Yavaş’ın İstifası CHP’de Deprem Etkisi Yaratırken Muhalefet “İzleme” Moduna Geçti
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa etmesi, partide ve yerel yönetimlerde bir istifa dalgasını tetiklerken, muhalefet ittifakı dengesini de sarsan bir gündem yarattı. Son yerel seçimlerde oyların yaklaşık yüzde 60’ını alarak yeniden seçilen Yavaş, partinin yeni yönetimiyle yaşanan iç süreç krizinin sonucunda „terbiyesizlik“ ve „sözcülük“ eleştirileri üzerine istifa ettiğini açıkladı. Bu gelişme, Yavaş’ın muhalefetin olası ortak Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı spekülasyonlarının da üzerini çizerek, siyasi arenayı yeni bir belirsizliğe soktu. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu süreci „izleyeceklerini“, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ise Yavaş’ın adaylık cesaretini test edeceklerini belirterek, her iki partinin de beklemeye aldıklarını sinyallerdi.

Parti Sözcüsü’nün Uyarısı ile Başlayan Kriz, İstifa Dalgasına Dönüştü
Olayların başlangıcı, CHP’nin 9 Eylül kuruluş yıl dönümü anma törenlerine Yavaş’ın katılmaması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan randevu sürecinin parti içi iletişimden çıkarılmasıyla şekillenmişti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, Yavaş’ın YENİ Parti (eski adıyla İyi Parti’dan ayrılanlar tarafından kurulan yapı) ile bağlarını koparmadığı iddiası götürülmüş, Partisözcüsü Müslim Sarı’nın „CHP’li belediye başkanının CHP’li başkan gibi davranması, aidiyetini ortaya koyması gerektiği“ yönündeki açıklaması krizin patlak vermesini sağlamıştı. Sarı’nın dünkü tekrar eden „Herkesin CHP’nin kurumsal kimliği içinde hareket etmesi gerekir“ uyarısı üzerine Yavaş, odasına kapanarak istifa metnini yazmış ve „Sözcünün bu sözlerini içime sindiremedim. Böyle terbiyesizlik, böyle sözcülük olmaz“ diyerek kararının geri alınmayacağını netleştirmişti. Yavaş’ı vazgeçirmek için girişenlerin çabası boşa gitmiş, başkanın „son derece kızgın ve gergin“ olduğu aktarılmıştı.

İşkence Altındaki Bir Lider: Yavaş’ın İstifa Gündemini Değiştirdiği İddiaları
İstifa sürecinin ardındaki dinamiklere dair kaynak metinde yer alan bir değerlendirmede, yılların CHP’lisi bir isim „Durup dururken CHP kendi içinde sorun yarattı. Borsa, fon vurgunu varken, gündemde birçok konu yer alırken Yavaş’ın istifasıyla gündem değiştirilmiş oldu“ tespitinde bulunmuş. Bu isim, „Seçilmemiş bir kişi seçilmemişlere emir vermesi de olacak şey değil. Oturulur, konuşulur, tartışılır. Seçilenin yanlışı varsa o da tartışılır. Bunun için kurulların işlemesi lazım. Atatürk’ün kurduğu parti bu duruma düşmemeliydi“ diyerek, partinin iç demokratik mekanizmaların devre dışı bırakıldığına işaret etmişti. Bu görüş, Yavaş’ın istifasının sadece bireysel bir tepki olmadığını, aynı zamanda partinin yönetim tarzı ve kurumsal kimliği üzerindeki derin bir çatlak olduğunu ortaya koyuyordu.
Ankara’dan Başlayan Deprem, İlçelere ve Meclislere Yayıldı
Yavaş’ın istifasının ardından Ankara’da bir domino etkisi devreye girdi. Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak, Elmadağ Belediye Başkanı Adem Aşkın ve Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Göngör CHP’den istifa ettiklerini açıkladı. Bu isimlerin bir kısmının daha önce AKP’ye geçen Keçiören, Gölbaşı, Haymana ve Kahramankazan belediye başkanları nidasında AKP’ye katılması beklenirken, bir kısmın da Yavaş ile birlikte hareket edeceği öngörülüyordu. Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar partisinde kaldı. Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekili Ertan Işık ve Atilla Çınar da istifa eden isimler arasına katıldı. İlçelerde çok sayıda meclis üyesi de parti dışına çıktı; bu durum Büyükşehir Meclisi’nde de çoğunluğun „Bağımsız“ üyelere geçmesine neden oldu.
Muhalefet Liderleri: “Tavanda Birlik Yoksa Taban Sağlar” Mesajını Değerlendirdi
Mansur Yavaş’ın istifa açıklamasındaki „Siyasetin tavanında birlik olmazsa taban o birlikteliği sağlar“ ve „Seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamlara seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım“ cümleleri, muhalefet liderleri tarafından dikkatle okundu. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bu ifadelerin Yavaş’ın gelecekte izleyeceği bir «siyasi irade tanımı» olabileceğini belirterek, „Tavanda birlik sağlanamadığıyla ilgili kimse kimseyle bu konuları konuşmadı. Biz kendisini izlemeye devam edeceğiz“ dedi. Dervişoğlu, Yavaş’ın vereceği kararın muhataplarını incitmemesi gerektiğini de vurguladı. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ise daha sert bir tonda, Yavaş’ın önceki dönemde adaylığı önerildiğinde öfkelendiğini hatırlatarak, „Mansur Bey Cumhurbaşkanı adayı değil ki. Şimdi de aday olacaksa, adaylık yolu açık olsun. Bakalım, adaylık cesaretini gösterebilecek mi?“ diyerek topu Yavaş’ın sahasına attı.
Gelecek Belirsizliği ve Yeni Dengeler
Mansur Yavaş’ın CHP’den ayrılığı, sadece bir belediye başkanının parti vazgeçişi değil; muhalefetin olası ortak adayı havuzundaki en güçlü ismin parti disiplini ve kurumsal kimlik tartışmaları nedeniyle arenasından çekilmesi anlamını taşıyor. Kaynak metinde belirtilen gelişmeler, Yavaş’ın hem YENİ Parti ile bağlantısını tam kesmediğini hem de CHP’nin yeni yönetimle uyum sağlayamadığıını gösteriyor. Bu süreçte Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerindeki siyasi zemin, „Bağımsız“ bir yapıya evriliyor. Muhalefet partilerinin «izleme» stratejisi benimsemesi, Yavaş’ın bir sonraki hamlesinin (yeni parti kurma, mevcut bir partiye katılma ya da bağımsız kalma) tüm dengeleri yeniden şekillendireceğinin işaretçisi. Siyasi gözlemciler, Yavaş’ın „seçmen iradesi“ vurgusunun, gelecekte bir «halkın partisi» ya da «bağımsız blok» projesinin temeli atılıp atılmayacağını merakla bekliyor.
Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!