İran Bankasının Türkiye Şubesinin Kaderi Belirledi: TMSF İflas İsteyecek

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) geçtiğimiz günlerde aldığı kararla faaliyet izni kaldırılan, 1982 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren İran merkezli Bank Mellat’ın İstanbul Türkiye Merkez Şubesi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetiminde tasfiye sürecine girdi. TMSF, sigortalı mevduatların ödenmesinin ardından banka hakkında doğrudan iflas talep edileceğini resmi olarak açıkladı.

TMSF ünlü bankanın iflasını istedi - Görsel 1
TMSF ünlü bankanın iflasını istedi - Haber Görseli 1

BDDK Kararıyla Yönetim TMSF’ye Geçti

Bankacılık sektörünü sarsan gelişme, BDDK’nın 18 Eylül 2026 tarihli ve 11572 sayılı Kararı ile başlıyor. Kurul, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 71. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde hareket ederek, İran tahran Merkezli Bank Mellat’ın İstanbul Türkiye Merkez Şubesi’nin faaliyet iznini kaldırma kararı aldı. İlgili karar, 19 Eylül 2026 tarihli ve 33375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazandırdı. Bu kararın en somut sonucu, bankanın yönetim ve denetim yetkilerinin kanunen TMSF’ye intikal etmesi oldu. Böylece yaklaşık 44 yıldır Türk bankacılık sisteminde yer alan kurum, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında TMSF tarafından yürütülecek tasfiye sürecine resmen sokuldu.

TMSF ünlü bankanın iflasını istedi - Görsel 2
TMSF ünlü bankanın iflasını istedi - Haber Görseli 2

Süreç İki Farklı Senaryoya Göre İşleyecek

TMSF’nin yaptığı açıklamaya göre, önümüzdeki süreç bankanın finansal durumuna ve mahkeme kararina göre iki farklı yolda işleyecek. Fon yetkilileri, Bankacılık Kanunu hükümleri gereğince ilk aşamada Bank Mellat nezdindeki sigortaya tabi mevduatların ödenmesine odaklanacağını belirtti. Bu ödeme süreci tamamlandığında, TMSF banka hakkında ilgili mahkemeden doğrudan iflas talep edecek. Eğer mahkeme iflasa karar verirse süreç "iflas tasfiyesi" olarak, eğer iflas kararı verilmezse ise 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlerin infisah ve tasfiyesine ilişkin hükümlerine tabi olmaksızın "iradi tasfiye" olarak TMSF yönetiminde sürdürülecek.

Mevduat Sahipleri İçin Süreç Nasıl İşleyecek?

Gelişmenin en kritik boyutu, bankada sigortaya tabi mevduatı bulunan bireysel ve kurumsal müşterileri doğrudan ilgilendiriyor. TMSF’nin roadmap’ine göre, tasfiye sürecinin başlangıç noktası sigortalı mevduatların ödemesi. Bu bağlamda, 100 bin TL limite kadar (veya kanunda öngörülen güncel sigorta limiti çerçevesinde) mevduatı bulunan müşterilerin hakları TMSF güvencesi altına alınıyor. Fon, bu ödemeleri gerçekleştirdikten sonra yasal prosedür gereği mahkemeye iflas davası açacak. Bu durum, mevduat sahipleri için ilk etapta paralarının güvende olduğunu, ancak bankanın yasal varlığının sona erdirilmesi yönünde sürecin işlediğini gösteriyor.

44 Yıllık Sürecin Sonu: Neden Şimdi?

Bank Mellat, 1982 yılında Türkiye’ye giriş yaparak lång yıllar faaliyet göstermiş olsa da, BDDK’nın bu radikal kararı (faaliyet izninin kaldırılması) bankanın yeterli sermaye yapısını koruyamadığı, mevzuata uygunluk sağlayamadığı veya risk yönetimi açısından sistem için tehdit oluşturduğu yönünde bir değerlendirmenin sonucu olarak yorumlanıyor. Bankacılık Kanunu’nun 71. maddesi, bankaların faaliyet izinlerinin kaldırılabileceği halleri net bir şekilde sıralıyor; TMSF’nin devreye girmesi ve tasfiye/iflas mekanizmasının tetiklenmesi, bankacılık sisteminin istikrarını koruma amacıyla öngörülmüş en son ve en sert müdahale aracıdır. Bu gelişme, yabancı sermayeli banka şubelerinin Türkiye’deki operasyonel risklerinin ve denetim sürecinin nasıl yönetildiğini de bir kez daha gözler önüne seriyor.


Kaynak: Sözcü - Gündem
Orijinal Haber: Orijinal haberi görüntüle