New York’ta Erdoğan’ın Rotasında ‘Zeki Müren’li Protesto: “Her Zaman Burada Olacağız”

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları için New York’taki rotasında bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik dikkat çeken bir protesto eylemi, dünya medyasının gündemine oturdu. Türkiye’de son günlerde LGBTİ+ bireyleri ve sivil toplum kuruluşlarını hedef alan “Ailem Güvende” operasyonlarının yarattığı uluslararası tepki dalgası, Manhattan’ın kalbi olan Times Meydanı’nın dev dijital reklam panolarında sembolik bir buluşma yarattı. 19 Mart Platformu çatısı altında toplanan aktivistler, Erdoğan’ın konukevi ve BM binası arasındaki geçiş rotasını hesap ederek, Türk müziğinin efsanevi ismi Zeki Müren’in gökkuşağı renkleriyle çevrili portresinin yanına “Her zaman burada olacağız” ibaresini yerleştirdi. Bu görsel manifesto, Türkiye’de cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim temelinde artan baskı ortamına karşı, kültürel bir ikonu kalkanı edinerek ses getirme çabası olarak yorumlandı.

New York'ta karşısına çıktı: Aktivistlerden Erdoğan'a 'Zeki Müren'li' protesto - Görsel 1
New York'ta karşısına çıktı: Aktivistlerden Erdoğan'a 'Zeki Müren'li' protesto - Haber Görseli 1

“Ailem Güvende” Operasyonları ve Yargılama Süreci

Protestonun arka planını, 12 Eylül tarihinde İstanbul, Ankara ve İzmir dahil 15 ilde eşzamanlı olarak yürütülen “Ailem Güvende” kod adlı operasyonlar oluşturdu. Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonu doğrultusunda gerçekleştirildiği açıklanan operasyonlarda, dernek yöneticileri, aktivistler ve çalışanlar gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletmeye adli işlem yapılırken, Kaos GL ve avukatlardan elde edilen verilere göre en az 81 kişinin tutuklandığı belirtildi. Tutuklananlar arasında Hevi LGBTİ+, Pozitif-iz, SPoD ve Lambdaistanbul gibi önde gelen sivil toplum kuruluşlarının üyelerinin yer aldığı tespit edildi.

New York'ta karşısına çıktı: Aktivistlerden Erdoğan'a 'Zeki Müren'li' protesto - Görsel 2
New York'ta karşısına çıktı: Aktivistlerden Erdoğan'a 'Zeki Müren'li' protesto - Haber Görseli 2

Savcılık Gerekçeleri ve Hukuki Temeller

İddianame ve tutuklama kararlarının dayanağı, savcılık tarafından “çocukların üstün yararı”, “aile kurumunun korunması” ve “genel ahlak” ilkeleri üzerine kurulmuş. Savcılık, ilgili yapıların Türk aile yapısının mahiyetini zayıflattığını öne sürerken, bu derneklerin LGBTİ+ kimliğini “özendirme, teşvik ve yaygınlaştırma” amacıyla finansman topladığını ve organizasyon düzenlediğini savundu. Bu hukuki çerçeve, operasyonların yalnızca bir güvenlik operasyonu olmanın ötesinde, toplumsal yaşama ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik geniş kapsamlı bir müdahale olarak algılanmasına neden oldu.

BM Tribününden Erdoğan’ın “Cinsiyet Nötrleştirme” Uyarısı

Protestonun zamanlamasını belirleyen diğer kritik gelişme, Salı günü BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Erdoğan’ın küresel tehditler listesine “cinsiyet nötrleştirme politikalarını” da eklemesiydi. Cumhurbaşkanı, İslamofobi, yapay zeka ve gıda güvensizliği yanında bu politikaları da en önemli küresel risklerden biri olarak sıraladı. Erdoğan, bu durumun “çocuklara ve aile kurumuna yönelik bir kuşatma” olduğunu, bu kuşatmanın ise “kadın ve erkeklerden oluşan aileyi koruyarak” kırılabileceğini vurguladı. “Türkiye, bazı lobi gruplarının saldırılarına rağmen aileleri ve çocukları korumaya yönelik girişimlerde bulunmaya devam edecektir” ifadeleriyle uluslararası arenada da iç politikadaki çizgisini koruyan Erdoğan, bu söylemle protestocuların hedef aldığı politikaların resmi ideoloji olduğunu teyit etmiş oldu.

Sembolik Bir Karşıtlık: Kültür İkonu vs. Resmi Söylem

Times Meydanı’ndaki dijital panolarda Zeki Müren’in gökkuşağı içinde sergilenmesi, Türkiye’de yaşanan sürecin bir özeti niteliğinde bir sembolizm taşıyor. Resmi ideolojinin “aile kurumu” üzerinden kurduğu dışlama politikalarına karşın, toplumsal hafızada derin izler bırakan ve kimliği tartışmasız kabul gören bir sanatçının imajı kullanılarak “varlığımız kalıcıdır” mesajı verildi. Bu eylem, yasal süreçlerin ve resmi söylemlerin oluşturduğu baskı mekanizmasına, kültür ve sanat diliyle bir direniş alanı açma girişimi olarak okunuyor. New York’un en kalabalık meydanında, dünya liderlerinin baktığı bir pencereden verilen bu mesaj, Türkiye’deki gelişmelerin uluslararası boyutunu ve sivil toplumun bu boyutta sesini duyurma stratejilerini bir kez daha gözler önüne serdi.


Kaynak: Sözcü - Dünya
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle