Türk Hava Yolları’ndan Tarihi Sponsorluk: Liverpool’a 5 Yılda 300 Milyon Sterlin

Türk Hava Yolları (THY), İngiltere Premier Lig’in dev takımlarından Liverpool ile 5 yıllık süreyle forma göğüs sponsorluğu anlaşması imzalayarak spor pazarlama tarihine damga vurdu. Yaklaşık 300 milyon sterlin, yani güncel kurla 19,5 milyar Türk Lirası bedelli dev anlaşma, 1 Haziran 2027 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek. Bu stratejik hamleyle THY, küresel marka görünürlüğünü artırma hedefiyle Premier Lig’in en prestijli kulüplerinden birinin formasına damgasını vurmaya hazırlanıyor.

Liverpool'a 20 milyar TL'yi bastı, çalışanlara zırnık koklatmayacak - Görsel 1
Liverpool'a 20 milyar TL'yi bastı, çalışanlara zırnık koklatmayacak - Haber Görseli 1

Sözleşme Detayları ve Premier Lig Rekoru

Anlaşma kapsamında 2027/2028 futbol sezonunun başlangıcından itibaren THY logosu, Liverpool’ün erkek A takımı, kadın takımı ve akademi takımlarının maç formalarının ön yüzünde yer alacak. Beş yıl sürecek bu sponsorluğun yıllık maliyeti 60 milyon sterline tekabül ediyor. Bu rakam, Liverpool’un 2010 yılından beri forma göğüs sponsorluğunu üstlenen Standard Chartered bankasıyla sezonluk yaklaşık 50 milyon sterlin karşılığında süren ilişkisinin finansal olarak belirgin ölçüde üzerindeyse yer alıyor. Kaynaklara göre bu sözleşme, yalnızca forma göğüs sponsorluğu kategorisinde değerlendirildiğinde Premier Lig tarihinin en yüksek bedelli anlaşması olarak kayıtlara geçiyor. THY için bu yatırım, küresel pazarda marka değerini tavan yaptırma ve uluslararası yolcu trafiğine yönelik stratejik bir görünürlük sağlamak amacıyla gerçekleştirilen en büyük spor yatırımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Liverpool'a 20 milyar TL'yi bastı, çalışanlara zırnık koklatmayacak - Görsel 2
Liverpool'a 20 milyar TL'yi bastı, çalışanlara zırnık koklatmayacak - Haber Görseli 2

Çalışanlar Aleyhine Yeni Ücret Sistemi Gündeme Geldi

Ancak bu devasa sponsorluk bütçesi açıklanırken, THY’nin iç dinamiklerinde çalışanları doğrudan etkileyen ve büyük tartışmalara yol açan bir gelişme de göz ardı edilemedi. Şirket yönetimi, uçuş ve kabin ekibi personelinin tazminat yapısını kökten değiştirecek "Hedef 12" kod adlı yeni ücret sistemini 1 Ocak 2027 tarihinde hayata geçirme kararı aldı. Bu düzenleme, pilotlar ve kabin memurları olmak üzere uçuş operasyonuna bağlı personelin gelirlerinde yüzde 20 ile 25 arasında bir düşüşün tetiklenebileceği yönünde güçlü endişelere neden oluyor. Yeni sistem, ücret hesaplamasının esasını oluşturan parametreleri uçuşun gerçekleşmesine bağlayarak, mevcut sistemden farklı olarak çalışanların maaşlarının doğrudan operasyonel akışa ve planlamaya endekslenmesini öngörüyor.

Personel Kaygısı: "Ücret Kaybı ve Planlama Riski"

Yeni düzenlemeye ilişkin yapılan değerlendirmelerde, sistemin akışının değişmesinin çok sayıda çalışan için ciddi ücret kaybı riski doğurduğu vurgulanıyor. Kaynaklarda, uçuş tazminatlarının uzatılacak yeni planlama sisteminin getirileceği, ancak bu sürecin personelin ekonomik dengeyi sarsacak düzeyde gelir kaybıyla sonuçlanabileceği belirtiliyor. Bu durum, şirketin bir yandan Liverpool gibi küresel bir markayla milyarlarca liralık sponsorluk anlaşması imzalarken, diğer yandan operasyonel kemerini çekmek suretiyle kendi personelinin –özellikle de uçuş güvenliğinin ve hizmet kalitesinin bel kemiği olan pilot ve kabin ekibi– gelirlerini kesintiye uğratması durumunda iç tutarsızlık ve adalet arayışı tartışmalarını körükledi.

Stratejik Yatırım ile İç Dinamikler Arasındaki Kontrast

Özetle; Türk Hava Yolları, küresel rekabet gücünü artırmak ve markasını dünya devleriyle aynı satırda konumlandırmak adına Liverpool ile tarihi boyuttaki bir sponsorluk imzalarken, içerde operasyonel verimlilik ve maliyet kontrolü namıyla "Hedef 12" sistemiyle personel maliyetlerinde ciddi bir sıkışma uygulamaya hazırlanıyor. 19,5 milyar TL’lik bu dev yatırımın marka değeri ve yolcu trafiği açısından getirisi analiz edilirken, bu kaynağın temin edilmesi sürecinde çalışan hakları ve gelir güvenliği üzerindeki baskının denetlenmesi, THY yönetimi için önümüzdeki dönemde stratejik bir denge kurma zorunluluğu oluşturuyor. Bu iki gelişmenin aynı dönemde gündeme gelmesi, kurumsal kaynak dağılımı politikaları ve öncelik sıralamaları üzerine derin bir sorgulama başlatıyor.


Kaynak: Sözcü - Gündem
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle