Tennessee'nin Nashville kentinde yer alan Riverbend Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde yerel saatle 20.00 sıralarında (Türkiye saatiyle 1 Ekim 03.00) başlatılan idam prosedürü, planladığı seyirden tamamen saparak bir krizle sonuçlandı. 1996 yılında 19 yaşındaki Colleen Slemmer'ın cinayetinde idama mahkûm edilen Christa Pike'a, eyalet protokolüne göre iki ayrı doz pentobarbital enjekte edildi.
Ancak Associated Press (AP) habercisinin aktardığı bilgilere ve Pike'ın hukuk ekibinin açıklamalarına göre, ikinci doz ilacın uygulanmasının ardından da mahkumun kalbi durmadı. Avukatlar, Pike'ın vücudundan "horultu" tanımladıkları seslerin çıktığını ve kalp atımlarının sürdüğünü bildirdi. Bu durum üzerine infaz ekibi, protokolde öngörülmeyen bir senaryo karşısında kalmış ve Pike cezaevi dışındaki bir sağlık kuruluşuna acil nakil edildi.
Protokoldeki boşluk ve resmi tepkiler
AP'nin edindiği bilgiler ışığında, Tennessee idam protokolü ilk doz sonrası hayatta kalma ihtimaline karşı ikinci bir ilaç seti öngörse de, ikinci doz sonrası mahkumun hayatta kalması halinde izlenecek bir prosedür içermiyormuş. Bu yasal boşluk, gece yaşanan kaosun temel nedenlerinden biri olarak görüldü.
Eyalet Valisi Bill Lee, yaşananları "tam bir karmaşa" olarak tanımlayan Slemmer'ın annesinin NBC News'a yaptığı açıklamalarının ardından, "tam olarak neler yaşandığını belirlemek üzere kapsamlı ve bağımsız bir inceleme" yapılması talimatını verdi.
Tennessee Ceza İnfaz Kurumu ise yapılan işlemlerin "Başsavcılık Ofisi tarafından onaylanan, eyaletin yasal ve yerleşik idam protokolünün her bir adımını izlediği" yönünde bir savunma yaptı. Kurum sözcüsü Dorinda Carter, kullanılan kimyasal maddenin daha önce "istikrarlı şekilde" beklenen sonucu verdiğini kaydetti ve "Protokol, bu akşam gerçekleştirilen işlemlerin ötesinde ek prosedürlere izin vermemektedir" ifadelerini kullandı.
Avukatlar: "Sistematik bir başarısızlık"
Pike'ın savcılığı ise durumu "Tennessee Eyaleti, yasalara uygun bir infazı gerçekleştirme konusunda bir kez daha başarısız oldu" diyerek özetledi. The Tennessean gazetesine yapılmış açıklamada hukuk ekibi, müvekkillerinin önceden dile getirdiği endişelerin gerçeklendiğini vurguladı: "Damar yolu bulmada zorluk, damarların patlaması, etkisini yitirmiş pentobarbital ve işler ters gittiğinde acil tıbbi müdahale imkanının bulunmaması; üstelik tüm bunlar gizlilik perdesi altında yürütüldü."
Avukatlar, başarısız idam sonrası infazın durdurulması ve tıbbi müdahalenin sağlanması talebiyle acil başvuruda bulunmuşlardı.
Beyin hasarı riski ve geçmiş örnekler
BBC'ye konusan ve Emory Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne bağlı Dr. Joel Zivot, Pike'a verilen pentobarbital miktarının vücutta apne (nefes durması) ve kalp-damar yetmezliği yaratacak düzeyde birikmediğini, ancak canlandırma girişiminin gecikmesi sonucu "beyin hasarı oluşması çok muhtemel" olduğunu belirtti.
Bu olay, Tennessee'de son dönemde yaşanan ilk başarısız idam denemesi değil. Mayıs ayında da üç kişiyi kaçırıp öldürmekten suçlu bulunan Tony Carruthers'ın idamı, görevlilerin ölümcül ilaç için uygun damar bulamaması nedeniyle ertelendiği bildirilmişti.
Kaynak: BBC Türkçe - Haberler
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!