Ormanda Bulundukları Kutu Yaz Kalesine Dönüştü: 598 Altın Sikke ve Değerli Eşyalar Müzeye Teslim Edildi

Hradec Králové – Çekya’nın kuzeydoğusunda yer alan Zvičina Tepesi etrafındaki ormanlarda doğa yürüyüşüne çıkan iki vatandaş, gözlerinin önüne serilen gizemli bir keşifle yüzleşti. Yürüyüşçüler, toprağın altından çıkardıkları demir ve alüminyum kapların içinde binlerce dolarlık bir hazinenin yattığını fark edince, bulduklarını misma aynı gün Hradec Králové’deki Doğu Bohemya Müzesi yetkililerine teslim ederek hukuki sürecin işletilmesini sağladı. Bu tesadüfi keşif, hem archeoloji hem de numismatik (sikke bilimi) dünyasının dikkatini üzerine çekerken, hazinenin kökeni ve sahipliği üzerine derin bir gizem de beraberinde getirdi.

Ormanda buldukları kutunun içinden yüzlerce altın çıktı - Görsel 1
Ormanda buldukları kutunun içinden yüzlerce altın çıktı - Haber Görseli 1

Alüminyum Kutu ve Demir Sandık: İki Farklı Hazinenin İzleri

Müze uzmanlarının ve araştırmacıların yaptığı ilk incelemeler, buluntuların tek bir noktada ancak iki ayrı kap içinde saklandığını ortaya koydu. Yaklaşık bir metre mesafeyle birbirinden ayrı bulunan bu kaplardan biri, ilginç bir detayla dikkat çekiyor: Altın sikke yığınına ev sahipliği yapan kap, geleneksel demir veya çelikten değil, alüminyumdan yapılmış. Bu malzeme tercihi, hazinenin saklandığı dönemle ilgili önemli bir ipucu sunuyor çünkü alüminyumun yaygın endüstriyel kullanımı 20. yüzyılın başlarına denk geliyor. İkinci kap olan demir kutu ise 10 adet bilezik, 16 sigara tabakası, ince metal örgülü bir çanta, tarak, zincir ve bir pudra kutusu gibi kişiye ait değerli eşyaleri koruyordu. Bu ayrışma, hazinenin "para birimi" ve "kişisel değerli eşyalar" olarak iki kategoriye ayrılarak saklandığını düşündürüyor.

Ormanda buldukları kutunun içinden yüzlerce altın çıktı - Görsel 2
Ormanda buldukları kutunun içinden yüzlerce altın çıktı - Haber Görseli 2

598 Sikkede 100 Yıllık Tarih: Fransa'dan Avusturya-Macaristan'a Uzanan Koleksiyon

Uzmanların laboratoire çalışmalarında gerçekleştirilen detaylı numismatik analizler, alüminyum kutunun içindeki 598 altın sikkenin 11 farklı grup halinde dizilerek uzun yıllar saklandığını kanıtladı. Sikkelerin üzerindeki tarih damgaları 1808 ile 1915 yılları arasında dağılıyor. Koleksiyonun coğrafi yayılımı da oldukça geniş: Fransa ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu dönemine ait paraların yanı sıra, o dönem Avrupa kıtasının farklı bölgelerinde dolaşımda olan altın paralar da envantere giriyor. Daha da ilginç olan bir detay, bazı sikkelerin üzerindeki sonradan basılmış damgalar. Bu damgalar, hazinenin 1920’li veya 1930’lu yıllarda Balkanlar bölgesinden geçmiş olabileceğine, hatta bu rotada bir dönem saklanmış veya taşınmış olabileceğine dair somut bir işaret oluşturuyor.

7 Kilogram Altın ve "Paha Biçilemez" Koleksiyon Değeri

Buluntuların toplam ağırlığı laboratuvar ölçümlerinde yaklaşık 7 kilogram olarak tespit edildi. Güncel altın fiyatları üzerinden yapılan hesaplamalarda hazinenin içeriği değeri (sadece altın ham madde değeri) 300 bin doların üzerinde tahmin ediliyor. Ancak araştırmacılar, hazinenin gerçek piyasa değerinin bu rakamın çok üzerinde olacağını vurguluyor. Sikkelerin nadirliği, 보호 durumu (korunma durumu), tarihsel sürecindeki yerleri ve koleksiyonluk nitelikleri, hazinenin değerinin sadece içerdiği kıymetli metalin gram fiyatıyla hesaplanamayacağını gösteriyor. Özellikle 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başları Avrupa paralarının bu kadar sistematik bir arada bulunması, akademik ve koleksiyoncular açısından "paha biçilemez" bir arşiv değeri taşıyor.

Çözülemeyen Gizem: Neden Ormana Saklandı? Kime Ait?

Araştırmacıların şu an için en çok yoğunlaştığı ve henüz cevabı bulunamayan soru, bu devasa servetin ve kişisel eşyaların neden Zvičina Tepesi ormanlarının derinliklerine gömüldüğü. Sikkelerin bu kadar geniş bir coğrafyadan (Fransa, Avusturya-Macaristan, Balkanlar) toplanması ve bölgede 20. yüzyıl boyunca yaşanan I. Dünya Savaşı, İmparatorlukların yıkılışı, sınır değişiklikleri ve zorunlu nüfus hareketleri gibi kaotik süreçler, hazinenin sahibini tespit etmeyi neredeyse imkansız hale getiriyor. En güçlü hipotez, değerli eşyaların savaş yıllarında bölgeden kaçmak zorunda kalan, hayatını kurtarmak için yola çıkan ancak tekrar dönüp almasını sağlayamayan bir aile veya birey tarafından "geçici" bir güvenlik tedbiri olarak ormana gizlenmiş olabileceği yönünde. Demir kutudaki sigara tabağı, pudra kutusu ve bilezikler gibi kişisel eşyalar, hazinenin bir erkeğe değil, muhtemelen bir kadına veya bir aileye ait olma ihtimalini güçlendiriyor. Mevcut belge ve kanıtlar yetersiz kaldığı için Doğu Bohemya Müzesi'nde koruma altına alınan hazine, sahipleri veya mirasçıları bulunana kadar (veya bulunamazsa devlet hazinesine geçene kadar) hem tarihin tanıklığı hem de çözülmeyi bekleyen bir suç dosyası gibi muhafaza edilecek.


Kaynak: Sözcü - Dünya
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle