İskoçya'dan gelen bir hikaye, akademik başarı ile hayat başarası arasındaki çizgiyi bir kez daha netleştiriyor. Şu an 39 yaşında olan Cheryl Stewart, lise yıllarında derslerde zorlanan, notları düşen ve okul sisteminin "başarısız" etiketiyle yargılanan bir gençti. 15 yaşında okulu bırakıp bir sosis fabrikasında paketleme işçisi olarak çalışmaya başladığında, hayatının bu fabrika hatları arasında geçeceğini sanıyordu.
Stewart, Sözcü'nün haberine göre o dönemleri şöyle anlatıyor: "Okuldan çıktığımda doğru düzgün bir e-posta bile yazamıyordum. Beynim farklı çalışıyordu ve eğitim ortamında başarılı olamıyordum. Hayatımın geri kalanını bir fabrikada paketleme yaparak geçireceğimi sanıyordum."

Ancak kaderi fabrikada kalmakla yazılmamıştı. Fotoğrafçılık eğitimi almak için üniversiteye giren ama altı ay sonra bırakıp idari bir pozisyona yönelen Stewart, 18 yaşında bir tıbbi araştırma şirketinde veri girişi elemanı olarak kariyerine start verdi. Elinde ne üniversite diploması ne de özel bir branş sertifikası vardı. Vardı ise öğrenmeye açık bir zihniyet ve iş başında kendini sürekli geliştiren bir tutum.
Bu tutum, onu 26 yaşında proje yöneticiliğine taşıdı. Bugün tam 13 yıldır, deneysel ilaçların klinik test süreçlerini yöneten kritik bir rolde görev yapıyor. Yıllık geliri 60 bin sterlin (yaklaşık 3,9 milyon TL, aylık ortalama 324 bin TL) seviyesine ulaşan Stewart, maaşının ötesinde de üretkenliğini sürdürüyor. Sektörden edindiği birikimle "Elderidge: Committed" adlı tıbbi gerilim romanını ve iki çocuk kitabını yayımladı.

Şimdi benzer zorlukları yaşayan gençlere mesajı net: "Sınavlarda ve derslerde iyi olmamanız dünyanın sonu değil. Okul, hayat hikayenizin sonu değil; sadece başlangıcıdır. Ben 15 yaşındaki halimden bambaşka bir insana dönüştüm. Önemli olan pes etmemek ve kendinize bir şans vermektir."
Kaynak: Sözcü - Sözcü
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!