Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanlarını Riyad'da acil bir toplantıya çağırdı. Üç ülke arasında Ağustos ayında imzalanan ve birbirlerine yönelik saldırılara karşılıklı yanıt vermeyi öngören "Mekke Anlaşması"nın askeri boyutunu tartışacak olan görüşme, son günlerde Yemen'deki İran destekli Houthi milislerinin Suudi sınır bölgelerine ve güney vilayetlerine yönelik balistik füze ile insansız hava araçlı saldırılarının şiddet kazandığı sırada gündeme geldi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, toplantının "ortak savunma anlaşması kapsamında Riyad'a destek sağlanmasını görüşmek üzere" düzenleneceği belirtildi. Kaynaklar, görüşmenin askeri koordinasyon, istihbarat paylaşımı ve olası karşılık işlemler üzerinde odaklanacağını aktarıyor.

Suudi Arabistan'dan Türkiye ve Pakistan'a acil genelkuray toplantısı çağrısı: Houthi saldırıları gündemde - Görsel 1
Suudi Arabistan'dan Türkiye ve Pakistan'a acil genelkuray toplantısı çağrısı: Houthi saldırıları gündemde - Haber Görseli 1

Türkiye'nin bu süreceteki tutumu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın geçtiğimiz haftalardaki açıklamalarıyla netleşmişti. Fidan, Mekke Anlaşması'nın NATO'nun 5. Maddesi'ne benzeyen kolektif savunma hükümleri içerdiğini hatırlatarak, "Askeri düzeyde her türlü desteği verme imkanına sahibiz" ifadelerini kullanmış ve anlaşmanın Houthi tehdidi karşısında tetiklenip tetiklenmeyeceği sorusuna kapıyı açık bırakmıştı.

Pakistan da anlaşma tarafı olarak askeri katkı saflarında yer alacak. Üç ülke genelkurmay başkanları toplantısının tarihi ve süreleri henüz resmi olarak açıklanmamakla birlikte, önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi bekleniyor.

Suudi Arabistan'dan Türkiye ve Pakistan'a acil genelkuray toplantısı çağrısı: Houthi saldırıları gündemde - Görsel 2
Suudi Arabistan'dan Türkiye ve Pakistan'a acil genelkuray toplantısı çağrısı: Houthi saldırıları gündemde - Haber Görseli 2

Gelişme, Ortadoğu'daki güvenlik mimarisinde Türkiye'nin askeri ve diplomatik rolünün genişlediğini, ayrıca Suudi-Pakistan-Türkiye üçlüsünün operasyonel bir işbirliğe evrildiğini gösteriyor. Bölgesel dengeleyici unsurlardan biri olarak değerlendirilen bu mekanizma, İran'ın vekil güçleri aracılığıyla sürdürdüğü asimetrik savaş stratejisine karşı kolektif bir müdafaa zırhı oluşturma potansiyeli taşıyor.


Kaynak: Sözcü - Gündem
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle