Kripto Milyarderlerinin 'Ütopik Şehir' Hayali Grönland'dan Uruguay'a Taşındı: 2027 Hedefli 'Praxis' Projesi

Silicon Vadisi ve kripto para ekosisteminin önde gelen isimlerinin finansal desteğiyle hareket eden 'Praxis' girişimi, kendi yasalarına ve vergi sistemine sahip bağımsız bir şehir devleti kurma arayışında Grönland'ı satın alma teşebbüsünden hukuki engellerle karşılaşınca, nihayetinde Uruguay'ın Colonia del Sacramento bölgesine odaklandı. Proje, 2027 ortalarına kadar ilk sakinleri barındırmayı hedeflerken, geçmişteki benzer özel şehir girişimlerinin başarısızlık örnekleri gölgesinde gerçekleşebilirlik tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Milyonerler o ülkeye taşınıyor, şehir kuracaklar: Kendi yasaları ve vergileri olacak - Görsel 1
Milyonerler o ülkeye taşınıyor, şehir kuracaklar: Kendi yasaları ve vergileri olacak - Haber Görseli 1

Grönland Hayalinden Danimarka Engeline: Arktik'teki Kısa Süren Arayış

Praxis'in kurucu ortağı ve CEO'su Dryden Brown, projenin doğuşunda anarko-kapitalist çevreler, kripto para meraklıları ve Manhattan teknoloji topluluklarının Discord, Telegram ve Signal gibi platformlarda kurduğu ağın yer aldığını açıklıyor. Balaji Srinivasan'ın "Ağ Devleti" kavramından ilham alan proje, başlangıçta Akdeniz kıyılarında yaklaşık 400 hektarlık bir alanda 10 bin kişilik bir kent kurma planıyla yola çıkmıştı. Ancak bölgenin aktif çatışma alanlarına yakınlığı risk oluşturduğu değerlendirilmesiyle ekip rotasını kuzeye, Arktik'e çevirmiş ve hedef Grönland olarak belirlenmişti. Brown'ın TechCrunch'a yaptığı açıklamaya göre Grönlandlılarla yapılan görüşmelerde karşı taraftaki tutum "neredeyse küçümseyici" seviyesindeydi. Daha da kritik olan hukuki engel, Danimarka'nın 2009 Özerklik Yasasıydı; bu çerçevede Grönland'ın herhangi bir satış veya statü değişikliği için Grönland parlamentosu, referandum ve Danimarka parlamentosunun onayı zorunlu hale getiriliyordu. Bu çok katmanlı onay süreci projenin Arktik'te hayata geçirilmesini imkansız kılarken, Brown ve ekibi daha az dikkat çekici ve hukuki olarak daha uygun bir alternatif arayışına girmek zorunda kaldı.

Milyonerler o ülkeye taşınıyor, şehir kuracaklar: Kendi yasaları ve vergileri olacak - Görsel 2
Milyonerler o ülkeye taşınıyor, şehir kuracaklar: Kendi yasaları ve vergileri olacak - Haber Görseli 2

'Güney Amerika'nın İsviçresi' Uruguay Neden Seçildi?

Seçimin Uruguay üzerine düşmesinde ülkenin siyasi istikrarı, güçlü hukuki çerçevesi ve özellikle yeni vergi mukimlerine sunduğu avantajlar belirleyici oldu. Uruguay, belirli koşullar altında yeni gelen yatırımcılara 11 yıla kadar uzayan vergi muafiyetleri ve indirimleri sunuyor. Brown, ülkeyi "Güney Amerika'da İsviçre" benzetmesiyle tanımlarken, bölgenin doğal güzellikleri ve sörf olanaklarının da kalite hayat arayışındaki hedef kitlesi için cazip unsurlar olduğunu vurguluyor. Proje, Uruguay'ın güneyinde, Buenos Aires'e yaklaşık 45 kilometre mesafedeki Colonia del Sacramento'da, halihaazırda fütüristik, yüksek bağlantılı ve çevresel sürdürülebilirlik odaklı bir vizyona sahip olan "+Colonia" gayrimenkul projesiyle işbirliği içinde gelişecek. Javier Milei'nin eski ekonomi danışmanı ve +Colonia destekçisi Eduardo Bastitta, Forbes Uruguay'a yaptığı açıklamada projenin ilk yıllarda yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırım çekme potansiyeli taşıdığını belirtti. Bölgenin Arjantin'e yakınlığı, olası küresel çatışma senaryolarında Avrupa ve Orta Doğu'ya kıyasla daha güvenli bir "sığınak" konumu sağladığı için stratejik bir avantaj olarak görülüyor; bu bağlamda Peter Thiel'in Buenos Aires'e taşınması haberi de bölgenin teknoloji elitleri tarafından değerlendirildiğinin bir göstergesi olarak okunuyor.

20 Milyon Dolar'dan 1 Milyar Dolar'a: Yatırım Arşivi ve Topluluk Büyüklüğü

Praxis, 2023 yılına gelindiğinde Sam Altman, Peter Thiel ve FTX kurucusu Sam Bankman-Fried gibi isimlerle ilişkili risk sermayesi fonlarından yaklaşık 20 milyon dolarlık bir tohum yatırımı toplama başarmıştı. Proje web sitesinde yer alan verilerle, şehirdevleti vizyonuna katılmak isteyenlerin sayısı 4 bini bulmuş durumda. Brown, pandemi döneminde internette "bazı tuhaf sağcı şeyler" okumaya başladığını ve bu felsefi temelli çevrimiçi çevreleri gerçek dünya etkileşimlerine (partilere, toplantılara) taşıyarak projeyi büyüttüğünü ifade ediyor. Topluluk bağlılığını test etmek ve sembolize etmek amacıyla "çelik vizeler" adında bir ritüel de bu süreçte icat edilmişti. Ancak şu anki aşamada Praxis ile +Colonia arasında imzalanan anlaşma, tarafları kesinleştiren bağlayıcı bir sözleşme yerine, niyetleri bildiren bir "mutabakat protokolü" niteliğinde kalıyor; Bastitta da arazi satın alım sürecinin henüz nihaileşmediğini kabul ediyor.

Próspera Örneği ve 'Özel Şehir' Modelinin Riskleri

Projenin önündeki en büyük soru işaretleri, geçmişte dünyanın farklı noktalarında denenmiş ancak beklenen başarıyı yakalayamış benzer "özel şehir" veya "şehriçi şehir" modellerinin izinden geliyor. Cornell Üniversitesi tarihçisi Raymond Craib, bu tür girişimlerin tarihsel süreci "Macera Kapitalizmi" kapsamında ele alarak, şimdiye kadar küsuratlı sonuçlar verdiğine dikkat çekiyor. En somut örnek, Honduras'ta kurulan Próspera projesidir; Honduras yönetiminin projeyi meşrulaştıran yasal düzenlemeyi geri çekmesinin ardından yaşanan uyuşmazlık uluslararası tahkime taşınmıştı. Bu ön例子 (precedent), Uruguay'da da benzer bir siyasi riskin veya hukuki çekişmenin her an patlak verebileceğini gösteriyor. Brown, projenin başlangıç aşamasında Uruguay'ın mevcut yasalarına tam uyum sağlayacağını ve en azından şimdilik kendi hükümetini kurma talebinde bulunmayacağını vurgulasa da, projenin uzun vadeli "ağ devleti" hedefi ile ulusal egemenlik kavramı arasındaki çelişki, projenin kaderini belirleyecek en kritik değişken olarak öne çıkıyor.

Planlama Aşamasındaki Bir Vizyonun Gerçekleşme Beklentisi

Özetle; Grönland'ı satın alma çabasıyla başlayan ve hukuki duvara çarpan Praxis'in Uruguay'a yönelmesi, teknoloji ve finans elitlerinin "yeni bir başlangıç" arayışının coğrafi ve yasal bir zemin arayışına dönüştüğünün bir göstergesi. 2027 ortaları hedeflenen ilk yerleşim tarihi, henüz arazi satın alımı bile tamamlanmamış bir proje için oldukça iyimser bir takvim olarak değerlendiriliyor. Proje, 20 milyon dolarlık başlangıç sermayesinden 1 milyar dolarlık hedeflenen yatırıma, 4 binin üzerindeki kayıtlı ilgi listesinden somut bir nüfusa ulaşma sürecinde, Uruguay'ın kararlı siyasi iradesi ve uluslararası hukukun tolerans sınırlarıyla sınanacak. Grönland'dan Akdeniz'e, oradan da Colonia del Sacramento'nun sahillerine uzanan bu uzun arayışın, dijital çağın "yeni Leviathan"larını yaratma iddiası taşıyan bir projeye mi yoksa tarihin tozlu raflarında kalan bir diğer ütopik denemeye mi dönüşeceği, önümüzdeki yılların en merakla izlenecek hikayelerinden biri olmaya aday.


Kaynak: Sözcü - Dünya
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle