Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu baştaki basın toplantısında, Türkiye envanterindeki S-400 sistemlerinin geleceğiyle ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. Lavrov, bu sistemlerin "dost bir üçüncü ülkeye" transfer edilmesi ihtimaline kapıyı araladı.
Rusya devlet ajansı TASS'ın aktardığına göre Lavrov, "S-400 sistemlerinin sevk edileceği ülkenin sorumlu davranması ve Rusya ile dostane ilişkiler sürdürmesi durumunda böyle bir ihtimal söz konusudur" ifadelerini kullandı. Rusya Dışişleri Bakanı, "Talep gelmesi halinde, S-400'leri böyle bir ülkeye transfer etmeye hazır oluruz" diyerek olumlu bir yaklaşım sergiledi.
Lavrov'un açıklamasına göre, bu yönde Moskova'ya şu ana kadar resmi bir başvuru yapılmamış durumda.
S-400 krizinin çözümü için son dönemde diplomatik girişimler hız kazanmış durumda. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, geçtiğimiz haftalarda S-400 sorununun yakın zamanda aşılacağını umduklarını, bu konuda Washington ve Ankara arasında görüşmelerin sürdüğünü belirtmişti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da 19 Eylül'de yaptığı bir televizyon programında, "S-400 meselesinin çözüm yolunda da birtakım yaratıcı fikirler var" diyerek, karşılıklı iyi niyetle çözüm yollarının işletildiğini, olumlu adımlar atılacağına dair umut bildirmişti.
Başbakanlık ve uluslararası basında yer alan haberlere göre, Ankara ve Washington arasında tartışılan seçeneklerden biri de sistemlerin üçüncü bir ülkeye devredilmesi yönündeydi. Resmi Ankara'dan bu konuda henüz net bir onay veya açıklama gelmedi.
Türkiye, 2017 yılında Rusya ile imzaladığı 2,5 milyar dolarlık anlaşma çerçevesinde S-400 sistemlerini satın almış, sistemlerin ilk teslimatı 2019 yılında gerçekleşmişti. Bu kararın ardından ABD, Türkiye'yi F-35 savaş jet programından çıkarmış ve CAATSA kapsamında yaptırımlar uygulamaya koymuştu. Son dönemde ABD yönetiminin yaptırımların kalkması ve F-35 programına dönüşü konusunda olumlu sinyaller verdiği, ancak S-400'lerin durumunun bu sürecin en kritik pürüzü olduğu hatırlanıyor.
S-400 sistemleri; 400 kilometre menzili, 30 kilometre irtifa kapasitesi ve eşzamanlı 80 hedefe vurma yeteneğiyle dikkat çekse de, NATO envanteri ve sistemleriyle entegre olmaması operasyonel kullanımını kısıtlı tutuyor. Anlaşma kapsamında arzu edilen teknoloji transferi ve ortak üretim imkanları da sağlanamamıştı.
Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!