestleri gündemin merkezine oturdu.

Teknik Direktör Heimir Hallgrimsson, maç sonrası RTE televizyonuna yaptığı açıklamada, oyuncularının Milli Marş sırasında başlarını eğmeleri, rakiplerle el sıkışmamaları ve bayrak değişimi yapmamaları ile ilgili "Birçok oyuncu için çok zor oldu. Umarım bir sonraki maçta yaşanmaz. Protestoya destek verdiler, sadece İrlanda'da değil, dünya çapında konu hakkında farkındalık yarattılar" dedi.

İrlanda kaptanı Dara O'Shea ve İsrail kaptanı Manor Solomon arasındaki geleneksel el sıkışması ve bayrak değişimi gerçekleşmedi. İrlandalı futbolcular, İsrail milli marşı çalınırken başlarını eğdikleri gibi, "Gazze çatışmasında kaybedilen tüm hayatların anısına" siyah kol bantları da taktı. Takımın üçüncü golünü atan Jack Moylan, kol bandını çıkarıp öptükten sonra formadaki armayı da öperek protestosunu kişisel bir ifadeye taşıdı.

BAZUNU'NUN KARARI VE TAKIM İÇİ DINAMİKLER

Maç kadrosunda yer almayan kaleci Gavin Bazunu, maç gününden iki gün önce uzun bir takım toplantısının ardından kadrodan çekildiğini açıklamış, İsrail'e karşı bu maçta ve 4 Ekim'de Sırbistan'ın Backa Topola kentinde oynanacak rövanş maçında oynamanın "yanlış olacağını" belirtmişti. Hallgrimsson, Bazunu'nun kararı sorgulanmadığını, sadece zamanlamanın zorluğunu kabul ettiğini ifade ederek, "Kimse ondan tavrını sergilememesini istemedi. Şimdi bizimle birlikte uçakta geri dönüyor" dedi. Bazunu'nun Perşembe günü Avusturya karşılaşması için kadroda yer alacağı, ancak İsrail'e karşı rövanş maçında kadro dışı kalacağı doğrulandı.

Hallgrimsson, Pazar maçı için kadro seçiminde oyuncuların siyasi görüşlerinin etkili olup olmadığı sorusuna "Kesinlikle hayır" cevabını vererek, seçimlerin tamamen performans temelli olduğunu vurguladı.

BOYKOT ÇAĞRILARI VE UEFA İLE GERİLİM

İrlanda Futbol Federasyonu (FAI), Şubat ayındaki kura çekiminden bu yana süren boykot çağrılarıyla karşı karşıya kaldı. Geçen hafta 160'ın üzerinde İrlandalı sporcu, "İrlanda Spor Filistin İçin" grubunun hazırladığı açık mektubu imzalayarak takımdan oyunlardan çekilmesini istemişti. FAI Genel Kurulu'ndaki delegeler ise boykotun federasyona "önemli ve kalıcı zarar" vereceği endişesiyle maçların oynanmasını desteklemişti.

Gerilim, İsrail Futbol Federasyonu'nun teknik direktör Hallgrimsson'u "cahillik, ikiyüzlülük ve aptallık"la suçlamasıyla zirveye ulaştı. Hallgrimsson bu eleştiriye "Soykırımla oynamıyoruz, soykırıma karşı oynuyoruz" diye yanıtlamıştı. FAI Başkanı David Courell ise UEFA'nın, gelecekteki kura çekimlerinde iki takımın ayrı tutulması talebini reddettiğini açıklamıştı.

İrlanda takımı, Kasım ayında UEFA'ya İsrail'i müsabakalardan men etmesi için önerge sunmuş, Mayıs ayında Katar ile yapılan hazırlık maçı taraftarların sahaya Filistin bayrağı baskılı tenis topları atması nedeniyle yarıda kesilmişti. Temmuz ayındaki olağanüstü genel kurulda federasyonun "operasyonel zorluklar" gerekçesiyle iç saha maçını Dublin yerine Backa Topola'da seyircisiz oynatma kararı onaylanmıştı.


Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle