Yakutistan’da 15-17. Yüzyıllara Tarihlendirilen Savaşçı Mezarında Tanımsız Silah Bulundu
YAKUTİSTAN — Saha Cumhuriyeti’ne bağlı Yakutistan’ın Tatta bölgesi, Kıyı köyü yakınlarında yürütülen arkeolojik kazılarda, 15. ile 17. yüzyıllar arasına öngörülen bir savaşçı mezarı ışığa çıktı. Mezarhane içinde bir erkek iskeletinin yanında, binicilik ekipmanları ve çeşitli gündeş eşyalarla birlikte, bölgedeki bilinen silah tipolojilerine uymayan, eşi benzeri görülmemiş yapıda demir bir silah keşfedildi. Bilim insanları, buluntunun işlevini ve mezarın kesin kronolojisini belirlemek amacıyla laboratuvar analizlerine ve deneysel arkeoloji yöntemlerine başvurdu.

Atlı Savaşçı Profilini Kanıtlayan Zengin Aksamalar
Kazı ekibinin ilk incelemelerine göre, mezarın içeriği mezarda yatan kişinin sıradan bir vatandaş olmadığını, aksine askeri bir kimlik taşıdığını güçlü bir şekilde işaret ediyor. Arkeologlar, iskeletin yanı sıra yay ve ok seti, kınında taşınan bir bıçak, kırbaç, eyer (at sırtlığı) ve ahşap üzengiler gibi at biniciliğine ait tam bir ekosistem tespit etti. Bu buluntuların bir arada yer alması, defnedilen kişinin atlı bir savaşçı (atlı asker) olduğunu ve toplumda muhtemelen rütbeli veya saygın bir konumda yer aldığını düşündürüyor. Ayrıca mezarda bulunan demir bir kazan ve cenaze töreni sırasında bırakıldığı varsayılan yiyecek kalıntıları, dönemde yaşanan ölüm sonrası inanç ritüellerinin ve "yola çıkış" için yapılan hazırlıkların somut kanıtları olarak değerlendiriliyor.

Tipolojik Sınıflandırmayı Zorlayan "Bıçaklı Silah"
Keşfin en çarpıcı ve bilim dünyasının dikkatini en çok çeken unsuru, uzunluğu 40 santimetrenin üzerinde, genişliği ise 3 santimetre biraz üstünde olan demir bıçaklı silah oldu. Bu silahın en belirgin özelliği, yaklaşık 45 santimetre uzunluğundaki sapının (sap), geleneksel Yakut sırıklı silahlarında görülen standartlardan belirgin şekilde daha kısa olmasıdır. Sapın uç kısmında, zamanın şartlarına dayanarak günümüze ulaşabilen huş ağacı kabuğundan yapılmış bir sarmanın (sarım/kavala) korunmuş olması ise el yapımı detayların hassasiyetini ve malzeme bilgisini gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, silahın genel geometrisinin ve ağırlık dağılımının, kesme yerine güçlü saplama darbeleri için optimize edilmiş bir tasarımı olduğunu öne sürüyor.

Batas mı, Kylys mı? Yoksa Yeni Bir Tür mü?
Silahın morfolojik yapısı, bölgede yaygın bilinen iki ana savaş silahı kategorisi olan "batas" (sırıklı savaş bıçağı/kıbırı) ve "kylys" (uzun kılıç) arasında bir geçiş formu veya hibrit bir yapı sergiliyor. Bilim insanları, bu nedenle buluntuyu şimdilik kesin bir nomenclatürle (isimlendirmeyle) "yeni bir silah türü" olarak tanımlamaktan çekiniyor; bunun yerine "tanımsız" veya "geçişim" niteliğinde bir buluntu olarak sınıflandırıyorlar. Silahın dinamiğini, tutuş ergonomisini ve gerçek savaş senaryosundaki performansını test etmek amacıyla, arkeologlar modern demircilerle iş birliği içinde silahın işlevsel bir kopyasını (replikasını) üretmeyi planlıyor. Bu deneysel arkeoloji çalışması, silahın tek el mi çift el mi kullanıldığını, at üzerinden mi yoksa yerli çatışmada mı etkin olduğunu ortaya koyacak kritik veriler sağlayacak.
Laboratuvar Analizleri Kesin Kronolojiyi Aydınlatacak
Kazı çalışmasının ilk alanı aşaması tamamlandığı bildirilirken, iskelet kalıntıları ve mezardan çıkarılan tüm movable buluntular (movables), detaylı bilimsel incelemeler için araştırma enstitüsünün laboratuvarlarına sevk edildi. Yapılacak radyokarbon (C-14) tarihleme, metallurgik analiz ve antrropolojik incelemeler; hem mezarın 15-17. yüzyıl aralığında hangi hassas dönemte yer aldığını kesinleştirmek hem de bu olağandışı silahın metalurjik kompozisyonunu ve üretim teknolojisini çözmek için hayati öneme sahip. Bilim kurulu, elde edilecek verilerin sadece bir mezarın tarihini değil, o dönem Yakut savaş kültürü, silah teknolojisi ve sosyal hiyerarşisi hakkında yeni sayfalar açacağını ifade ediyor.
Kaynak: Sözcü - Dünya
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!