Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 28. Yasama Dönemi'nin 5. yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Genel Kurul'daki açılış konuşmasıyla resmen başladı. Erdoğan, çıkışında "cephe siyaseti" ve "kutuplaşma"nın sona erdirilmesi, bunun yerine "iç cephenin tahkim edilmesi" ve "büyük bir Türkiye mutabakatı" kurulması yönünde bir çağrıda bulundu. Sözü "terörsüz Türkiye" hedefiyle bitiren Cumhurbaşkanı, süreçte destek verdikleri için MHP ve DEM Parti'ye teşekkür etti.
Ancak günün editoryal akışı, sadece ortaklık çağrılarıyla şekillenmedi. Cumhurbaşkanı salonuna girdiğinde CHP milletvekilleri ayağa kalkmamakla kalmayıp, konuşma başladığında salonu terk ederek protesto ettedir. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu kararın arkındaki sebebi şu sözlerle özetledi: "Bu vakitten sonra, partimize yargı darbesi yapan birisini, cumhurbaşkanı adayımızı hapse atan, daha bu sabah Mersin Belediye Başkanı'na operasyon yapan birisini dinlemeye harcayacak vaktimiz yok." Başta eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP'liler, Erdoğan'ın girişinde ayağa kalkmayarak da tepkilerini gösterdi.
Konuşmanın ardından yaşanan sahneler ise gerginliğin zıtında bir tablo çizdi. Kürsüden inen Erdoğan, DEM Parti sıralarına giderek Eşbaşkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile milletvekilleriyle tokalaştı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Erdoğan'la tokalaştıktan sonra eline kırmızı-beyaz güller aldı.
Akşamüstü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un verdiği geleneksel resepsiyon, sabahki gerginliğin uzantısı niteliğindeydi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve ilçe belediye başkanlarının sabah saatlerinde gözaltına alınması nedeniyle davete "katılmıyorum" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve TİP Genel Başkanı Erkan Baş da resepsiyona gitmedi.
Kurtulmuş, CHP'lilerin genel kuruldan çıkışını "Hiç şık olmamıştır" diyerek eleştirirken, Bahçeli de "Cumhurbaşkanı varken gitmeleri doğru olmamıştır" deyip CHP'den "yenilikler" beklediğini belirtti.
Resepsiyondaki en dikkat çekici anlardan biri, DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ın MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi ziyareti oldu. "Selamlaşmak için geldiklerini" söyleyen isimler, Bahçeli'nin "Seyahatiniz oluyor mu?" sorusu üzerine İmralı sürecine dair şu diyalogu yaşattı:
Buldan: *"13 Eylül'de gittik en son. Bir ay dolmadı ama bir ay dolduktan sonra gideriz herhalde."* Bahçeli: *"Maşallah. Selamımı söylersiniz olur mu?"*
Aynı ortamda Bahçeli, daha önce mesafeli durduğu İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile de tokalaştı. Gazetecilerin sorusuna Bahçeli, "Ben her yıl ekim ayında birileri ile selamlaşırım. Her ekim ayında yeni bir başlangıç oluyor" cevabını verdi.
Yeni yasama yılının ilk günü siyasi sembollere kalmadı; Meclis gündemini "fon krizi" de işgal etti. Erdoğan konusunda "Bu meseleyi süratle çözüyoruz" mesajı verirken, Kurtulmuş iddiaların tüm yönleriyle sonuna kadar araştırılmasını ve "ucu kime uzanıyorsa mutlaka hesap sorulmasını" istedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu'nun gün yapacağı ikinci toplantıda "ilave neler yapılabilir" başlığının değerlendirileceğini aktardı. AKP kurucularından Bülent Arınç da soruşturmanın "sonuna kadar devam etmesini" savundu.
Meclis'te Araştırma Komisyonu kurulması tartışılırken muhalefet partilerinden sert açıklamalar geldi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yargı denetimi, Devlet Denetleme Kurulu ve Meclis denetiminin bir arada işletilmesi ve komisyon kurulması çağrısında bulundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, krizden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sorumlu tutarak ya haberdar olduğunu ya daönetme gücü olmadığını ileri sürdü ve istifa/erken seçim talebini yeniledi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise "İktidardan kelle değil, hesap vermesini istiyoruz" diyerek örgütlü bir suç olduğunu vurguladı.
Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!